"Sibel Bağcı Uzun" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sibel Bağcı Uzun" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sibel Bağcı Uzun

Zamansız kadınlar vefa borcudur

Araştırmacı Yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı özellikle 1919-1938 arasında Türkiye’nin her yerinden dünyada birçok ilkleri başarmış kadınları tanıttığı Zamansız Kadınlar projesi, bu hafta kitap olarak da okuyucularıyla buluştu. 30 yıllık titiz bir çalışmanın sonucu olarak bir araya gelen isimlerin, zor koşullarda mücadele verdiklerine dikkat çeken Kalıpçı, bu Zamansız Kadınlar’ı tanıtmanın geçmişe vefa borcu, geleceğe görev olduğunun altını çizdi. Kalıpçı, Bursa’ya hizmet eden Zamansız Kadınlar’ı da anlattı.

Zamansız kadınlar vefa borcudur

Araştırma sürecinde edindiği bilgi ve bulduğu cevaplarla muhteşem deneyimler yaşadığını anlatan İlknur Güntürkün Kalıpçı, röportajımızda Bursa ile yolu kesişen zamansız kadınlardan da örnekler verdi.
- Zamansız Kadınlar projeniz şimdi kitap olarak okuyucularıyla buluşuyor. Öncelikle projenizin amacından bahsedelim mi?
İstedim ki, bu olağanüstü işleri başaranları, zaman tünelinden günümüze taşıyalım, onlarla buluşalım, tekrar hayat verelim. Asıl biz onlardan yayılan bol oksijeni soluyarak hayat bulalım; çünkü hatırlamak hafızanın soluk almasıdır. Bizler hayallerimize kavuşalım diye, hayallerinden vazgeçen zamansız kadınlara; geçmişe bir vefa borcum, şimdiye bir ödevim, geleceğe bir görevim olduğu bilinci ile aracılık etmek istedim.

Zamansız kadınlar vefa borcudur

30 YILLIK ARAŞTIRMA

- Hem duygulu hem zorlu bir yolculuk olsa gerek?
Yaklaşık 30 yıldır, kırılmış, dökülmüş, yıpranmış ne varsa; bazen ucu yanmış bir fotoğraf, bazen tozlu bir çeyiz sandığından çıkan mektubun peşinden giderek, bir kuyumcu titizliği sabrı ve duyarlılığı ile çalıştım. Geçmişin sesini ve duygularını, bugünün nefesiyle harman edebilmek, yıpranmış unutulmuş belgeleri, bugünün aklı ve bilgisiyle çözümlemek oldukça yorucu bir yolculuktu. Bu kadınlarla buluştuktan sonra, zihnimdeki tüm önyargı ve sınırlandırılmalarımdan kurtulduğuma, dilimdeki tüm büyüklenmelerimden arındığıma şahit oldum.
- Araştırmalarınızda ilkleri başarmış kadınlarla karşılaştığınızda siz neler hissettiniz?
Tüm zamansız kadınlarımız, bilinmeyen bir adada ya da masallarda yaşamadı. Hepsinin hikâyeleri gerçek ve bizim kadınlarımız. Atatürk 20 Mart 1920’de inceleme ve araştırmalarımıza zemin olması için, “Aydınlarımız belki bütün cihanı, diğer bütün milletleri tanır; fakat kendimizi bilmeyiz” uyarısını yapar. Yani izlenecek yolu çizer. Jeanne d’Arc, Madam Curie vs tamam, ama bunun yanında sadece Türk değil, dünya tarihine imzasını atmış, felsefe, sanat, bilimde, büyük buluşlar yapmış kadın erkek kendi değerlerimizi de tanımak ve tüm dünyaya tanıtmak gerekiyor. Günümüzde de o kadar isim var ki birincilikleri ile dünyayı şaşırtan.
- Kitap için nasıl bir hazırlık süreci yaşadınız?
Geçen yıl başlayan gösteri konferansında 1919-1938 arası yaşamış ve cesaretleri ile birer ilham kaynağı olan, dünyada ilkleri başarmış olan özgün ve öncü kadınlardan sadece 19’unu anlatabiliyorduk. Diğer kadınlarımızla mutlaka tanışmak isteyenlerin talebi doğrultusunda 100 yılda önde ve öncü 100 kadınımızı kaleme aldım. Zamansız Kadınlar albümü, geçmişi tanıyarak bugünün şekillendirilebileceği inancı ile geçmiş, şimdi ve geleceğin çevirmenliğini yaparak bir “hafıza müzesi” kurmak için hazırlandı. İlk albüm yayınlandı, ikincisi de hazırlanıyor.

Zamansız kadınlar vefa borcudur

BİZ OLMAYI BAŞARMIŞLAR

- Projede yer alan kadınların öne çıkan ortak özellikleri nedir size göre?
Hiçbir karşılık beklemeden, hepsi ben, sen, o yerine biz olmayı başarmış kadınlarımız. Sadece sorunları değil sorumlulukları da üstlenmişler. Değiştirmesi gerekenleri değiştirecek ve korunması gerekenleri koruyacak gücü daima bulmuşlar. Umutsuzluğa düşmeden, sistemlerini hayallerini gerçeğe dönüştürmek üzerine kurmuşlar.

BURSA’YA HİZMET VERENLER

- Kitabınızda Bursalı ya da Bursa ile yolu kesişen kadınlar da yer alıyor. İlklerle adından söz ettirenlerin bazılarına yer verelim isterim?
O kadar çok ki, öncelikle Üsteğmen Fatma Şimşek (Kara Fatma)’dan başlamak isterim. 1985’ten beri anlattığım Fatma Hanım’ın Bursa anıtının dikilmesinde proje danışmanlığı yaptım. Bir nebze de katkım olmasından dolayı gerçekten çok mutluyum. Bursa’nın yakından tanıdığı üsteğmen Fatma Hanım, 700 erkek 43 kadından oluşan bir müfrezenin reisliğine bizzat Atatürk tarafından atanmıştır. Bursa’nın kurtuluşuna büyük bir hizmet vermiştir.

İLK KADIN POSTACI

Müveddet Hanım, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Bursa’da görev yapan Türkiye postacılık tarihinde ki ilk kadın memure sıfatını taşımaktadır. Bursa’nın işgalden kurtulması için büyük bir mücadele veren kolağası Reşat Bey’in kızıdır. 1922’de bu vazifeye başlayan Müveddet Hanım 1965 yılına kadar Türkiye’nin ilk kadın memuresi olarak bu görevde kalmıştır.

Zamansız kadınlar vefa borcudur

TÜRKİYE’NİN İLK KADIN HEYKELTRAŞI

Sabiha Bengütaş, Türkiye’nin ilk kadın heykeltraşı olarak tarihe adını yazdırır. Okulunu birincilikle bitirir ve yurt dışında eğitim için açılan bir yarışmada da birinci olur. Taksim’deki Atatürk heykelinin yapımında İtalyan Heykeltıraş Canonica’nın 18 ay asistanlığını yapar. Canonica, Sabiha Hanım’ın zanaatından o kadar çok etkilenir ki Taksim Anıtı’na birisi Sabiha Hanımı temsil eden iki kadın silueti yerleştirir. 1938’de açılan iki heykel yarışmasının ikisinde de yine birinci olur. Bu heykellerden birisi Çankaya Köşkü’nün bahçesindeki Atatürk heykelidir. İkincisi mi? Mudanya Mütareke binasının karşısında ki İnönü heykelidir. Bu boyutta bir kadın tarafından yapılan dünyadaki ilk heykel olarak da geçmektedir.

KADIN SANAYİCİLERDEN

Muzaffer Tolon, Bursa ve Cumhuriyet’e ışık olmuş, zeki, açık sözlü ve çok çalışkan bir kadın olarak tanınmıştır. Evi müzik, şiirle dolu döneminin adeta bir kültür merkezi olmuştur. O Bursa sokaklarında parlak kırmızı renkli studebaker arabasıyla dolaşan ilk kadındır. Türkiye’nin ilk kadın sanayicilerinden biridir.

İLK KADIN BOTANİKÇİ

Fazıla Şevket Giz, Bursa’da bulunan Atıcılar Çiftliği Türkiye için çok önemli bir kadınımızın yol haritası olur. Bu çiftlikte ilk defa ipek böceği görme imkânına sahip olan ve etkilenen Fazıla Hanım o günden sonra eğitimini bu yönde şekillendirerek, Türkiye’nin ilk kadın Botanikçisi ve Zooloji Profesörü olur. Kendisi Genel Zooloji Enstitüsü Direktörlüğü görevinde bulunur ve Türkiye’de Hidrobiyoloji alanının önünün açılmasını sağlar...

BELEDİYE MÜZİK EVİ’NİN KURUCUSU

Zehra Budunç, Bursa’da çok ünlü Bizim Mektep’in kurucularındandır. 1934’te Türkiye’nin İlk Kadın Belediye Başkan Yardımcısı olarak Bursa Belediyesi’ndeki görevine başlar. Aynı zamanda 1930’da İnkişaf İdman Yurdu Bandosu’nu, 1937 yılında da Bursa Belediye Müzik Evi’ni kuran Bursa’nın nadide isimlerinden biridir.

Zamansız kadınlar vefa borcudurBURSALI KADIN RESSAMLAR

Mihr-i Müşfik, Bursalı Selami Paşa’nın oğlu Müşfik Bey ile evlenerek Bursa’nın gelini olmuş, kız öğrencilerin devam edeceği bir güzel sanatlar akademisi, o günkü adıyla İnas Kız Sanayi Nefise Mektebi’nin açılmasını sağlamış; dünyaca ünlü pek çok kadın ressamımızın yetişmesine önayak olmuştur. 150 tanesi günümüze ulaşmış olan aralarında Atatürk, Edison, Papa XV. Benedict, Roosvelt’in de bulunduğu pek çok ünlünün yağlı boya tablolarını yapmıştır.
Hale Asaf, 1925’te devlet bursu ile yurt dışına eğitim alması için yollanan ilk kadın ressamımızdır. Bursa’da öğretmenlik yaparken, sokaklarında resim çalışmaları yapmış ancak bu cesareti oldukça yoğun bir tepki ile karşılanmıştır. 1929’da kurulan “müstakil ressamlar ve heykeltraşlar birliği” nin ilk kurucu kadın üyesi ve tek kadın üyesi olur. Tuvale aktardığı Bursa manzaraları ile 1930 yılında Paris’te Montparmasse yaz sergisine de katılmıştır.

İMZASI OLAN MİMARLARDAN

Halk Evi projesi ile Bursa Ahmet Vefik Paşa Tıyatro Binası’nın mimarı olan Mimar Münevver Belen ve yine Türkiye’nin ilk mimarlarından olan ve Bursa Evleri konulu teziyle doçentliği kabul edilen ve Uludağ Senatoryumu mimarisi ile Leman Tomsu’da Bursa’ya imzalarını atmış ilk kadın mimarlarımızdandır.

X