Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

CHP kendi gücüne güvenmeli

SYRİZA’nin kazandığı başarı, daha çok da CHP atfıyla, “Türkiye’ye örnek olabilir mi” sorusuna kaynaklık etti.

Aslında, bizdeki seçime atıf olacaksa, en az Yunanistan’daki kadar üç ay önce Tunus’ta yapılana da bakmakta yarar var.
Arap Baharı’nın başladığı Tunus’ta, laik-sol ağırlıklı Nida Tunus, “Din esaslı devlet istemiyoruz” teması ile ‘cihatçı eğilimleri özendiriyor’ diye suçladıkları iktidardaki Ennahda’yı yenme başarısı gösterdi.
CHP için önemli avantaj ve dezavantajları birlikte barındıran 7 Haziran’da Türkiye’de benzer bir tablonun çıkması, dünyaya asıl şoku yaşatır.


HDP TEHDİDİ ARTIK BATI’DA DA


Güneydoğu’daki tüm seçmenini HDP’ye kaptırmış olan CHP, ilk kez Batı’da da bir bölüm seçmeni için aynı risk ile karşı karşıya.
“Genel Merkezi/başkanlığı İmralı’da mı, Kandil’de mi, Ankara’da mı” sorusu temelinde çok ciddi bir sorunu bulunsa da HDP, 7 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy aldığına inandığı CHP tabanını hedefleyen atılımlar için kolları çoktan sıvamış durumda.
Gerçi, dün konuştuğum CHP yöneticileri aksine, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde, sanıldığı gibi HDP’ye oy kaybetmedik, 7 Haziran’da da kaybetmeyeceğiz. HDP’ye oy AKP’den gitti, yine öyle olacak” dediler. Ancak onların bu sözleri HDP’nin planlarını değiştirmiyor.
HDP, özellikle İstanbul’da büyük atağa kalkacak, sol tabanın beğenisini kazanmış olan Selahattin Demirtaş’ı İstanbul’a kaydıracak gibi. CHP, İstanbul’da Demirtaş gerçeğini nasıl karşılar bilmem; ama önemli bir nokta da HDP’nin, her yerde çok sayıda Alevi aday gösterecek olması.
İlaveten; kendini ifade etme kanalları kapatılmış, parasal gücü sınırlı, geçen seçimlerin moralsizliğini tersine çeviren bir gelişmeyi henüz tatmamış olan örgütüyle CHP, şu gün itibariyle çok büyük bir atağa kalkmak zorunda.


YÖNETEMEZ ALGISI YOK EDİLEBİLİR


Bunu için de CHP, her şeyden önce kendi gücüne güvenmeli. Bu güveni kazanan bir CHP için bugün, ciddi avantajlar söz konusu. Örgüt moralsiz olsa da milletvekillerinin her yere koşturması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun çabaları onları da motive ediyor, harekete geçiriyor. CHP, muhafazakâr/merkez sağ seçmene hitap eden açılımı sürdürecek gibi.
Bunu, mevcut tabanı ve seçmeniyle armoni içinde gerçekleştiren bir CHP’nin, hedeflediği seçmeni ikna etme gücü de yüksek olur.
Çünkü, yaşanmış bazı örneklerin CHP’ye tek oy getirmediğine inanan geniş bir taban ve seçmen kitlesinin varlığı açık.
Açılımın doğru (ve de genç) isimler üzerinden yapılmaması, seçim öncesi ciddi iç tartışma yaratabilir, “Bu CHP yönetemez” algısını tetikleyebilir. Oysa CHP’nin, asıl sorunu olan bu algıyı yerle bir etmesinin tam zamanı. Çünkü 13 yıldır CHP’yi ‘üç koyun güdememekle’ suçlayan AKP, devleti ‘paralel’ dediği bir taşerona devrettiğini her gün yeni örneklerle ifşa edip duruyor.
Meğer önemli kurumlara atadıkları ‘paraleller’ ülkeyi kaosa sürüklemekten ‘vatan hainliğine’, ‘ajanlıktan’ ‘faile meçhule’ her melaneti göstermişler.
Böylesi bir ortamda, iç tartışma yaşamak yerine, 55 milyon seçmenin, AKP’ye oy vermeyen yaklaşık 35 milyonunu ikna etme başarısı gösteren bir CHP, başta dediğim gibi, bırakın Türkiye’yi dünyaya şok yaşatır.
Yaşatır mı, doğrusu kulislere bakınca, soru ve sorun çok.
Devam ederiz...

X