"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Kurallar kurumlar

YÜCE Divan oylaması bugün yapılıyor. Genel tahmin, iktidarın oylarıyla ret kararının verileceğidir.

Gerekçe olarak bazı iktidar sözcüleri Anayasa Mahkemesi’ne güvenmediklerini açıkladılar.
Halbuki Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde Anayasa Mahkemesi’yle iftihar ettiğini söylemişti:
“Ülkem adına iftiharla ifade etmeliyim ki, şu anda özgürlükleri daraltan, siyasete sınır çizen, birey karşısında devleti koruyan bir Anayasa Mahkemesi değil, özgürlükleri, demokrasiyi, milli egemenliği güçlü şekilde muhafaza eden bir Anayasa Mahkemesi var.” (25 Nisan 2013)
Bu çok doğru sözlerin altını ben de aynen imzalarım. Türkiye’de evrensel hukuku uygulayan, milletçe iftihar edebileceğimiz bir Anayasa Mahkemesi var.

AYM’YE GÜVENİLİR Mİ?

Haşim Kılıç mı? Her devirde evrensel hukuku savunduğunu, kararlarında ve karşı oy yazılarında gördüğümüz Kılıç, martta emekli oluyor. Yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan Sayıştay’dan bir üyeyi atayacak; Erdoğan’ın atadığı üye sayısı ikiye çıkacak o zaman.
AYM’nin 17 üyesinden 13’ü bu iktidar zamanında atanmıştı, Erdoğan’ın martta yapacağı atama ile bu sayı 14’e çıkacak.
AYM’nin 17 üyesinin tamamı yüksek mesleki liyakate sahip insanlardır. Bunu görmek için karar ve karşı oy yazılarındaki kaliteye, yaptıkları referansların akademik değerine bir göz atmak yeterlidir.
Böyle bir AYM’ye güvenmemek için ciddi sebepler yoktur, sanırım iktidar mahkemeye değil, dosyaya güvenmediği için ret oyu verecek.


DOKUNULMAZLIK SORUNU


Ret oyu verecek olanların ikinci gerekçesi adli yargının takipsizlik kararı vermiş olması. Bu kararın nasıl verildiği biliniyor. Fakat Yüce Divan’ı bağlamaz. Hatta Yüce Divan sıfatıyla AYM, soruşturmayı genişletme yetkisine bile sahiptir.
Söz konusu bakanlar elbette peşinen suçlu ilan edilemez; belki Yüce Divan’da da aklanacaklardı.
Fakat ret oyları buna imkân vermeyecek. TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in haklı olarak uyardığı gibi, “tartışmalar sürüp gidecektir”.
Halbuki hukuk devletinde yargılama usulleri böyle durumları çözüme bağlamak için vardır. Kişiler, kurumlar, kanunlar yıpranmasın, şüpheler altında çürümesin ve ülke adaletle yönetilsin diye...
AK Parti’nin kendisi de 2001 tarihli parti programında, milletvekillerinin “sadece Meclis çalışmaları için dokunulmazlığa sahip olacağını” vaat etmişti.
Ya şimdi?... İktidar bugün bu yönde anayasa değişikliği için Meclis’e önerge verir mi?!

SİSTEM ARAYAN ÜLKE!

Hukuk devletinde yolsuzlukla mücadele için de hukuki güvenlik için de gerekli kurallar ve kurumlar vardır. Bütün mesele, uygulamada kuralları ve kurumları düzgün işleyen bir devlet olabilmektir. Büyük Cevdet Paşa’nın bana heyecan veren ifadesiyle “devlet-i muntazama”!
Hukuk geleneğimiz yüz yılları bulur. Yargıtay, Danıştay, Sayıştay yüz elli yıllık kurumlarımızdır.
Fakat hâlâ yargının, Merkez Bankası’nın, düzenleme ve denetleme kurumlarının kendi kurallarıyla çalışmasını içimize sindiremiyoruz.
Merkez Bankası’nın böyle itilip kakıldığı hangi ülke var?
Çin bile “yargı bağımsızlığı” reformunu uyguluyor, ekonomi mutlaka hukuki güvenlik gerektirdiği için.
Biz ise yargıyı itip kaktığımız gibi, kültürü ve gelenekleri oturmuş olan parlamenter sistemi eğip büküyoruz, “sistem arayan ülke” görüntüsü veriyoruz dünyaya!
Elbette bazılarımız siyasetin hukuktan üstün olduğunu söyleyebilir, yazabilir. Fakat unutulmasın ki, hukuk siyaseten üstün tutulmazsa, kurallar ve kurumlar düzgün çalışamazsa o ülke huzurlu olmaz, yolsuzluk tartışmaları bitmez, devlet kolay yönetilemez.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI