"Sinem Vural" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sinem Vural" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sinem Vural

Peyote’ye karşı ortak karar

24 müzik kolektifi, geçen hafta yayınladıkları açıklamayla İstanbul’un önemli alternatif mekanlarından Peyote ile vedalaştı.


Önce açıklamayı özetleyeyim:
“Sesimizi çıkaramadığımız veya belirli olayla bir ötekinden haberdar olduğumuz bazı durumlar artık sınırlarını aşmış durumda. Mekanlara muhtaç olduğumuz algısı, işletmelerde sanatçıyı mekan sahibi yaratır düşüncesini tetiklemekte ve bu düşünceyle işletmeciler kendilerinde bireylere haddinden fazla yakınlık gösterme cüretini dahi bulabilmektedir..."
Ve son olarak kararın nedeni şöyle açıklanıyor:
“Fiziksel, psikolojik ve ekonomik sömürünün bulunduğu bir çalışma sistemini asla, hiçbir şekilde kabul etmiyoruz.
Bu sebeple biz, isimleri geçen kolektifler olarak işimize, kitlemize, sanatımıza, üretimlerimize, benliğimize ve bedenlerimize saygı gösterilmediği, adil ve eşit ilişki biçimleri geliştirilmediği müddetçe, Peyote’de gerçekleşecek tüm etkinliklerimizi durdurma kararı alıyoruz.”
İmzası bulunan kolektifler AİD, Açık Alan, Assembly Station, Badmash, Beton Orman, Build Your Tribe, Chaos I Am Your Mistress, Digital Drugs, In The Void, Istanbul Experimental, M4NM, Mevzu Records, Out of Order, Parazit Kolektif, Pragmata, Radyo Modyan, Robonima, SitDownAndance, Subroomer Records, Syncope, Table Records, Tuff Boiz ve Wreckage Sound System.
İsimlerinin yabancı olduğuna bakmayın hepsi yerli, bünyelerinde DJ’ler ve gruplar bulunuyor.
Nereden baksanız burada 50’ye yakın isimden söz ediyoruz. Yani sizin tanıdığınız ama kolektiflerle çalışan isimler de var içlerinde.
İstanbul müzik çevresi Peyote’nin orta katından hangi grupların geçtiğini bilir.
Bugün müziklerini festivallerde severek dinlediğiniz, kulüplerde sıraya girdiğiniz birçok ismin bu okuldan çıktığını belirtmemde fayda var. Replikas, Nekropsi, DDR, Sakareller, Ricochet gibi...
Niş bir mekandı Peyote. Dümendeki en önemli isim olan müzik direktörü Hakan Orman’ın kaza sonucu kaybı, aslında zorlu bir dönemeci beraberinde getirdi. Taksim kan kaybederken “Peyote orta kat grubu olma felsefesi” de dönem içinde önemini kaybetti. Ve bu açıklamayla bir anlamda da bitti.
Merak edenler için söyleyelim...
Zaten küçük olan Peyote
ikinci katta çalmak çok da kârlı
bir iş değildir. Zemin katta DJ olmak da öyle.
Birçok yeni grup ve isim burada palazlanır, seyirci karşısına çıkar, yeri gelir saçmalar, yeri gelir yaldır yaldır çalardı.
Eski müdavimler mekanın iyi günlerine daha hakim olduklarından üzerine çok kelam etmek belki de bana düşmez.
Ama güzel, heyecan verici performansların olduğu bu adrese artık ayaklarımız gitmez olmuştu.
Hoş, gidenlerin de ayaklarını kesecek dedikodular geliyordu ama kimse “Paramızı alamıyoruz” ya da “Bize saygı gösterilmiyor” dememişti.
“Bu bir boykot değildir” başlıklı açıklamada, mekan özeleştiri yapmadıkça ve şartlar düzelmedikçe bir daha bu mekanda yer alınmayacağı söyleniyor.
Tüm bu negatifliğin içinde umut verici olan, yeni nesil müzik kolektiflerinin bir araya gelip ortak ve demokratik bir karar aldığını görmektir.
Henüz mekan tarafından bir açıklama gelmese de bu toplu hareketin ılımlı bir yaklaşımla karşılanmasını ve orta yolun bulunmasını umut ediyorum.
Dipnot:
Bazı görüşler aldım bu yazıyı yazarken.
Sonra durumu şahsi hale getirmemek ve hedef göstermemek için kullanmamayı seçtim.
Kimle konuşsam, yaşadıklarını yüksek sesle dile getirmek zorunda kalmaktan dolayı üzgündü.
Evlerinden hatta okullarından ayrılmaktan da. Onların samimi duygularını okumak benim için zordu. Peyote açısından da aynı derecede zor olsa gerek...

İçlerinden geldiği gibi

Congulus’un “Bozkır”ı, enstrümantal bir rock albümü ve bir kez bile “Ah bir de sözleri olsaydı” dedirtmiyor. Hatta yüzde 80 özensiz sözlü müzik dinlemekten midir nedir, salt müzik olması beni daha da cezbetti. Grup en iyi yaptığı şeyi yapmış ve bu albümde içlerinden geldiğince çalmış.

Müzik iyi, kayıt iyi

İzmirli rock grubu Defans, 7 yıl aradan sonra “Bana Hiçbir Şey Olmaz” adlı albümünü yayınladı.
Bütünüyle bir ayrılık sonrası albümü.
Müzik iyi, kayıt iyi, sözler ortalamanın çok üstünde. Bu yaz festivallerde kendilerini görsek keşke.

Hem yorum hem beste

Kung Fu uzun bir aradan sonra iki şarkıyla döndü. “Dere Boyu Kavaklar” şarkısında solist Öykü Akgürgen’in sesi Barış Manço’yu öyle andırıyordu ki “Doğru versiyonu mu dinliyorum” diye ekrana bakmak durumunda kaldım. İkinci şarkı “Ona Rastladım” ise klasik bir Kung Fu parçası.

Huzur veren albüm

Geçen yıl çıkardığı “Ageless Garden” albümüyle hayatıma giren Mehmet Polat, Emracing Colours grubuyla hazırladığı “Quantum Leap” ile geri döndü. Joan Terol Amigo, Hendrik Müller, Bart Leliveld, Çiğdem Okuyucu, Eric Vloeimans, Imamyar Hasanov, Michalis Kouloumis’in katkılarıyla hazırlanan “Quantum Leap” udla cazı, doğuyla batıyı birbirine yaklaştıran ve huzur veren bir albüm.

Üretmeye devam

Brek konusunda kutumda büyük hissediyorum. Kuvvetli bir üretkenliği var. O yüzdendir ki yeni albümü “Ölüpop” öncesinde çıkan şarkısı “Ölümümden Tut Beni”, Brek karakterini net yansıtan işlerden biri diyebilirim. Sytnh pop ve dark wave seven buyursun, memnun kalırlar.

Yabancı pop sevenler gelsin

Geçen hafta Apple Music’te yabancılar arasında Efe Özülkü adını gördüm. Pop kategorisindeydi, bir indireyim dedim. “Sunset” adlı çalışmasının bildiğiniz Amerikalı bir pop, R&B albümü olduğunu gördüm. Yabancı pop dinleyenler hemen göz atmalı çünkü çok özenilmiş.

Ne dinledim

İlkan Günüç - You Feel Like
Istanbul: gynja – Turnam
Mehmet Polat & Embracing Colours - Breathing Again
Brek - Ölümümden Tut Beni
Kung Fu - Ona Rastladım
Dolu Kadehi Ters Tut - Beyler

X