"Sinem Vural" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sinem Vural" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sinem Vural

Nilüfer’de 3 gün

Zeytinli Rock Festivali’ni yazarken söylemiştim “bu hafta Nilüfer’deyim” diye. Geçen yıl pek memnun ayrılmıştım, bu yıl da koşarak gittim haliyle.6-8 Eylül tarihlerinde Balat Atatürk Ormanı’nda gerçekleşen festivalde 30 performans vardı. Üç günlük etkinlikte toplam 50 bin kişi ağırlandı.Hem de çocuğundan evcil hayvanına, barışçıl, neşeli ve medeni olarak..

1. yılına giren festivale çiçek çocukluk hakimdi. Aileleriyle gelenler mutlu, sevdikleri grupları görenler mutlu, kamp sandalyeleriyle oturanlar mutluydu.

“Birlikte güzel” dedikleri kadar vardı.

Ve bakın festivalde neler oldu:

Adamlar: Performans açısından hiç yanıltmadılar, yetmezmiş gibi şarkı listesini değiştirip geldiler. Headliner olsunlar deyip duruyorum, kısmet.

Hey!Douglas: Ses ve ışığıyla sıradan bir DJ setten fazlasıyla ayrılıyor. Henüz hiç izlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz.

Modeselektor: Performanslarının başında biraz çekingen gördüm ama sonradan iyice açıldılar. Birden alandaki ses kalitesi yükseldi (kesin bilgi)...

Selin Sümbültepe:

Tatlı tatlı çaktırmadan geliyor. Dinlenesi bir performansı var.

Son Feci Bisiklet:

Her defasında cayır cayır çalıyorlar. Zeytinli’de çaldıkları “İstasyon” isimli yeni şarkılarının sözlerini de burada duyabildim nihayet.

The Away Days:

İstanbul’da neyse festivalde de o... Asla standart şaşmıyor. Grubu şu erken saatlerden kurtaramıyoruz. Belki bir üçüncü sahne olunca akşam saatlerinde izleyebileceğiz (umarım).

Flört:
Eğlenceliler, çok seviliyorlar. Sahnede saatlerini beğenmediklerini seyirciye söylemeselerdi de ben zaten yazardım. Müzik iyiydi, atar da ekibeydi ama nasiplendik.

Gözyaşı Çetesi:

Çok severim ama performansları fazla kişisel ve gece yarısına daha uygun gibi geldi bana. Festival sahnesinden çok stüdyolarına konuk olmuş gibiydik. Hâlâ mı seviyorum, evet. 

Altın Gün:

Amerika turnesinde Tame Impala’nın alt grubu olan Altın Gün, herkesin bilip de yapamadığı Türk müziği icrasıyla hak ettikleri gibi festivaldeydiler. Vallahi helal olsun, bizim müziğimizi nasıl da çok sesli ve güzel icra ediyorlar. Amerika’yı da fethetsinler.

Ceylan Ertem:

En duygusal şarkılarından birini beklerken balonlar uçuşmasaydı, kopmayacaktık ortamdan. Ciğer söken performansıyla sağ olsun hüzünden hüzne de koşturdu.

Ah!Kozmos:
Güneş batıran, kafa dağıtan bir müziği var. Festivalin en güzel performanslarından biriydi kuşkusuz. Başak ve ekibinin hastasıyız.

Ceza:
Neredeyse her gün bir sahnede olmasına rağmen kondisyonu hayranlık uyandırıyor. Daha büyük sahnelerin ve daha büyük kitlelerin adamı, zaten küçük sahneye de sığamadık, alana yayıldık sayesinde.

Bol bol da zıpladık.

Mor ve Ötesi:
Haftada minimum iki konser vermelerine rağmen yine ufak dokunuşlar yapılmıştı şarkılara. “Balıklar”, “Ne” ve “23” çaldılar standart setlist’e ek olarak. “Bırak Zaman Aksın” dediler resmen. Geçen hafta da “Beyaz” çalmışlardı...

Hedonutopia:

Güllük gülistanlık konserlerine başladılar, elektrik gitti. Jeneratör devreye girinceye kadar sahne önündeki sevenleriyle muhabbet ettiler. Yeni albüm kaydına gireceklerini öğrendik beraberce. 10 dakika sonra müziğe kaldıkları yerden devam ettiler. Herkes mutluydu.

Eda Baba:
Çok naifmiş sahnesi. İlk kez canlı dinledim, pek sevdim.

Eskiz:
Yarın yokmuş gibi çaldılar. Alanın her bir zerresi inledi. Her festivale ekleyin!

Rashit:
Silkelenip sahneye çıkmaları, gruba duyulan sevginin yanına sempati de ekledi. Onca zaman sonra sahnede yine aynı grup vardı. En güzel an ise uzun süredir beraber oldukları belli olan bir çiftin, oturdukları kamp sandalyesinden sevdikleri şarkıda zıplamak için sahne önüne koşmasıydı. Rashit’in bu etkisi hiç geçmeyecek.

Dolu Kadehi Ters Tut:

Bilirsiniz ki çok severim. Geçen yıl “kim bunlar ya” diyenler bu yıl hep bir ağızdan eşlik ediyordu şarkılara. Ufak bir notum olacak, sık sık seyirciye söyletmeyin şarkıları, daha tamamı ezberlememiş. 

Islandman:

Performanslar olsun, yerden kalkan toz olsun, danslar olsun Burning Man havasındaydık. Buralarda tutamayız bu grubu, göreceksiniz.

Ben Fero:

Muazzam bir ilgi vardı, şaşırtmadı. Albümü çıktığından bu yana her yerde çalıyordu. Performans olarak beğenmedim, sesinin yettiğini ise hiç düşünmedim. Ama endişeye mahal yok, kalabalık onun yerine de söyledi. Seviliyor Ben Fero, buna hiç şüphe yok.

Gaye Su Akyol:

Kostümünden söylemine yine hazır ve nazır gelmişti Gaye. Kalitede standarttan şaşmadı. En çok sevdiğim özelliklerinden biri her büyük uluslararası grup gibi gittiği mekanlara kendi ürünlerini de getirmesi oluyor. Bakın böyle böyle büyüyorsunuz benden demesi.

Roosevelt:
Şu koca festivalin en güzel performansı, en güzel sesi, en güzel ışığı senindi Roosevelt! Sağıma dönüp övmek, soluma dönüp övmek istiyorum. Döndüm hâlâ seni dinliyorum.

Cem Adrian:

Kendinden önce çıkan Gaye Su Akyol’la sahnede “Yıldızların Altında”yı söylemesi çok güzeldi. Her gittiği ortama uyum sağlayan ender isimlerden.Aynasızlar, Akın Sevgör, Yok Öyle Kararlı Şeyler, Barış K, Athena ve Monality’yi kaçırdım bu kez.Onlarla da kendi içimde “bir dahaki sefere” diye sözleştim. Çok güzel bir ortamda, güzel müzikler dinlemiş olmanın keyfiyle döndüm şehre.Ve bir teşekkür de geceleri ortaya çıkan, gözleri bağlı, elinde “Free Hug” pankartı tutan çocuğa. Festival boyunca herkes gibi bana da sarıldığı için... Müzikle, saygıyla ve sevgiyle birbirimizi kucakladığımız günlerin umudunu verdiği için.

Bu kez pop

Kıvılcım Ural, “Yıllar Sonra” adını taşıyan şarkısıyla beni ters tarafa yatırdı. Daha önce akustik, sade, minimal ve tabiri caizse alternatif olan Ural, tamamen popa kaymış, cıvıl cıvıl genç bir kadın olarak karşımıza çıktı. İlk albümünden sonra şaşırdığımı itiraf etmeliyim. İstediği pop mu yoksa alternatif pop olarak mı devam edecek bunu da zaman gösterecek. Şarkı yazdan kalan son günlerde neşe saçarak umut vadediyor.

Zaman yolculuğu

Taner Öngür ve 43,75 birlikteliğinden üçüncü albüm geldi. “Asrî Sadâ” albümü dinleyenleri arşiv haberleriyle zamanda yolculuğa çıkarıyor. Ekip, sizi temiz bir tınıyla İstanbul meydanlarında gezdiriyor. Özellikle “Cihangir Vampiri” şarkısının güzelliği bir an önce keşfedilesi...

NE DİNLEDİM

* Kıvılcım Ural - Yıllar Sonra
* Durukan Betses - İçimde Bir Ses Var
* Ayyuka - Karşılama
* Ediz Hafızoğlu - Kerpiç Kerpiç Üstüne
* Ahiyan - Deli Diyorlar
* Longaz - Sırtüstü
* Noisual - Tidal Waves
* 3K1A, Yener Çevik - E.L.L.
* BurakBoss - BossMachine
* Ceza, Sayedar, Önder Şahin -
Komedi v Dram
* Ezhel - Olay
* Fuat, Ados, Şanışer, Hayki,
Server Uraz, Beta, Tahribad-ı İsyan, Sokrat ST, Ozbi, Deniz Tekin, Sehabe, Yeis Sensura, Aspova, Defkhan, Miraç, Aga B, Kamufle - Susamam

X