"Sıtkı Şükürer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sıtkı Şükürer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sıtkı Şükürer

Bereket Tanrısı İzmir’e gelmiş

İZMİR’de Karadeniz mutfağının eksikliği hep hissedilir.

 

Hiç yok diyemeyiz. Örneğin Bornova’da Ahmet Usta’nın ‘Samsun Pidecisi’ daima özgünlüğünü korumuştur.

Bu defa yepyeni bir deneyim sahne aldı.

Alsancak Gül Sokak’ta açılan ‘Obi’den söz ediyoruz.

‘Obi’, Laz mitolojisinde yağmur ve bereket tanrısı anlamına geliyormuş.

Cengiz, Cem ve Can Yavaş’ın büyük bir özenle hizmete açtıkları mekan, sunduğu çeşitlerle sizi 1408 kilometre uzağa gitme zahmetinden kurtarıyor.

Obi’ye gittiğinizde kesin aklınız karışıyor.

Aynı anda gurme pidelerini, İspir fasulyesini, Zigana güvecini, soğan kebabını, Sürmene pilavını karşınızda görünce seçim yapamıyorsunuz.

Hani hepsini bir defada tadacağız diye bir şey yok.

Finalde tabii ki o özel ‘sütlaç’, Allah’ın emri.

Açıkça, böylesi yerler açılınca insan seviniyor.

Hem otantik lezzetler tanıtılıyor hem de son derece medeni bir ortam ve makul fiyat düzenlemesiyle yeme-içme sektörüne örnek olunuyor.

 

-------------------------------------

 

Yeni Ekonomik Program

 

GEÇEN hafta Berat Albayrak, piyasa oyuncularının çok büyük bir dikkatle izlediği Yeni Ekonomik Programı (YEP) açıkladı.

Genel olarak iyi niyetli ve yüzleşici olarak algılandı.

Ancak pek çok ekonomist gelecek yıllara ilişkin hedeflerin döviz kurları, işsizlik oranları, büyüme rakamları, cari açık ve bütçe açığının GSMH’ye oranları itibariyle birbirlerini teyit etmekte zorlandığı tespitini yaptı.

Esasında bu tip program açıklamalarının ‘siyaset metinleri’ niteliğinden uzak olmaları gerekir.

Günümüzde ekonomi yönetimi, maksat geniş tabanlı bir refah oluşturmak ise siyasi değil teknik bir çabadır.

Pek tabii siyasetçileri de ‘anlama’ durumundayız.

Zaten var olan şartları daha da ağırlaştırmamak, moralleri yüksek tutmak için ‘kriz’ sözcüğünü bile telaffuz etmek istemiyorlar.

Ama bu hassasiyet resmi bir program açıklamasına yansırsa, bu defa piyasa nezdinde inandırıcılık, orta vadede de mahcubiyet sorunu ortaya çıkartıyor.

Mamafih YEP, ekonomi yönetiminin sıkıntıların farkında olduğunun ve çok ciddi bir mücadelenin başlatılması gereğinin belgesidir.

Bu anlamıyla iktidar adına ve bağlı olarak ülke ekonomisi için çok önemli bir merhaledir.

 

 

 

PROGRAM HEDEFLERİ

 

                Büyüme              Enflasyon            Bütçe    Faiz dışı Cari        İşsizlik

                                               dengesi               fazla      açık

2019      2,3          15,9       1,8          0,8          3,3          12,1

2020      3,5          9.8          1,9          1,0          2,7          11,9

2021      5,0          6,0          1,7          1,3          2,6          10.8

 

YEP’den kısa notlar

 

Bu ülkede yüzde 5’in altında büyüme işsizliği azaltmaz. Ama 2020 yılında düşüyor gözüküyor.

2018 yılında cari açık 36 milyar dolar öngörülmüş. Yani son beş ayda cari açık 3 milyar dolar bekleniyor ki, bu gerçekçi değil.

Bu hedef tutacaksa, o zaman 2019 yılının tamamı için 26 milyar dolar tutarsız kalıyor.

Döviz kurları aşırı iyimser. Örneğin 2019 için 5.60 öngörülmüş.

2020 yılında büyüme artıyor.

Ama cari açık onu takip etmiyor, hatta oransal olarak azalıyor. Bu mümkün değil.

Bütçe açığı hep GMSH’nin yüzde 2’sinin altında öngörülüyor. Yani devlet, bankalar dahil hiç kimseye  el uzatmayacak mı?

Reel sektörden pek söz edilmemiş. Sanki kendi kaderine terk edilmiş.

BDDK ve SPK’dan sonra ilave bir bürokratik kademe ihdas edilmiş: Türkiye Finansal Hizmetler Kurumu.

Mevcutlar yetmiyor muydu?

Neyse, listeyi uzatıp karamsarlık pompalamanın alemi yok.

Ancak bu ülkede ‘resesyon’ vakası kesin gibi.

Hani, keşke Berat Albayrak siyasi kimliğinden sıyrılıp sanki bir zamanların Kemal Derviş’i gibi teknisyen kimliği ile meselelere yaklaşsa, çok daha samimi bulunurdu.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI