"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

HSYK seçimleri

YARGITAY Büyük Genel Kurulu HSYK için üç asil ve üç yedek üye seçti.

HSYK seçimlerini etkilemek için Adalet Bakanlığı ve hükümet yanlısı bazı gazeteler günlerden beri kampanya yürütüyordu.
Yargıtay’daki Daire Başkanlıkları seçiminde de bazı Yargıtay üyeleri Adalet Bakanlığı’na çağırılıp ne yönde oy kullanmaları gerektiği konusunda “tavsiyeler”e muhatap olmuşlardı!
Hatta kendilerine “kanunu değiştirip Yargıtay’a 100 yeni üye daha atamak” gibi uyarılar bile yapılmıştı.
HSYK’yı yürütme erkinin tercih ettiği üyelerle doldurmak için yapılan faaliyet bu kadarcık değil.
Bakan, müsteşar, müsteşar yardımcıları, Adalet Bakanlığı’nın yüksek bürokratları bir süredir illeri dolaşarak hükümetçe desteklenen “Yargıda Birlik Platformu” (YBP) lehine oy kullanılmasını istiyorlar.


‘YÜRÜTMEYLE UYUMLU’


Hâkim ve savcılarla yapılan bu toplantılara, yerine göre, müsteşar, müsteşar yardımcıları, hâkim ve savcılar hakkında gerektiğinde soruşturma yapacak başmüfettişler ve müfettişler katılıyor! “Seçilirsek yürütmeyle uyumlu çalışacağız” diye beyanat veriyorlar.
YBP gerçekten “yürütmeyle uyumlu” bir kadroya da sahip: Adalet Bakanlığı tarafından atanan HSYK Başmüfettişi, HSYK Genel Sekreteri, Genel Sekreter Yardımcısı, Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Hukuk İşleri Genel Müdür Yardımcısı...
Hükümeti destekleyen medyada da YBP sözcülerinin çarşaf çarşaf açıklamaları çıkıyor, üstelik siyasi sloganlarla...
Hâkim ve savcılara maaş zamları, sicil afları, yurtdışı eğitim gibi vaatlerde bulunuyorlar. Hükümet de hemen tarihi belirsiz bir maaş zammını ilan ediyor.


HUKUKÇUNUN ONURU


Hoşlanılmayan hâkim ve savcılar “kripto haşhaşi, paralel” diye damgalanıyor... Amaca uygun siyasi demeçler veren yargı mensupları ise baş tacı!
Kanunun aradığı şekilde gerekçeli karar yazarak, delilleri değerlendirerek “tutuklamanın kaldırılmasına” karar veren ağır ceza mahkemesi üyeleri “haşhaşi” diye hücuma uğruyor.
Böyle damgalanan bir hâkim veya savcının zedelenen onurunu düşünün!
Fakat Adalet Bakanlığı, hâkim ve savcılar hakkında böyle uluorta suçlamalar yapılmaması, elde bilgi ve belge varsa yetkililere iletilmesi konusunda tek satırlık açıklama yapmıyor. Bakanlığın bir görevi da hâkim ve savcıların onurunu korumak değil mi?
Yargı camiası, HSYK’ya kendi yönetmeliğini çiğnettirerek yaptırtılan hâkim ve savcı atamalarını da görüyor tabii.
Bu baskı havası ve bunaltıcı kampanya yargı camiasında tepki çekiyor. Yargıtay’da yapılan Daire Başkanlıkları ve HSYK seçimleri böyle bir sonuçtur.


MAHKEME KAPISI


En ağır kararları verebilecek olan yargı mensupları çocuk mudur ki, onlara veli veya vasî tavrıyla “şöyle yapma, böyle yap!” denilebilsin!
Yargıda olup da cemaatin emriyle karar veren hâkim veya savcı da, hükümetin gözüne girmek için davranan hâkim ve savcı da adaleti katletmektedir! İdeolojik düşüncelerle davranan hâkim ve savcı da adaleti katletmektedir!
İnsanoğlunun ezeli ve ebedi ideali olan adaleti, düştüğü yerden kaldırıp yükseltecek olanlar, çok büyük çoğunluğu oluşturan namuslu ve gerçek hukukçu hâkim ve savcılardır.
Dilerim 12 Ekim’deki HSYK seçimlerinde bütün hizipler liste olarak kaybetsin, ortaya çoğulcu, bu sebeple bağımsız ve tarafsız bir HSYK çıksın. Yargı ancak o zaman hakkın, adaletin karargâhı olur.
Yargıtay’ın en saygın başkanlarından Merhum Recai Seçkin’in elli yıl önceki şu sözleri, onun bütün hukukçulara vasiyetidir:
“Son kapı olan mahkeme kapısı gayet sağlam bir kapı olmalıdır ki, haksızlık oradan içeri sızmasın!”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI