"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Aysel Tuğluk’un annesine saygı

MERHUME Hatun Tuğluk’a Allah’tan rahmet dileyerek, Tuğluk ailesinin acısını paylaşarak başlıyorum yazıma.

Çanakkale’de kimlerin yan yana yattığını anlatarak “milli birlik ve beraberlik” demiyor muyuz?

Merhume Hatun Hanım Ankara’ya defnedilmesini vasiyet ettiği halde bunu engelleyenler sadece insanlık dışı bir barbarlık yapmadılar, “milli birlik ve beraberliğimize” bir dinamit de atmış oldular.

MEZARLARI AYIRMAK

HDP’li Sırrı Sakık’ın genç eşi Gülsima Sakık 2007’de vefat ettiğinde Ankara’da Gölbaşı Mezarlığı’na defnedilmişti. Nisan 2010’da, Gölbaşı Belediye Meclisi’nin aşırı sağcı birkaç üyesi ”teröristlerin toprağımıza gömülmesini” kınayarak açıklamalar yapmıştı!

Çok üzücü gerilimler çıkmıştı... Ahmet Türk ve Sırrı Sakık olgun davranmış, itidal çağrısı yapmışlar ama partilerinden “sabrımız taşarsa Karadeniz’de, Ege’de, Marmara’da taşar” gibi laflarla tahrikçi açıklamalar da yapılmıştı.

O günlerde “Kürtçü ve Türkçü milliyetçilikler birbirini besliyor” diye yazmış, bu davranışları kınamıştım. Merhume Aysima Hanım’ın mezarını ziyaret edip Fatiha okuyarak çiçek bırakılmasını önermiştim. (Milliyet, 16 Nisan 2010)

Mezarları bile ayırmak gibi bölücü bir davranış yine hortladı; PKK’nın ekmeğine yağ sürdüler.

SİYAH-BEYAZ KÖRLÜĞÜ

Gerilim anlarında parti binalarını, bankaları, işyerlerini, belediye otobüslerini ateşe vermek, oraya buraya saldırmak gibi olayları da hatırlamalıyız. Bu tür davranışların ülkeye nasıl zarar vereceğini hepimiz düşünmeli ve sorumluluk duymalıyız.

Toplumun çeşitli kesimlerindeki öfke birikimlerinin nerede ne zaman patlak vereceği belli olmaz.

Siyaset bilimci Seymour Martin Lipset yaklaşık altmış yıl önce, 1959’da yazdığı “Siyasal İnsan” adlı kitapta az eğitimli, düşük statülü ve izole grupların hayata “ak-kara” gözlüğüyle baktıklarını, hayatın karmaşıklığını anlayamadıkları için siyasi, dini veya etnik farklılıkları düşman gördüklerini yazmıştı. Bolşevizmin de faşizmin de öncelikle bunlara dayandığını belirtmişti. (Mete Tunçay çevirisi, s. 103-106)

Terör örgütleri robotlarını daha çok bu kesimlerden devşirir.

Ortadoğu’yu kana bulayanların da hâkim özelliği budur.

Bugün Batı’da popülizm benzer duygularla yükseliyor.

Geleneksel toplum değerlerinin yitirildiği, modern toplum değerlerinin özümsenmediği çok sıkıntılı bir yapıdır bu.

BİRLİKTE YAŞAMAK

Kamu düzeninin bozulmadan devam ettirilmesi, hukukun egemenliği, kamu otoritesinin güvenilirliği son derece önemli olduğu gibi, siyasi, etnik ve dinsel farklılıkları körüklemekten sakınılması da o kadar önemlidir.

Zira siyasal gerilimler, diğer farklılıkları da gerginleştirir.

Merhume Hatun Tuğluk’un cenazesine karşı yapılan çirkin davranışı çok şükür ki toplumun bütün kesimleri kınadı. Hükümet duyarlı davrandı. Başbakan Binali Yıldırım’ın dün cuma namazından sonra sakin, duygulu, birleştirici konuşması, bu konuyu konuşurken siyasi konularda polemikten sakınma dikkatini göstermesi çok olumluydu.

Siyasi gerilimlerin ‘lümpen’ tabanlarda nelere yol açabileceğini düşünerek siyaset dilimizi sakinleştirmek zorundayız.

Milli birlik, kardeşlik gibi soyut kavramlar yetmez, üslup ve davranışlarımızla “birlikte yaşama” kültürünü güçlendirmemiz lazım.

Bütün partiler kendi “öteki”lerine hoşgörülü ve kapsayıcı davranarak “birlikte yaşama”nın örneklerini ortaya koymalıdır.

İşte sıkılmış yumruklar toplumu olan Ortadoğu’nun yaşadığı kanlı belalar gözlerimizin önünde!

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI