"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Cami yakmak

CAMİ ve okul yakma kadar vahim olan husus, Figen Yüksekdağ’ın şu sözleridir:

Diyarbakır Sur’daki Kurşunlu Camisi havadan bombalandı. Sur’daki gençlerin uçağı, helikopteri mi var?!” Yüksekdağ, herkesten iyi bilir ki “Sur’daki gençler”in silahları, bombaları var! Camideki yangın da kubbeyi delip giren bir uçak veya helikopter atışıyla değil, yerden atılan patlayıcı ile çıktı!

 

İşte, helikopterden çekilen videoda görüldüğü gibi caminin kubbelerinde hiçbir bomba tahribatı yok.


Camideki yangını söndürmek ve sebebini araştırmak için gelen itfaiye ve güvenlik güçlerini de ateş açarak engelleyen PKK’dır.


Merhum Tahir Elçi’nin katledilmesinden sonra delil tespitine gelen yargı görevlilerine ateş açarak delillerin tespitini de PKK engellemişti.

 

 

ANGAJE POLİTİKACI

 


Stalin zamanında Fransız parlamentosunda beyni de vicdanı da Stalinizme “angaje” olmuş komünist milletvekilleri vardı. Maalesef Sayın Yüksekdağ’ın KCK totalitarizmine bağlılığı da böyle.


Selahattin Demirtaş’ın PKK terörünü prensipte olmasa bile belirli olaylar olduğunda eleştiren sözleri var. Cami yakma olayında da konuşmadı; muhtemelen olayı araştırıyordur.


Fakat Yüksekdağ, hiçbir zaman PKK’ya toz kondurmadığı gibi, cami yakma olayında da peşinen suçu devlete yıktı, PKK’yı aklamaya çalıştı.


Hangi PKK cinayetini eleştirdi ki?...


Çocukların, öğretmenlerin, öğrencilerin, sağlık görevlilerinin, özgürlükçü Kürt aydınlarının öldürülmesini mi? Okulların, iş makinelerinin, toplu taşım araçlarının yakılmasını mı?


En azından, “Cami yakmayı kınıyoruz, failleri bulunsun” gibi mesafeli bir dille konuşamaz mıydı? Hayır, bunu bile yapmadı.

 


‘KURŞUNLU CAMİ’

 


Yakılan cami hakkında bilgi edinmek için dün Diyarbakırlı merhum Şevket Beysanoğlu’nun “Anıtları ve Kitabeleri ile Diyarbakır Tarihi”ne baktım.


Fatihpaşa Mahallesi’nde bulunan cami, 1515-1520 yılları arasında Diyarbakır Beylerbeyi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış.


Diyarbakır’ı Safevi işgalinden kurtardığı için “Fatih Paşa” deniliyor.


Beysanoğlu, bu caminin Diyarbakır’ın mimari tarihinde bir dönüm noktası olduğunu yazıyor. “Mihrabı ve minberi fevkalade nefis bir sanat eseridir, detaylarda Selçuklu tarzı görülür” diyor.


Yangında korkarım bu muhteşem tarih ve sanat mirası mahvoldu!


Caminin sekiz sütun ve 7 kubbeden oluşan son cemaat mahalli, en önemli özelliklerinden biridir. Kubbelerinin Osmanlı usulü kurşunlu olmasından “Kurşunlu Cami” denilmiş.


“Fatihpaşa Camisi” de deniliyor.


Fatih Paşa, caminin tamamlanmasından bir yıl sonra ölmüş, mezarı ve halen dikili bulunan mezartaşı caminin bahçesindedir.


Yerine atanan Hüsrev Paşa’nın yaptırdığı kervansaraya “Deliller Hanı” deniliyor. Bugün de Diyarbakır’da mutlaka gidilmesi, Diyarbakır lezzetlerinin tadılması gereken muhteşem bir mekândır.

 


SİLAHSIZ ÇÖZÜM

 


Çözüm süreci denilen dönemde PKK’nın sansasyonel olmayan hareketlerine devletin müdahale etmediğini, fakat PKK’nın “çözüm sürecine ihanet ederek bu dönemi silah stoklama olarak değerlendirdiğini” Cumhurbaşkanı Erdoğan söylemişti. (7 Eylül 2015)


Bir hayli silah stoklamışlar anlaşılan.


25 Temmuz’da başlayan operasyonlar hâlâ devam ediyor, ekim ayından itibaren bazı ilçe ve mahallelerde sokağa çıkma yasağı uygulanarak operasyonlar yapılıyor.


KCK’nın nasıl silahlı bir “şehir örgütlenmesi” yaptığı belli.


Hiçbir devlet buna göz yumamaz.


Çözüm, demokrasinin silahsız yöntemleriyle olabilir ancak.

 

Elbette Batı’daki özgürlükler eksiksiz olarak bizde de olmalı; fakat Batı’da silahlı örgütlere müsamaha yoktur, bu da unutulmamalı.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI