"Sibel Bağcı Uzun" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sibel Bağcı Uzun" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sibel Bağcı Uzun

Torunlarımız bizden az yaşayacak

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç.Dr Halit Yerebakan, modern tıp hekimlerinin yaptığı en iyi şeyin insan ömrünü uzatmak olduğunu belirtirken, hayatımızın merkezinde yer alan stres ve sağlıksız beslenme ile tüm kazanımlarımızı kaybetmekle karşı karşıya olduğumuza dikkat çekti. Dr. Yerebakan, “Çocuklarımıza böyle sağlıksız bakmaya devam edersek, torunlarımız bizden daha az yaşayacak,” dedi.

Torunlarımız bizden az yaşayacak
Doç.Dr Halit Yerebakan’ı, öncelikle yüksek enerjisi, heyecanı ve de samimiyeti ile kalbinizi kazanmayı bilen bir doktor olarak tanıtabilirim size. Sanırım adına hayran sayfası açılmasının sebeplerinin başında da bu özellikleri geliyor. Başarısının sırrını “çok çalışmak” olarak özetleyen Dr.Yerebakan için uzmanlığı konusunda ise dünyaca ünlü Prof.Dr. Mehmet Öz’ün asistanlığını yaptığını, yurtdışında önemli araştırmalarıyla birlikte organ nakli konusunda ödülleri de bulunduğunu belirtmemizde fayda var.

HETADER hastaları için düzenlenen gecede sağlıklı beslenme konusunda bilgiler veren Dr.Yerebakan’la, birlikte konuşmacı olduğu Şef Ömür Akkor’un restoranında bizim için hazırladığı keyifli sofrada buluştuk. Sağlıklı yemekler eşliğinde gerçekleşen sohbetimizde son dönemlerde sıkça tartışılan şekerden ekmeğe, beslenmeyle ilgili aklımızda ne varsa tüm sorularımızı yönelttik.

Uzun yaşamanın 5 sırrı var diyorsunuz. Sırasıyla alalım mı nerede hata yapıyoruz, nelere dikkat etmeliyiz?
Yapılan araştırmalar şunu gösteriyor insanlar ne kadar uzun ve sağlıklı yaşayacaklarına kendileri karar verebiliyorlar. Bugüne kadar hep genleri suçladık. Ama bugün gördük ki normal şartlarda taşımadığınız genetik hastalıklara, kendimize iyi bakmazsak yakalanabiliyoruz. Sigara, hareketsizlik, obezite gibi etkenler birçok hastalığı tetikleyebiliyor. Bilim adamları birçok araştırmanın sonucunda görmüşler ki, insanlar eğer bu bahsedeceğim 5 şeyi yaparlarsa, ne kadar uzun ve sağlıklı yaşayacaklarının yüzde yetmişten fazlasına kendileri karar verebiliyor.

İnanılmaz bir rakam değil mi?
Müthiş bir rakam! Kalp doktoru olduğum için önce kalpten bahsetmek istiyorum. Bu 5 maddenin birisi, vücudumuzun sessiz katili tansiyondur. Tansiyon kalbimizin kanı vücudumuza gönderebilmesi için gereken basınçtır. Araştırmalarda yüksek tansiyonun insan ömründen 10 yıl götürdüğü gösterilmiştir. Demek ki bir insan nefesini ne kadar hızlı tüketirse ömrü o kadar hızlı olacaktır. Tansiyon kalp yetmezliğine sebebiyet veriyor, kalp yetmezliğinde ise akciğerlerde ödem birikiyor. , nefes alamıyor, nefes alış sayısı artıyor ve otomatikman nefesini tüketiyor. Dolayısıyla tansiyon insan ömründen en fazla çalan önemli bir hastalıktır.

OBEZİTE TANSİYONUN İLK SEBEBİDİR

Çağımızın en büyük sorunlarından biri obezite olarak gösteriliyor?
Bir insanın bel çevresinin, boyunun yarısını aşması birçok problemin de tetikleyicisidir. Cildinizin altındaki yağ dokusundan bahsetmiyorum, o en fazla 1-2 santim oynar. İçimizde metabolik olarak aktif olan omentum dediğiniz bir yağ dokusu var. Hani tıpkı kuzularda gömlek dedikleri yer, fazla yağlıysa kötü çıktı derler. İşte insanda da onun çok ince olması lazım. Yapılan araştırmalar bize diyor ki bütün bu kronik hastalıkların temelinde yatan en önemli şeylerden bir tanesi aslında bel çevresinin kalınlığıdır. Obezite hipertansiyonun ilk sebebidir. Karaciğerin yağlanması, pankreasda beta hücrelerinin etkisiz hale gelmesi ve şeker hastalığının temelidir. O yüzden çok dikkat etmemiz lazım.

STRES İÇİN 4-7-8 KURALI

Torunlarımız bizden az yaşayacakHareketsizliği de ortadan kaldırmalıyız o halde?
Kesinlikle üçüncü sır da fiziksel aktivite zaten. İşleyen demir ışıldar diye bir atasözümüz var. İnsan bedeni de öyledir, işledikçe ışıldarsınız, ömrünüz uzar. Uzun yaşam testi diye bir hareket vardır. İnsan bedeninin esnekliğini gösterir. Bedeniniz yeteri kadar esnekse ömrünüz 10 sene kadar daha uzuyor. Esnekliği de fiziksel aktivite sağlıyor. Dördüncü madde olan bağımlılık yapan materyallerden uzak durmamız gerektiğinin üzerinde konuşmaya bile gerek yok.

Geldik her şeyin başı dediğimiz strese. Yenmenin bir yolu var mı?
Stresi yenmek için öncelikle doğru nefes egzersizi yapmalıyız. 4-7-8 kuralını öneririm. 4 saniyede nefes alacağım, 7 saniye tutacağım, 8 saniyede vereceğim. Mesela gece uyku mu tutmadı, yatağınızda uygulayın, 5 kere anca uygulayabilirsiniz. Nasıl uyuduğunuzu anlamazsınız bile!

ŞEKER EN BÜYÜK ZEHİR!

Tükettiğimiz şekerin zararı da en çok konuşulan konuların başında geliyor artık?
Şeker, çağımızın en büyük zehridir. Karaciğer öyle bir organdır ki şekerden yağ üretiyor. Metabolizma depolayacağı miktarın üzerinde bir karbonhidrat alırsa, karaciğer otomatikman yağa dönüştürüyor. Kanımıza karışan kolesterolün ve kanı yağlandıran trigliseridin esas sebebidir. Ekmek dâhil bütün şekerlerden bahsediyoruz. Ben mesela sadece siyez ekmeği yiyorum ya da bulursam güzel ekşi maya ekmek. Normal ekmek asla yemiyorum.

Buğdayın genetiği nedeniyle mi?
Şimdi diyoruz ki buğdayın genetiği değiştirilmiş. Bu GDO değil, doğadaki genetiği değiştiğindendir. 12 bin yıl önceki buğdayın genetik yapısı ve morfolojisi ile endüstriyel hayata geçişle birlikte bugünkü yapısı çok farklı. Aradaki farkı göstermek için bir video yaptım, Youtube’da iki buçuk milyon izlendi. Çok eleştirenler de oldu.
Aslında şunu göstermeye çalıştım, endüstriyel hamurdan elde edilen şey neredeyse o kadar sindirilemez haldeki plastik tanesi gibi oluyor. Ama eski buğdayları yediğinizde sizde gluten hassasiyeti belirtilerini göstermiyor.

ALERJİK REAKSİYONA DİKKAT!

Gluten hassasiyet niçin önemli?
Bedenlerimiz aslında sağlıklı olarak kalmayı enflamasyonu (yangı ve iltihaplanma) yenerek sağlıyor. Vücutta bir yangı varsa vücudunuzun her tarafı yanıyordur unutmayın! Baktığınızda ekmekteki gluten gibi yapılara karşı vücudunuzda alerjik benzeri reaksiyon varsa, ortadan kaldırarak birçok hastalığı yenebilirsiniz. Mesela dünyaca ünlü aşçımızÖmür Akkor buna en büyük örneklerden bir tanesidir. Antienflamatuar diyet yaparak, romatizmal hastalığını yendi. Özellikle, ne yaparsanız yapın hazır gıda asla tüketmeyin diyorum.

Geçmiş yıllara göre alerjik reaksiyonlar arttı mı?
Arttı, sebebi ise çevresel etkenler. Yediklerimiz, içtiklerimiz, hayatımız, yattığımız yatak, başımızı koyduğumuz elyaf yastık bile alerjiyi bedeniniz de başlatıyor zaten. Bulunduğunuz ortam hep yapay ürünlerle dolu bir de yapay gıdalar yerseniz düşünün artık. Ben diyorum ki dünyanın en büyük tehlikesi sokak yemeğidir. Çatalı, kaşığı unutturan yani elle yenilen yemek, insanoğlunun en büyük düşmanıdır. Fastfood diyoruz neyin hızlısı? Bence ölümün hızlısı, anlatabiliyor muyum?

ŞİFA DOĞADA

Her şikâyetinde ilaç kullananlar var, bağımlılık mı?
Tansiyon gibi bir hastalığınız varsa ve modern tıp bu hastalığınıza kesin çözüm üretiyorsa, o zaman ilacı kullanmalısınız. Ancak bilinen bir şey yok ve sadece şikâyeti ortadan kaldırmak için ilaç kullanıyorsanız bilin ki bunu doğadan da elde edebilirsiniz. Mesela baş ağrınız var, mideniz bulanıyor, ilaç almadan önce bir zencefil çayı iç bakalım. Zencefilin kanıtlanmış etkisi var. Böbrek probleminiz mi var, biraz maden suyu, limonlu sular tüketin. Burun akıntınızda, öksürüğünüzde artık reçete bile edilen bitki çayları var.

Havalar soğuyor, sizin hastalıklara yakalanmamak için özel bir öneriniz var mı?
Benim özel bir kürüm var. Her ne kadar içerisinde şeker olsa da balı seviyorum, çünkü besin değeri olan tek şekerdir. Yani baldan başka tüm tatlılar zehirdir desem de bala zehir demiyorum. O yüzden balı şifa yerine koyuyorum; içerisinde bin bir türlü antioksidanı, poleni, vitamini her şey var, ilaç gibi. Yapılan araştırmalar çocuklarda öksürük şurubu etken maddesi dextromethorphanla, limonlu bal şurubunun eşdeğer olduğunu ve öksürüğü bastırdığını göstermiş. Bu kadar önemli bir şeyden bahsediyoruz.

KIŞ KÜRÜ

E o zaman gelelim şu meşhur küre?
Her kış düzenli olarak, bir kavanozun yarısına kadar bal koyuyorum. Kestane balı yoksa hakiki çiçek balını tercih ediyorum. Üçte birine taze çekilmiş zencefil tozu, üçte birine zerdeçal tozu, geri kalanına da çekilmiş çörek otunu koyup karıştırıyorum. Tortulu macun kıvamına geliyor ve her sabah bir çay kaşığı alıyorum. Ne kadar şifa dolu bir şey olduğunu anlatamam. İçinde grip olsanız bile etkilerini ortadan kaldıracak şeyler var.

DOPAMİN BAĞIMLISI OLDUK

Torunlarımız bizden az yaşayacakKalp krizi yaşı düştü mü, çok sık duymaya başladık?
Düştü! Az önce 38 yaşında bir dizi yönetmeni aradı, son günlerde biraz halsizlik hissettiğini ve bugün de sol kolunun uyuştuğunu söyledi. Hemen hastaneye git, ölebilirsin dedim. Kalp krizinin aslında halk arasında konuşulmayan belirtilerinden biridir, son 2 hafta içinde yorgunluk hissinin olması! Dolayısıyla eşlik eden kalp semptomları da varsa hemen doktora gidilmelidir. Artık kalp kriz daha erken yaşta görülüyor, çünkü eskiden hayatımızda bu kadar stresimiz yoktu. Hayatımız stres, dopamin bağımlısı olduk. Günümüzde ise arkadaşım mesaj çekti mi, Instagram’da fotoğrafım ne kadar beğeni aldı, WhatsApp’tan birine yazdım gördü mü gibi şeylerin kontrolünün vücudumuza dopamin etkisi var. Dolayısıyla biz buna bağımlı hale geldik ve küçük çocuklar bile takipçi sayım düştü mü diye kendilerini strese sokuyor.

KAZANIMLARIMIZI KAYBEDECEĞİZ
Hayatımıza eklenmiş bu kadar stresin yanında bir de üstüne aileden gelen genlerimiz varsa, o zaman artık 60 yaşında bile gelemiyorsun. Bizler hep ömrümüz ne kadar uzun olacak diye insanlara anlattık. Modern tıp hekimlerinin yapabildiği en iyi şeylerden bir tanesi ortalama insan ömrünü uzatmak oldu. Hatta Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye’de son 20 senede ömrümüz 11 yaş uzadığı rapor yayınladı “Yavaş ol şampiyon” diye. Türkiye’de beklenen ortalama insan ömrü arttı ama bugün ne diyoruz biliyor musunuz; siz çocuklarınızı böyle beslediğiniz, çocuklarınıza böyle baktığınız için artık torunlarımız bizden daha az yaşayacak. Böyle giderse, bütün kazanımlarımızdan fazlasını kaybedeceğiz.

ORGAN BAĞIŞINA İHTİYACIMIZ VAR

Özellikle organ nakli konusunda hem ödülsüsünüz hem de araştırmalarınız var. Farkındalık biraz daha arttı mı ülkemizde?
Türkiye’de modern tıp o kadar çok ilerlemiş durumdaki, dünyadaki hiçbir yerden tedavi almaya gerek duymayacak kadar altyapımızı geliştirmiş durumdayız. Ama bizim doktorlarımızın milletimizin sağduyusuna ihtiyacı var. Bugün başka insanları yaşatabilmenin en ucuz yöntemlerinden bir tanesi olan organ naklini, biz organ bağışı olmadığından yapamıyoruz. O yüzden röportaj aracılığıyla da seslenelim; mutlaka organlarınızı bağışlayın ve çevrenize de bu fikri yaygınlaştırın.

 

 

X