"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Hanefi Avcı kararı

HANEFİ Avcı dosyası, Türkiye’deki adalet tartışmaları bakımından son derece önemlidir.

Avcı, hiçbir suç şüphesi olmadığı halde sırf “Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitabıyla cemaati eleştirdiği için mi tutuklanarak yargılandı... Ve mahkûmiyet kararı Yargıtay’da bu yüzden mi onaylandı?
Dün Yargıtay’ın onama kararını teknik gözle okudum. Özetle:
İddiaya göre Hanefi Avcı, illegal bir sol örgüt üyesi olan Nejdet Kılıç’ı polis seni izliyor diyerek uyarıyor; bu şekilde onu “soruşturmadan kurtarmak için” ona yardım ediyor... Ayrıntılara girmiyorum, mahkeme ve Yargıtay bunu ispatlanmış kabul ederek sağcı Hanefi Avcı’yı illegal sol örgüte yardım suçundan mahkûm ediyor. Kararı okursanız inandırıcı görünüyor. Fakat...


SAVUNMA NE DİYOR?


Avcı’nın avukatının gazetecilere gönderdiği uzun temyiz dilekçesini de okudum. Avcı, Nejdet Kılıç’la ilişkisini inkâr etmiyor fakat dilekçede diyor ki:
“Nejdet Kılıç’ın terör örgütü faaliyeti denilecek hiçbir davranışı, eylemi yoktur. Legal bir partinin dahi üyesi değildir. Ev aramasında hiçbir suç unsuru bulunmamıştır. Hakkında gizli takip ve izlemede de suç unsuru bulunmamıştır...”
Avcı, söz konusu örgüt yöneticilerinin dinlenen telefon konuşmalarında da Nejdet Kılıç’ın örgütle ilişkisinin olmadığının kanıtlandığını söylüyor.
Bu tabloda benim görüşüm: Avcı, illegal ilişkisi olmadığına inandığı Nejdet Kılıç’ı korumuş olabilir, böyle bir durumda dahi “yasadışı örgüte yardım” suçu oluşmaz. Çünkü hem Avcı’nın sağ eğilimli kişiliği ve uzun yıllar sol terörle mücadelesi hem Nejdet Kılıç’ın suçsuzluğuna inanıyor olması bakımından “kasıt” unsuru teşekkül etmez, örgüte yardım suçu da oluşmaz.


KALAŞNİKOF MESELESİ


Avcı’nın evinde yapılan aramada silahlar bulunmuş. Bunlar Emniyet Müdürü olmasından kaynaklanıyor. Bu sebeple mahkeme kasıt unsuru görmediği için Avcı hakkında beraat kararı veriyor. Fakat bir de Kalaşnikof var. Bulundurma ruhsatının geçerli olacağı OHAL bölgesinin dışına çıkarıldığı gibi süresi de yıllar önce dolmuş. İade etmesi için 1994 yılında yazı yazılmış, buna rağmen Kalaşnikof’u iade etmemiş.
Avcı’ya bu yüzden de mahkûmiyet verilmiş.
Fakat Hanefi Avcı’nın temyiz dilekçesinde Yargıtay’ın daha önceki kararlarından örnekler var. Bu kararlara göre, böyle durumlarda, eski emniyet görevlileri hakkında “ruhsatsız silah bulundurma” değil, çok daha hafif olan “idari kurallara uymama” yaptırımının uygulanması gerekir.
Belli ki Yargıtay o kararlarında terörle mücadele şartlarını dikkate almış... Eski ruhsatlarda numarası belli olan silah bir suçta kullanılırsa kolayca tespit edilecektir...
Yargıtay’ın bu emsal kararları karşısında, Avcı’ya ruhsatsız Kalaşnikof suçundan mahkûmiyet vermek bana isabetli görünmüyor.


NE YAPILABİLİR?


Balyoz ve Ergenekon davalarında savunduğum “usul”ü bu konuda da savunuyorum: Avcı hakkında kesinleşen mahkûmiyetin bozulması için Yargıtay Başsavcısı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na başvurabilir.(CMK madde 310)
Hatta başvurmalıdır.
Avcı’nın kendisi ve birçok kimse “kumpas”a inanıyor.
HSYK Yargıtay’a cemaat karşıtı çok sayıda yeni hâkimler atadı.
Avcı hakkındaki karar adli hata ise de, “kumpas” ise de... Kararı veren ve onayan hâkimlerin inandığı gibi isabetli ise de... Mutlaka “yeni Yargıtay”ın denetiminden geçmelidir.
AYM ve AİHM yolları da var fakat uzun...
Biliyorum, Yargıtay Başsavcısı’nın bu yola gitmesi hukukta fevkalade istisnaidir ama toplumda adalete güveni “restore” etmek
bakımından zorunluluk olduğu da açıktır.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI