"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Cinnet dönemi

HÜRRİYET gazetesine barbarların organize saldırısı, terör sebebiyle ülke genelinde yükselen tansiyon olayları...
Akıl, itidal ve sağduyuya ekmek-su gibi ihtiyacımız olduğu bir sırada toplumu kutuplaştırmaya, gerilimi tırmandırmaya, nefret duygularını körüklemeye devam edenler ve kan damlayan kalemler.
Böyle bir cinnet döneminde Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş cesurca akıl ve sağduyuyu seslendirdi, Hürriyet’e yapılan saldırı hakkında şunları söyledi:
“Bu saldırıyı kınadığımızı en yüksek ortamda ifade etmek istiyorum... Son günlerde bazı basın organlarına yapılan son derece çirkin saldırıların varlığı hepimizi rahatsız ediyor. Hükümet olarak bu olayların arkasındaki güçleri de gerçekten kınadığımızı ifade ediyoruz...”
Dün bazı gözaltılar oldu, bakalım soruşturma süreci nasıl cereyan edecek.

‘AMENTÜ ŞERHİ’

Şimdi, Sayın Kurtulmuş’un tam bir siyasi ahlak ve devlet adamı olgunluğuyla yaptığı bu açıklama karşısında birileri utandı mı acaba?! Eli kalemli Yakup Cemil’ler tetikçi robotlardır, onlardan utanma gibi insani hasletler beklenmez. Benim, utandılar mı dediğim bu saldırıyı Twitter hesabından alkışlayanlar ve tepkileri beklenirken suskun kalanlardır.
Şunu da belirtmek isterim: “Numan Kurtulmuş” adını ilk defa lise sıralarında duymuştum. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un dedesi merhum Numan Kurtulmuş’un yazdığı “Amentü Şerhi” kitabını, merhum babam oku diye bana vermiş, okumuştum.
Hâlâ saklarım kitaplığımda.
Öyle bir dedeye böyle bir torun yakışırdı, Sayın Kurtulmuş’u kutluyorum.

DÜNDEN BUGÜNE

Aşağıda 26 Mart 1963 tarihli Milliyet gazetesinin manşetini görüyorsunuz.



Cinnet dönemi


Yassıada düzmece mahkemesinde idama mahkûm edilen Celal Bayar tahliye edilmişti. “27 Mayıs devrimcisi” gençler bunu protesto ederken Ankara’da Adalet Partisi binasını, İstanbul’da merkez sağ Yeni İstanbul gazetesinin binasını tahrip etmişlerdi.
Elbette solcu Tan gazetesinin Tek Parti gençleri tarafından 4 Aralık 1945’te tahrip edilmesini de unutmamak lazım.
Ve bugün muhafazakâr iktidar yanlısı bazı kimselerin Hürriyet’e saldırısı!
“Güç” kimde olursa benzer davranışlara yol açıyor demek ki!

‘GÜÇ BOZAR’

19. asırda Lord Acton’un söylediği ve demokrasi öncesi bütün tarihin doğruladığı adeta tabiat kanunu:
“Güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar!”
Güç bozulmasına kapılmamış AK Partililer bu bozulmayı “kuruluş ilkelerimize dönelim, fabrika ayarlarına dönelim” gibi sözlerle ifade ediyorlar.
Başbakan Davutoğlu da söyledi bunu.
İktidar partisinde izan ve vicdanını kaybetmemiş olanlar bu bozulmanın önüne geçemezlerse kendilerine ve Türkiye’ye yazık olacak.
İktidar partisi 2011’den itibaren girdiği bu yanlış yolda mı devam edecek? Yoksa “kuruluş ilkeleri”ne mi yönelecek? Cumartesi günkü kongresinde bunun bazı işaretlerini görebileceğiz.
Gerilim ve krizlerle dolu demokrasi tarihimiz hepimize şunu göstermiş olmalı: Tek elde toplanan, dengelenmeyen, denetlenmeyen güç, bir noktadan itibaren kendisini de ülkeyi de sıkıntıya sokuyor.

HDP’YE SALDIRILAR

Terörü protesto ediyorum diye terör yapmak, sağa sola saldırmak kadar akıldışı bir davranış olamaz. HDP binalarına yapılan saldırılar tam da KCK’nın oyununa gelmektir.
Çözüm sürecini KCK’nın bozduğu, hatta sabote ettiği bir gerçektir. Bunun aksini söylemek ancak ya KCK’nın karar ve eylemleri hakkında hiçbir araştırma yapmamış olmakla ya da siyasi körlükle mümkündür.
KCK’nın, çözüm süreci devam ederken aldığı kararlarda bile “serhildan, devrimci halk savaşı” gibi stratejiler vardır. Kuzey Suriye’yi etnik “Rojava”ya dönüştüren stratejiler...
Açıkça “İçsavaştayız!” diyerek adını koydular zaten.
HDP’ye ve Kürt vatandaşlarımıza saldırmak, buna hizmet eder.
Unutmayalım; o kadar iç içe geçmişiz ki, ayrışmak bir kolun kopması olmaz, gövdenin yarılması gibi facia olur herkes için.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI