"Sıtkı Şükürer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sıtkı Şükürer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sıtkı Şükürer

“IŞİD İslamsa ben...”

YAŞAR Nuri Öztürk ve İhsan Eliaçık İslam ilahiyatı konusunda yetkin kişiler. Bu iki insan bizlere dinin aydınlık yüzünü bambaşka bir bakış açısından anlatıyor.
Geçenlerde Prof. Yaşar Nuri Öztürk, komünizmle ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu.
Hoca bugünkü din anlayışının “zulüm hizmetçisi” olduğunu, halbuki dinlerin “paylaşımı sistemleştiren bir idrak” olması gerektiğini, komünizm bu “sahte din” yüzünden din düşmanı gibi algılandığını söylüyor.
“Kapitalizm”, “emperyalizm” ve “dinci zulümden” bunalan insanlığın komünizmi yeniden sahneye çağırabileceğini belirten Öztürk, Muhammed İkbal’in Marks ve Das Kapital’den Cebrailsiz Peygamber ve Cebrailsiz Kuran, diye söz ettiğini belirtiyor.
Hoca, Lenin’in Marks’ı yanlış anladığını, Sovyet barbarlığının bireyi robotlaştırıp yok ettiğini, oysa komünizmin özgür benliğin ortaya çıkartılmasını esas aldığını ifade ediyor.
İhsan Eliaçık’ı da dinlendiğinizde benzer tespitlerine tanık oluyorsunuz.
Hani, İslam modernite ile uyuşur mu, onun emir ve telkinlerini seslendirdiklerini iddia edenlerin bakış açısıyla insan haklarına, hukuka, demokrasiye saygılı bir toplumsal doku oluşabilir mi, şu anda maalesef “pratik” bu izlenimi vermiyor.
Ama, bu haliyle, bu dünya için giderek “taşınabilir” olmaktan çıkan bir din görünümüne bürünmeye başlayan İslam, insanlığın geleceğinde kendine bir yer açmak istiyorsa, acilen Yaşar Nuri, İhsan Eliaçık gibi münevverlerini çoğaltıp, arkasında durmaya başlaması gerekmektedir.

İsyanlardayız

HER ölüm, patlayan her bomba sadece bu dünyadan o masum insanları eksiltmiyor. Bizler de hepimiz 78 milyon, her bir birey bir taraflarımızdan yok oluyor, azalıyor, çürüyor, kararıyoruz. Bu şiddet, bu terör; ruhumuzun, vicdanımızın, idrakimizin bir bölümünü, geri dönüşsüz öldürüyor, yok ediyor.
Kim ne derse desin, acıdır ki, bu tablonun oluşmasından baş sorumlu siyasi iktidardır.
Ülkeyi, tüm aklı başında insanların uyarılarına rağmen, ısrarla bu iklime sürükleyen politikaların “marifetçisidir” onlar.
Hiç kem küm etmesinler, hiç “ülkeyi böldürmeyeceğiz” türünden çarpıtmalara girişmesinler.
Son birkaç yıldır, adeta bu güzel toprakların makul insanlarına kabus yaşatıyorlar.
Bu ağır vebalin sonuçlarına muhtemelen 1 Kasım’da katlanacaklardır.

Baskın abiler

DOMİNANT kişilikleri bizleri yoruyor, hatta kasıyor.
Artık onları az konuşmak, az görmek istiyoruz. Asabi halleri, hep haklı olmaları, bizlere kendilerini “kader” diye belletmeleri...
Bardaklarımızı doldurdu, taşırdı, “yeter artık” noktasına geldik.
Aziz Yıldırım’dan Fatih Terim’e, sabah akşam bizi fırçalayan tüm bilindiklere, lütfen artık devranınız bitsin, modanız geçsin, hep birlikte rahatlayalım.

Gönül Soyoğul

HANİ tüm toplumu ilgilendiren çok önemli bir şeyler olmuştur. Gözleriniz hemen bu olayı yorumlayacak yazarlara çevrilir. Biliriz ki, bazı kalemlerin diğer tüm kalitelerine ilave olarak bir başka türlü “kelimeleri cebindedir”. Hele mevzunun duyguları da ilgilendiren boyutu varsa, işte o bahse konu yazarların ifadeleri ayrıca merak konusu olur. Ertuğrul Özkök, Bekir Coşkun, Can Dündar mesela böyle kalemlerdir.
Bölge medyamızda da bu özelliklere tekabül eden kişi, bize göre Gönül Soyoğul’dur.
Artık, ona bu yetkinliği kazandıran Allah vergisi yeteneği midir, sol gelenekten beslenmişliği midir, “Duayen” kıvamındaki mesleki tecrübesi midir, bilmiyoruz, ama 2015 model Gönül Hanımı “Ege’de Son Söz” internet gazetesinde okumak, izlemek büyük bir zevk ve şans. “Cesur Yürek” gazeteciye saygılarımızı sunuyoruz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI