"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Provokasyon değil Müslüman ortaçağı

MÜSLÜMANLARIN hiçbir zihniyet, bağnazlık, şiddet ve kadın eşitsizliği gibi sorunları yok!

El Kaide, IŞİD, Taliban, Boko Haram gibi katliam makineleri Müslümanların değil!
Bunlar hep Batı’nın, Amerika’nın, Siyonizmin “provokasyonları”!
En fazla, “birileri” Müslümanları kullanarak İslam’a karşı düşmanlık yaratmak için “algı operasyonaları” yapıyorlar!
İspat mı istiyorsunuz, işte “İslamofobi” gittikçe yayılıyor!

TEMELDEKİ SEBEPLER

İkinci Dünya Savaşı Almanya’ya felaket getirdi; öyleyse Hitler gizli bir Alman düşmanıydı! Bu, sonuca bakarak sebep uydurmaktır!
İslam dünyasında akan oluk oluk kanların ve 11 Eylül gibi, Paris katliamı gibi vahşi eylemlerin sebebi, Müslümanların önemli bir bölümünün hâlâ “ortaçağı” yaşıyor olmasıdır!
İşte, yaptıkları her hareketin “fetva”sını ortaçağda yazılmış bir fıkıh kitabında buluyorlar ve bunu din sanıyorlar.

KINAMAK YETMEZ

Vahşi eylemleri mutlaka gür sesle kınamak lazım. Başbakan Davutoğlu’nun Paris’teki yürüyüşe katılmasını alkışlıyorum.
Fakat kınamak yetmez! Teşhisi de koymak gerekir. Bu da herkesten çok Prof. Ahmet Davutoğlu’na düşer.
Sadece mevkisinden değil, akademik liyakatinden dolayı!
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül defalarca teşhisi koymuş ve uyarmıştı.
On iki sene önce Tahran’daki İslam Konferansı’nda Dışişleri Bakanı Gül, şöyle seslenmişti:
“İslam dünyasının artık çağdaş normları benimsemesinin zamanı geldi... Manevi değerlerimizden güç alırken bizi yönlendiren akılcılık olmalı...” (29 Mayıs 2003)
Koas ve çatışma arttıkça, ortaçağ tarihinde neler varsa hepsi öfkeyle hortladı: Kanlı mezhep çatışmaları, kafa kesmeler, cariyeler!
11. Cumhurbaşkanı Gül, 16 Ağustos 2012’de Mekke’de İslam İşbirliği Teşkilatı’nda ve 4 Ağustos 2013’te İstanbul Forumu’nda “Avrupa’nın ortaçağda yaşadığını İslam dünyası şimdi yaşıyor” diyerek doğru teşhisi koydu, uyardı.
Geçen cuma günü namaz çıkışında da “Afganistan Akdeniz’in kıyısına geldi!” diyerek vahametin boyutlarını belirtti.

DİPTEKİ ORTAÇAĞ

TBMM Başkanı Cemil Çiçek soruyor:
“Dünyanın dört bir tarafından toplanıyor, X ülkesinden çıkıyor, ölüme gidebiliyor. Bu yapı bir gecede oluşabilir mi? Bir ayda böyle bir organizasyon yapılabilir mi? Bu işin arkasında ne var? Bunu herkesin sorması lazım.”
Evet, temel soru budur. Hiçbir“dış güç” bunu yapamaz. Sebep, “ortaçağ” kültürünün iliklere işlemiş olmasıdır.
Sömürgecilik geçmişi, Filistin’de İsrail zulmü, işgaller, aşağılamalar... Bunların yol açtığı haklı tepki duyguları, maalesef diplerdeki ortaçağı su üstüne çıkarıyor, kan gövdeyi götürüyor. Sömürgecilik falan Uzakdoğu’da da yaşanmıştı. Ama onlar bilimde, ekonomide, hatta teknolojide harikalar yaratarak karşılık veriyorlar. İslam dünyasında dipteki ortaçağ güçlü olunca, karşılık olarak Talibanlar, El Kaideler, IŞİD’ler, Boko Haramlar fışkırıyor!

ÇÖZÜM NEREDE?

Dindar yazarlar, İskender Pala “Yirmi yaşında olsaydım İslam’a sıcak bakmazdım” diyor. Hidayet Şefkati Tuksal “birçok Müslüman’ın onlar Müslüman’sa biz Müslüman değiliz diye düşündüğünü” söylüyor....
Batı’da İslamofobi’nin yayılmasında şaşılacak bir taraf var mı!
İslam’ın asıl düşmanı cehalet ve bağnazlıktır, ortaçağdır!
Vahşete “provokasyon” demek, cinneti daha da körükler.
“Bu çağda ortaçağ!” diye bakarsanız hem doğru teşhis koyarsınız hem çözümü “ortaçağ”dan çıkmada ararsınız.
Gül’ün dediği gibi, “Manevi değerlerimizden güç alırken, bizi yönlendiren akılcılık olmalı...”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI