"Sıtkı Şükürer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sıtkı Şükürer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sıtkı Şükürer

Siyaset hareketleniyor 

AK Parti iktidarının ilk yıllarında “Batı” ile ilişkileri sıcaktı.

 

Hatta Tayyip Erdoğan bir “demokrasi masalı” olan “Büyük Ortadoğu Projesi”nin eş başkanıydı.

Sonra “parlak ekran” gölgelenmeye başladı.

İktidarın Ortadoğu politikaları İsrail ve ABD ile uyuşmuyordu.

Öte yandan, “Batı”nın demokrasi standartlarının Türkiye açısından “tehlikeler” içerdiği, düşünülmeye başlanmıştı.

Stratejik yaklaşımımız ağır ağır değişmeye, başta Rusya olmak üzere Çin ve İran’la işbirliği imkanları aranmaya çalışılıyordu.

Bu anti NATO’cu tutum 15 Temmuz’a giden süreçleri içten içe tetiklemiştir.

Derken, işlerin çığırından çıktığı “meşum gece” yaşandı.

O ana kadar ülkeyi katı milliyetçi bir çizgiye oturtmak isteyenlere fırsat doğmuştu.

Artık, darbe teşebbüsünü birlikte önledikleri, Avrasya’cı denilen kesimlerle bir koalisyon dönemi başlıyordu.

Yeni oluşan yönetimin zihniyeti, herşeyden önce Batı karşıtıydı ve “refah” odaklı değildi.

İzahında güçlükler yaşanan bir “beka” tartışması ile kapalı, etnik çeşitliliğe tahammülsüz, hukuk normlarını umursamayan bir model Türkiye’nin yeni yüzüydü.

Böylesi bir anlayışın halk nezdinde sürdürülebilir bir karşılığı olmayacağı aşikardı.

Nitekim, sonuçlarından pek memnun olmadıkları bir yerel seçim süreci yaşandı.

AK Parti bahse konu yeni “rota”nın kendilerini ifade etmediğini tartışmaya başlamıştı.

Tamam, zor anlarda kritik bir işbirliği yapılmış ve bir özel destek görülmüştü.

Ama “diyet” sonsuza kadar değildi.

Cumhurbaşkanının ve ona bağlı yakın çalışma arkadaşlarının, özellikle de Trump ile özel bir iletişim kanalından vazgeçmedikleri gözlenmekteydi.

ABD ile yeni bir sayfa açılması, finans imkanlarından, ülke içi yumuşatıcı siyasal tutumlara, bir dizi değişikliğin tekrar ülke gündemine gelmesi demekti.

İktidarlarının ilk 7-8 yılında oluşan barışçı ve güleryüzlü “ruh” pek çok muhafazakar yazar tarafından özlemle ifade ediliyordu.

Yerel seçimler sonrası “kızgın demirin soğutulması” söylemi, bu anlamıyla bir işaret fişeği olarak değerlendirilebilir.

Hele bir de “Türkiye İttifak”dan söz edilmesi Avrasya’cı ekibe bir veda mesajı olarak algılanmıştır.

Devlet Bahçeli’nin hemen tepki vermesi, bu anlamıyla şaşırtıcı değildir.

Bu aşama sonrasında İYİ Parti, hatta CHP ile masaya oturularak farklı bir denklem oluşturulması kimseye sürpriz gelmemelidir.

 

-----

 

Et’s Naci Usta

 

BİR mekanın gastronomik seviyesinin tespitinde, hiç şüphesiz, lezzet, sunum, hijyen gibi unsurların yanında o mekanın ambiyansı da önemli rol oynar.

Naci Usta’nın mekanları her zaman belli bir kalite çizgisinin üstünde olmuştur.

Diyeceksiniz, yarı salaş, sokak arası esnaf lokantalarına da haksızlık yapmamak gerekir.

Doğrudur...

Ama, hem lezzet hem de nezih bir ortam hiç şüphesiz en ideal seçenektir.

Naci Usta’ya dönersek...

O, İstanbul’un Nusret’inden aşağıya kalmayan bir “Et” ustasıdır.

Yine, “tencere yemeği” konusunda damakların çatlatan bir lezzet erbabıdır.

Naci Usta, Alsancak’ta, Narlıdere’de, Çiğli Atatürk Organize’de işlettiği mekanlarda “Büyük Usta Flaması”nı daima yukarı seviyelerde dalgalandırmıştır.

Şimdilerde yine Alsancak Kordon’da, yeni mekanında, hem et hem de tencere yemekleri ile şikemperverleri mutlu ediyor.

Bu aralar “Elbasan Tava” ve “tandır”ı ile öğlen servislerinde Naci Usta’ya “esir” düştüğümüzü de ifade etmek isteriz.

Tavsiye olunur...

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI