"Sıtkı Şükürer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sıtkı Şükürer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sıtkı Şükürer

Mortingen Finiş

BU toplumun çok büyük çoğunluğunun “sonsuz kredi” açtığı bir insandır “Kibariye”.
Her daim pozitiftir, sevgi doludur, kalbinde kötülük yoktur, hani çam bile devirse hiçbir mühimi yoktur.
Sevgili Kibariye bu aralar radyolarda bir ürünün şarkılı reklamını yapıyor.
Her zamanki gibi muhteşem gırtlağı ile şarkısını tamamladıktan sonra, aniden susuyor ve “Mortingen Finiş” diyerek reklamı bitiriyor.
Şimdi...
Efendim, tekrar “Şimdi...”
Bu laf; ne alaka, hangi sebepten, neye hizmet, hiç şüphesiz bilinmiyor, bilmiyoruz.
Ancak, bu çılgın kadın hayatın her alanında kullanabileceğimiz müthiş bir kalıbı adeta bizlere hediye ediyor.
“Mortingen Finiş”.
Argo var, Roman esintisi, Almanca, İngilizce, ağızın dolu dolu dolması...
Ne ararsınız bu sihirli sözcüklerde var.
Her gün binlerce şey bitiyor, her şey bir gün nihayet ediyor.
Yani, yüce yaratan dışında, istisna yok, herkes, zamanı gelince “Mortingen Finiş”.

---------

Laf olsun torba dolsun

GENİŞ tabanlı odalar, iş dernekleri, ekonomi dünyasının nabzını hisseder ve yansıtırlar.
Sorumlulukları sadece ekonomi ile sınırlı değildir.
Esasında günümüzde siyaset ekonomi ile iç içedir ve birbirlerini etkileyen bir bütündür.
Hal böyle olunca, bu neviden kuruluşların kamuoyuna yapacakları açıklamaların siyasi bir içeriğinin de olması kaçınılmazdır.
İşte sıkıntı da bu noktada başlamaktadır.
STK yöneticiliğine seçilmişseniz, üstlendiğiniz sorumluluğa paralel, kritik anlarda cesur ve riskli tavırlar geliştirmekten de geri kalmamalısınız.
Sade suya tirit açıklamalar yapılıyorsa, açık söyleyelim, suskunluğu tercih etmek çok daha etkileyicidir.
Makul cümleler kurarken, toplumun en şahin kesimlerini bile mutlu etmeye ve hamasete selam çakmaya kalktığınızda, mecburen deklere edilen metin uzuyor, dağınık ve çelişik ifadeler beslenen amacı yok ediyor.
EBSO’nun geçen hafta sonu şiddet olayları ile ilgili yayınladığı bildiri, tüm iyi niyetine rağmen bahis konusu dengeleri gözettiğinden olacak, arzu edilen sonucu doğuramadı.
Hani bekliyorsunuz ki, iş dünyası liberal özüne uygun katıksız özgürlükçü olsun, barışı, uzlaşıyı, huzuru; ilkeli, gerçekçi, empatik bir sistematikle savunsun.
EBSO açıklamasından iki gün önce BASİFED’in basın toplantısı, vurgulamak istediklerimize örnekti. Anlaşılır ve net olmak kısa, basit cümlelerle de mümkün olabiliyor.

-------

Sermaye ürkmeye başladı

HEPİMİZİN zihnine yerleşmiş bir kalıptır.
“Sermaye ürkektir”.
Sermaye ürkünce neler olmaz?
İş dünyası en azından frene basar, yatırım planlarını erteler, büyüme heyecanı duymaz, ödemelerini çaktırmadan uzatmaya çalışır...
Hele bir de tedirginliği tırmanmaya, memleketin geleceğinden endişe duymaya başlamışsa, şahsi servetinin güvenliğini masaya yatırmaya başlar.
Önce, dolarize olmaya, bilahare gayrimenkullerini elden çıkartmayı düşünmeye, mümkünse “çifte vatandaşlık” girişimlerinde bulunmaya, neme lazım deyip tasarruflarını yurtdışına götürme eğilimine girmeye...
Bakın, bunlar olmayan şeyler değil, hukukun üstünlüğünü ve siyasi istikrarını koruyamayan tüm ülkelerde hatta Türkiye’nin geçmişinde aynen yaşanmıştır.
Maalesef, ülkenin “kasvetli” iklimi, imkanları olanları böylesi arayışlara itiyor.
Bakalım “endişe” endeksimiz ne zaman normale dönecek.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI