"Sevil Erkuş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sevil Erkuş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sevil Erkuş

Aile dostu bir kent

‘İstanbul’da görev yaptığım için hep Ankara’yla kıyaslamamı isterler. İstanbul kendi şahsına münhasır, eşi olmayan bir kent.

Aile dostu bir kent
Ancak Ankara’da görev yapmak bir diplomat olarak Türkiye’ye başka bir bakış açısı sağlıyor. Ayrıca Ankara, aile dostu bir kent.Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Zoran Markovic, henüz birkaç ay önce görevine başlamasına rağmen, dana önce İstanbul tecrübesi olan ve Türkiye’yi yakından tanıyan bir diplomat.
Ankara’yı “Aile dostu bir kent” olarak tanımlayan Büyükelçi Markovic, Yugoslavya döneminde Atatürk tarafından hediye edilen elçilik yerleşkesinin Ankara’nın ‘en güzel yerinde, üstelik şehrin merkezinde tarihi bir binada bulunması’ nedeniyle çok şanslı olduğunu söylüyor.
Hürriyet Ankara’ya konuşan Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Zoran Markovic, şu mesajları verdi:

İSTANBUL-ANKARA KIYASI

“Ankara, neredeyse altı milyon nüfusuyla çok önemli bir başkent. Ankara’nın nüfusu, Sırbistan’ın başkentinin nüfusunun üç katı. İstanbul’da görev yaptığım için hep Ankara’yla kıyaslamamı isterler. İstanbul kendi şahsına münhasır, eşi olmayan bir kent. Ancak Ankara’da görev yapmak bir diplomat olarak Türkiye’ye başka bir bakış açısı sağlıyor. Ayrıca Ankara, aile dostu bir kent.

BİR KISMI BOSNA’YA VERİLDİ

Büyükelçilik binamız Ankara’nın en güzel yerinde, üstelik şehrin merkezinde tarihi bir binada bulunuyor. Bu mülk 1936 yılında Atatürk tarafından Yugoslavya’nın o dönemki kralına hediye edilmiş. Bu bina, kralın Belgrad’daki sarayının kopyası olarak inşa edilmiş. Yugoslavya’nın bölünmesinin ardından bu mülkün bir kısmı Bosna’ya verildi. Şu anda elçiliğin bulunduğu mülkü Bosna Büyükelçiliği ile paylaşıyoruz.

BOSNA’YLA KAPI AÇACAĞIZ

Bu mülk önceden rezidanstı, şimdi elçilik ofisine dönüştürdük. Önceden elçilik ofisi olarak kullanılan bina ise artık Bosna Hersek Büyükelçiliği’ne ait.
Elçilik yerleşkesi tapuda tek mülk olarak görünüyor, ama aslında yüzde 51-49 oranıyla Bosna ile hissedarız. Aramızda bir duvar var. Bosna Hersek’in Ankara Büyükelçisi ile geçen sene bir anlaşma yaptık ve bu duvarda bir kapı açmaya karar verdik.

ORTAK MANGALLAR YAPACAĞIZ

Geçmişte zorlu bir tarihimiz olmasına rağmen birlikte yaşayıp, birlikte günlük yaşamın tadını çıkarabileceğimizi göstermek istedik. Bosna Hersek Büyükelçilik binası henüz kullanılmıyor, yakında renovasyona girecek ve ekimden önce kullanıma başlanacak. Ortak mangallar yapacağız, çocuklarımız aynı bahçede oynayacak. Gelecekte ilişkilerimizi nasıl gördüğümüzün göstergesi olacak. Sembolik ama güçlü bir mesaj.”


ATATÜRK’ÜN HEDİYESİ

BU HALININ DUYGUSAL VE TARİHİ BİR ANLAMI VAR

Sırbistan Büyükelçiliği’ndeki çalışma ofisinde Mustafa Kemal Atatürk’ün hediye ettiği bir İran halısı olduğunu söyleyen Markovic, “Bu halının duygusal ve tarihi bir anlamı var. Atatürk’ün hediye ettiği bir başka halı ise şu an Sırbistan’ın Yunanistan’daki Büyükelçiliği’nde kullanılıyor” dedi.

‘MODEL ASKER’ KOLEKSİYONUNU YAPIYOR

UZUNCA bir süredir tarihi önemi olan savaşların ve orduların ‘model asker’ koleksiyonunu yapan Büyükelçi Markovic, bu tutkusunu “Kimileri için pek bir şey ifade etmeyebilir ama biz koleksiyonerler için çok büyük anlamı vardır. Bu konuda büyük çocuklar gibiyiz” diye anlatıyor.

Aile dostu bir kent
BAZI İNSANLAR, TÜRKLER VE SIRPLAR ARASINDAKİ İLİŞKİ KONUSUNDA ÖN YARGIYA SAHİP

Büyükelçi Zoran Markovic, Türk-Sırp ilişkileriyle ilgili ise, şunları söyledi:
“Bazı insanlar, Türkler ve Sırplar arasındaki ilişki konusunda ön yargıya sahip. Bu mesafe nedeniyle bir araya gelemiyorlar. Buradaki görevim sırasında bir araya geldiğim her Türk vatandaşı, ülkem ve vatandaşlarımı benim üzerimden değerlendirecek. Beni, bir büyükelçi olarak değil, normal bir kişi, bir arkadaş olarak görmelerini isterim. O zaman iki ülke ilişkilerimiz de gelişecek. Bu nedenle Türk insanlarının Sırbistan’a gelmesi ve aslında ne kadar benzediğimizi görmesi çok anlamlı. Dört yüz yol boyunca bir arada yaşayarak etkileşim içinde olmuş milletleriz. Türkçe’den dilimize gelen altı bin kelime kullanıyoruz. Tarih boyunca iyi ve kötü hadiseler yaşanmış olabilir. Ancak bunlar nefret duygusu için değil, birbirimizi daha iyi anlamamızı sağlayacak ve daha iyi ilişkiler kurmamız için bir sebeptir, iyi bir zemindir. Aynı sorunları paylaşıyoruz, birbirimizi başkalarından daha iyi anlayabiliriz.

ANKARA’NIN NE DEDİĞİNİ HER ZAMAN DİKKATLE DİNLERİZ


Şu günlerde Türkiye ve Sırbistan, ortak çıkarlara dayalı fevkalade ikili ilişkilere sahip. Liderlerin karşılıklı anlayışının katkısı çok. Ortak değerlerimiz, aynı zihniyet yapımız sayesinde Türkiye ve Türk insanlarını, Batı ülkelerinden daha iyi anlıyorum. Her iki ülkenin insanları da çok gururlu. Her iki millet de başkaları tarafından yönetilmeyi kabul etmeyen, kendi kendini yönetmeye çalışan milletler. Ülkelerimiz kendi insanlarına ait. İşte en önemli ortak paydalarımızda biri de bu. Cumhurbaşkanımın resmi ziyaret sırasında söylediği gibi Ankara’nın ne dediğini dikkate almak zorundayız. Türkiye, Batı Balkanlar’daki en önemli ülkelerden. Siyaseti konusunda aynı fikirde olsun olmasın, Türkiye’nin bölgedeki ekonomik potansiyeli o kadar büyük ki kimse bu ülkeyi görmezden gelemez.”

X