"Sıtkı Şükürer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sıtkı Şükürer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sıtkı Şükürer

Seda Başkan, İzmir’in cesur ve güzel yüzüdür

EGİAD Başkanı Seda Kaya, Kızılay Güven Parkı’ndaki bombalı eylem sonrasında açıklamalarda bulunmuş, terörü lanetlemiş, ülkeyi yönetenleri uyarmış, gelecek nesillere bakacak yüzümüz kalmadığını ifade ederek, sorumluluklarını yerine getiremeyenlerin istifa etmesi gerektiğini belirtmişti.

 

Cesur ve duyarlı bu açıklamaya AK Parti İzmir Milletvekili Atilla Kaya’dan tepki geldi. Atilla Bey, Seda Kaya’yı “HDP’li gibi konuşuyor, terörü cesaretlendiriyor” şeklinde eleştirdi.
Aziz Kocaoğlu, EGİAD Başkanı’na destek verdi, Seda Başkan, “Kendimizi Sayın vekile anlatamamışız” dedi, vekil görüşünde ısrar etti...
Bakınız, dünyanın her demokratik ülkesinde sivil toplum kuruluşları konuşur. Özgürlüğün soluğunu hissettiğiniz, karar vericileri bu yolla uyararak kamu adına denetlediğiniz çok önemli iletişim kanallarıdır bu yapılar.
Şüphesiz her eleştiri karşı eleştiri hakkını doğurur.
Ancak burada önemli olan husus, “eleştiriyi kimin ve hangi iklimde” yaptığıdır.
Maalesef iktidar partisinin “hoşlanmadıklarına” dair sicili pek parlak değil.
Bugün herhangi bir konuda muhalif duruş sergileyen bir kişinin “ürkmesi gerektiğinin” normal addedildiği dönemler yaşıyoruz.
Bu yaygın hissiyatın sebebi, açık söylemek gerekirse, tabii ki, iktidarın eylem ve söylemleridir.
Dolayısıyla AK Parti İzmir Milletvekili Atilla Kaya ağzını açtığı anda, iktidarın gücüyle konuşan ve örtülü tehdit duygusu uyandıran bir etki yaratıyor.
Sayın Vekilin niyetinin bu olup olmaması önemli değil. Ancak bu tedirginliği tamamen silme adına çok da özenli olduğu söylenemez.
Bunları konu ediyor olmak bile ne ayıp. Ne günler yaşıyoruz.
İktidar partisi vekillerine bir tavsiyemiz var.
Bari lütfen siz “köşeli” konuşmayın, zira bu konuda zaten hiçbir boşluğunuz yok.

-----

İzahsız ücret

FATİH Terim, gelmiş geçmiş en başarılı futbol hocası.
Türkiye’de konusunda hep en değerli oldu.
Uluslararası arenada ise açık söylemek gerekirse pek dikiş tutturamadı.
Kısa süren İtalya macerasında ilk önce Seri A’nın vasat takımlarından Fiorentina’da çalıştı. Burada göreli bir başarı yakaladı. Ancak kulüp başkanı ile çekişmeleri, garip mimikleri, komik İtalyancası ile daha ziyade magazin dünyasının ilgisini çekti.
Daha sonra, başlamasıyla bitmesi bir olan “Milan” macerası yaşandı.
Açıkça, “kaldıramadı”.
Ancak her horoz kendi çöplüğünde öter misali, Türkiye’deyken kariyeri başarılıydı.
Derken Galatasaray’ın teknik direktörü iken Milli takım hocalığı fırsatı yeniden doğdu.
Milli Takım’ın eski hocası Hiddink’di. Yıllık ücreti 4 milyon euro dolaylarındaydı.
Fatih Terim, Milli Takıma giderken Galatasaray Roberto Mancini ile yıllık 4.5 milyon euro üzerinden anlaşıyordu. Mancini, İnter ve Manchester City’de uzun yıllar başarı ile sürdürülmüş bir kariyere sahipti.
Görüldüğü üzere, “konjoktür”, bıraktığı ve getirildiği “postlar” için milyon euroluk anlaşmalara uygundu.
Ne çare Terim, ne efsane Hiddink, ne de Maldini idi, ama halef-selef emsalleri nazara alınarak Milli Takımla 5+2 yıl opsiyonlu toplam 24.8 milyon euroya anlaştı.
Ortalaması 3.5 milyon euro olan bu ücreti yıllardır alıyor.
Bir kamu pozisyonu olan Milli Takım hocalığı için bu zengin(!) ülke, uluslararası planda asla alamayacağı bir ücreti Fatih Terim’e veriyor.
Tamam, elbette “makul” hatta biraz “makul üstü” bir gelir elde etsin, ama bu rakamlar akıl alır gibi değil.
Bu arada belirtelim, bu yazıyı yazmak için Terim’in prestijinin doruğunda olduğu bir zamanı özellikle bekledik. Israrla vurguluyoruz, bu ücret kamusal bir görev için uluslararası bir karşılığı olmayan birine verilmez, kamu vicdanı rahatsız olur.

------

Balık hafızalıyız

2011 yılında Türkiye’nin 2023 hedefleri açıklandığında, elimize hesap makinesini alıp hangi oranlarda büyürsek öngörülen rakamlara ulaşırız diye hesap yapıyorduk.
Hani, daha o zaman 500 milyar dolar ihracat, 2 milyar dolar milli gelir bizlere absürt hedefler geliyordu.
Hatta iktidarın akil yüzü Ali Babacan’a İzmir’e geldiğinde bizzat sormuştum.
O bile, “dediklerimizin arkasındayız” demiş, dolardaki enflasyonun da katkısıyla bu rakamlara ulaşmanın kolay olduğunu, ifade etmişti.
Şimdilerde bakıyoruz, “Tısss” yok.
Nihat Özdemir’in hatırlatması iyi oldu.
Mamafih her konuda olduğu gibi, bu konuda da “balık hafızalı”yız.
Bu sebepten iktidara bu noktadan da asla bir fatura çıkmaz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI