Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

CHP’de sorun moral yaratmak

BAZI düzensizlikler, salonun küçüklüğü konusunda haklı eleştiriler olsa da bunlar, CHP kurultayının demokratik bir ortamda yapıldığı gerçeğini örtemez.

Doğrusu en azından kendi adıma, herkesin askeri bir düzen içinde yer aldığı, tek adaylı ve tek söylemli, insanların birbirinden demir bariyerle ayrıldığı bir parti kurultayı yerine, sert eleştiriler olsa da farklı adayların ve parti yönetimi için yüzlerce üyenin yarıştığı bir kurultayı tercih ederim.
Parti Meclisi için aday olan CHP’lilerin, o renkli propaganda yöntem ve tanıtıcı ilanları ile yarattıkları görüntüleri, 600 adaya rağmen tüm sürecin kavgasız ve saygı içinde yürümesini takdir edip tahlile geçelim.


DELEGENİN MUTSUZ DÖNÜŞÜ


O günlerde yazdım, 30 Mart seçimi, CHP tabanında moral kırılması yarattı.
Cumhurbaşkanlığı seçimi bu kırılmayı tersine çevirebilirdi ama parti içi bazı grupların katkısı ve yanlış politikalar sonucu moral kırılması daha da arttı.
Yani 30 Mart’tan bu yana CHP’nin, tabanına moral verecek, direnişini güçlendirecek bir söylem/eylem gerçekleştirmesi gerekiyordu ve kurultay son bir şanstı.
Açık söyleyeyim, kurultay süreci ve sonrası gördüğüm moralsizlik azalmadı, biraz daha katmerlendi, delege Ankara’dan mutsuz ayrıldı.
Delege, genel başkanlık seçiminde kullandığı oyla bu mutsuzluğunu en çok da Kemal Kılıçdaroğlu’na iletti, ‘Son çıkıştayız’ dedi.
Şimdi, beklentinin altında kalan bir oyla seçilse de yükü omuzlarına yeniden alan Kılıçdaroğlu, özeleştiri yaparak, yenilenmiş bir kadro ile hem moralsizliği bitirmek hem de büyük umut yaratmak zorunda.
Haber olarak okuyacağınız dünkü görüşmemizde bu yönde işaretler de verdi.
CHP, daha hızlı hareket edecek, gençleri öne çekecek, yeni yüzlerle ortaya çıkacak, projelerini hızla tamamlayıp, örgütünü buna göre kurgulayıp 2015 startını en erken zamanda verecek gibi.


SÜRPRİZ KURULTAY YÖNETİME BAĞLI


CHP’nin yeni MYK’sı da delegenin şu mesajını çok net görmeli:
“Yükü sadece Kılıçdaroğlu’nun omuzlarına yüklemeyin; hepiniz, her an halkın gözünün önünde olacak şekilde çalışmak durumundasınız.”
Kurultay değerlendirmelerini sürdüreceğim; ama bugün kısa bir kaç notu daha aktarmakta yarar var.
Önce muhalefetten başlayalım; “300-350 bandı kendisi için başarıdır” diye yazmış (Ki, seçimden hemen sonra karşılaşıp kutladığım İnce de bu yazımı anımsatarak, ‘Seni yanılttım’ demeye getirdi; tespitimin arkasındayım, ama tartışmayacağım) biri olarak Muharrem İnce’nin sağladığı başarı tahminlerin ötesindedir, kutlanmayı hak ediyor.
Ancak İnce de, Parti Meclisi (PM) sonuçlarından görmeli ki aldığı bu oyda Kılıçdaroğlu’na uyarı mesajı da etkili olmuştur, o zaman ileriye daha iyi bakar.
PM seçimleri, İnce’nin etrafındaki muhalefetin derli toplu olmadığını gösterdi; oysa yönetimi daha etkin çalıştıracak, bütünlüğü bozmayacak söylem geliştiren güçlü bir grup 2015 öncesi CHP’ye katkı yapar.
Yönetim de muhalefet de CHP’nin iki genç ve çalışkan milletvekili Özgür Özel ile Aykut Erdoğdu’nun liste delip PM üyesi olması üzerinde düşünüp buna göre adım atarlarsa çok olumlu yankı bulurlar.
Son not, CHP’nin yeni dış politika sözcüsü konusunda.
Malum, eski büyükelçi Murat Özçelik seçilemedi, 1. yedekte kaldı.
Özçelik, mümkünse bir istifa ile yedekten PM’ye girecek ya da Kılıçdaroğlu’nun etkin bir başdanışmanı olacak.

X