"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Bilimde İran Türkiye’yi geçti

EVET, uluslararası bilimsel yayın indekslerinde İran 2001 yılında Türkiye’yi geçti!

Halbuki devrimin yarattığı kargaşa, baskı ve aşırı politizasyon yüzünden İran’da bilim hayatı mahvolmuştu. Toparlandılar, 2001 yılında bizi geçtiler.
Önce, SJR sitesinde, “citable document” denilen bilimsel makale, eleştiri ve konferans metinlerini yansıtan grafiği görelim:

Bilimde İran Türkiye’yi geçti

İran’ın nasıl yükseldiği açıkça görülüyor. Uzun boylu yoruma ihtiyaç yok.

DÖNÜM NOKTASI 2011

Toplam sayılarda hâlâ öndeyiz, geçmiş yıllardaki farkımız sayesinde... 1996-2012 toplamında Türkiye 291.814, İran 197.571...
Fakat 2011 yılında Türkiye’nin “citable document” sayısı 31.681’de kalırken İran’ınki 37.310’a ulaştı.
2012’de fark biraz daha açıldı: Türkiye 31.323, İran 37.384!
Dünkü yazım üzerine Prof. Celal Şengör, gönderdiği mektupta şöyle diyor:
“İran’da gerek jeoloji servisinin, gerekse de petrol şirketinin yaptığı jeoloji, Türkiye’de MTA’nın ve TPAO’nun yaptığı jeolojiden her zaman daha kaliteli olmuştur. Bunun nedeni İranlılar bu iki kuruma ülkenin ihtiyaçları açısından, biz ise politik açıdan bakmışızdır her zaman. Çok yakınlarda MTA’da benim yönlendirmem ile işe başlayan iki öğrencim, daha iki sene olmadan pes ettiler, ayrılmayı düşünüyorlar. Nedeni ise çevrelerindeki kalitesiz personelden çektikleri. Genel Müdür Mehmet Üzer kendilerini kollamaya çalıştığı halde bunlar oluyor. Mehmet Bey bu sene sonunda emekli oluyor. Ondan sonra MTA’nın başına gelecekleri düşünmek bile istemiyorum.”

MATEMATİKTE BİLE

Türkiye bazı bilim dallarında hâlâ büyük farkla İran’ın önündedir: 2012 yılında tıpta Türkiye’nin bilimsel yayın sayısı 12.710, İran için bu sayı 7.711’dir. Ekonomi, işletme gibi dallarda da Türkiye açık ara önde.
Fakat sıkı durun: 2012 yılında matematikte Türkiye 1.557, İran 2.356’dır! Bilgisayar bilimlerinde Türkiye 1.354, İran 2.354’tür! İran’ın daha büyük farklarla önde olduğu petrolle ilgili dalları saymıyorum.
Fakat İran, militan siyaset yüzünden dünya ekonomisine yeterince entegre olamadığı için, bu bilimsel birikiminin ekonomik karşılığını gerçekleştiremiyor. Petrolünü tam işleyemiyor mesela.
İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Ruhani, bu durumu aşmak için “itidal” sloganıyla iktidara geldi!

Her ülke için “itidal” her alanda doğrudur.

BİLİM NASIL GELİŞİR?

İşte Ortadoğu sürünüyor ama İran bilimde başarılı hale geliyor. Dindarlığın bilime engel olduğu şeklindeki eski pozitivist hurafeyi bırakmak lazım.
Belirleyici etken, politikadır. Politikanın bilime kaynak ayırmasıdır, araştırma enstitülerini desteklemesidir. Üniversitenin özerk olmasıdır, bilimsel kurumların istikrarlı, programlı ve siyasi müdahalelerden bağımsız olmasıdır. Bilim kurumlarının iktidar lehine veya aleyhine aşırı politize olmaması, bilimi siyasetten üstün tutmasıdır. Bilim-sanayi ilişkilerinin gelişmesidir...
Ve çok önemli bir faktör daha; evrensel bilginin ülkemize getirilmesi! Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 29 Eylül 2010 konuşmasında şu gerçeğe dikkat çekmişti:
“Amerika’da okuyan Çinli araştırmacıların yaptığı doktora ve patentler, birkaç ay içinde Çin ekonomisinde devreye giriyor. Türkiye için bu süre üç-dört yılı buluyor! Bunu hızlandıracak bir sistem kurmalıyız...”
Görüyor musunuz, bilim meselesi basit formüllere indirgenemeyecek kadar karmaşıktır. Ve görüyor musunuz, çağımızda neleri konuşmamız gerekirken politik öfke bize neleri unutturuyor!

BİLİM VE YANILGI

Bu vesile ile “Bilim ve Yanılgı” adlı kitabımın genişletilmiş dördüncü baskısının Doğan Kitap’tan çıktığını okurlarıma duyurmak istiyorum. İslam’da bilimler neden 13. yüzyıla kadar gelişti, sonra duraklayıp geriledi? Bilim devrimi neden Avrupa’da ortaya çıktı? Türkiye’de bilim serüveni, bilim politikaları ve üniversiteler. Kitabın içeriği bu konular.

Bilimde İran Türkiye’yi geçti

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI