Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Demirtaş’ın Kandil üzerindeki etkisi

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, istediği sonuca uygun seçim kararını verince Türkiye, yakıcı sorunlarına çözüm aramak yerine yeniden meydanlara bakar olacak.

Haziranın ardından kasım seçiminde de en belirleyici parti yine HDP olacak.
AKP’nin ‘baraj altı bir HDP arzusu’ beddualara dahi yansımış durumda ve bu amaca uygun adımların önümüzdeki iki ayda atılması da sürpriz olmaz.
Dün Selahattin Demirtaş ve arkadaşları ile bu çerçevede sohbetler yaptım.
“Ne kadar zorlarlarsa zorlasınlar, ne yaparlarsa yapsınlar, il il gezen biri olarak diyorum ki, yine başaracağız. AKP bir daha yüzde 41’i bulamayacak.”
Demirtaş’ın bu iddialı sözleri havayı yansıtır gibi; ama dayanakları ne?

AKP’SİZ TÜRKİYE OLACAKTI


Demirtaş, örgütlerden gelen raporların yanı sıra, İstanbul, İzmir, Antalya, Avrupa dahil gezdiği yerlerde seçmenden duyduğu şu sözleri çok önemsiyor:
“Siz rahat olun, biz her şeyin farkındayız. 7 Haziran sonrası kan niye yeniden akmaya başladı, kim istedi görüyoruz; siz barışı daha çok konuşun.”
Ancak Demirtaş, sadece kendisinin konuşmasının yetmediğini, toplum kesimlerinden güçlü bir ‘barış’ talebinin yükselmesinin şart olduğunu söyledi.
“Seçmen çok netleşti, AKP’den oy koparmaya devam edeceğiz” iddiasındaki Demirtaş, önümüzdeki günlerde AKP’nin de bunu mutlaka göreceğini, o zaman çatışmalı ortamın gerileyebileceğini düşünüyor.
Demirtaş, ‘çok üzgünüm’ diyerek şu cümleyi de araya koydu:
“7 Haziran’da sandıktan çıkan sonuçla Türkiye, şaha kalkan bir at gibiydi. Bunu AKP durdurdu, çünkü AKP’siz bir Türkiye olacaktı. Çok da iyi olacaktı. Seçime gitmeyi de AKP’siz bir ülkenin önüne geçmek için istiyorlar. Ama iyi ki seçime gidiyoruz, yapamayacaklarını herkes kısa sürede görebilecek.”


BAKIŞ FARKLILIKLARI


HDP’ye göre seçime gidiş de Saray merkezli ve nedeni ise şu:
“Sınır aşan liderlik arzusu Saray’ı gerçeklerden tamamen kopardı. O arzunun parçası olan başkanlığı HDP engelledi diye bize fatura kesmek istiyor.”
Özellikle Demirtaş, sonucun yine de değişmeyeceğinden çok emin.
“Türkiye ‘barışı’ mutlaka başaracak. Çünkü AKP yüzde 40’ın altına düşecek, şüphem yok” tezini bu noktada yinelerken şu ilaveyi de yaptı:
“Oldubitti, hile hurda ile seçim kazansa dahi AKP’nin artık ülkeye barışı getiremeyeceği açık seçik ortadadır.”
Peki, Demirtaş böyle iddialı sözler ediyor da Kandil’le ilişkisi ne, son çıkışlarının bir etkisi oldu mu?
Demirtaş’ın, “Sadece benim değil, toplumun barış istediği Kandil’de de Ankara’da da etki gösterir. O nedenle herkes barışı istemeyi sürdürsün” demesinin altını çizerek kendi izlenimimi aktarayım.
Demirtaş Kandil üzerinde bir düzeye kadar etkili, çünkü bakış farklılıkları var.
Kandil, TSK ve polisin hareketliliğini ‘çatışmayı yükseltme, seçim yaptırmama’ hedefli görerek hükümete öfke duyuyor.
Bu nedenlerle Demirtaş’ın sözlerini tam olarak karşılamıyor. Ancak HDP’de şu kanaat da oldukça yüksek:
“Serinkanlı hareket edip bir çılgınlık yapmamak gerekiyor. Türkiye’de de Avrupa’da da tabandan yayılan ses bu. Kandil bunu görmezden gelmiyor. Bugün çok daha büyük çatışmalar yaşanabilirdi; yaşanmadı ve yaşanmıyorsa bu seslerin/sözlerin etkisini mutlaka düşünmek gerek.”
HDP’de, toplumdaki talep yükseldiğinde Kandil’den çatışmayı kesme kararının her an çıkabileceği umudu da var.
Ancak tablo bunu, iyi niyetten öte geçirmiyor gibi.

X