"Serhat Tezcan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Serhat Tezcan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Serhat Tezcan

Tezgahtan ihracata

İş hayatına tezgahtarlıkla başladı. Askerden dönünce genç yaşta kendini denemek istedi ve işini kurdu. Toptan, perakende satışlar yaptı. Bayilik oluşturdu. İhracat da yaptı. İlerleyen zamanda iş yoğunluğundan fabrikalara mal yetiştiremiyordu. Bursa’da küçük bir atölyede kendisi için gerekli olan malzemelerin üretimini yaptıracaktı. Yaşanan aksilikler buna müsaade etmedi. Fabrikayı satmak istedi, satamadı. İşin başına geçti. Bugün Bursa ve Bafra’da toplam 33 bin 500 metrekare alanda üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Yüzde 100 ihracat hedefiyle yola çıktıklarını ve bu ilke ile yola devam ettiklerini açıklayan Fabio Hava Süspansiyon Sistemleri ve Yedek Parça Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bacakçı, toplam 350 çalışanı ile 128 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini söylüyor.

Tezgahtan ihracata
İki yıl tezgahtarlık yaptı. Otobüs ve TIR’ların yedek parçalarını sattı. 1978’de askere gitti. 24 aylık askerliğin ardından tekrar İstanbul’a döndü. Eski iş yerinde çalışmaya başladı. Sektör o zaman çok fazla kalabalık değildi. 4 toptancı, yerli üretim yapan birkaç firma vardı. Herkes birbirini tanıyordu. Hırslı ve azimliydi. Kendi işini kurmayı planlıyordu. Çok gençti ancak ‘Şansımı deneyeyim belki başarılı olurum. Olmazsa da iyi bir satışçı olduğum için kendime iş bulabilirim’ diye düşündü. Yedek parçacılığının toptancılığını yapmaya başladı.
1981’de kurduğu şirketinde 1986’ya kadar toptancı olarak işlerini sürdürdü. Toptancı piyasası farklılaşınca değişiklik yapmak istedi. İstanbul Topkapı’da 1986 ile 1988 yılları arasında otobüs yedek parçacılığında perakendecilik yaptı.
Yumuşak yüzlüydü. Bu nedenle bir takım sıkıntılar yaşadı. Çekle veresiye ile iş yapmak isteyenleri kıramıyordu, dayanamıyordu. Baktı olacak gibi değil, o zamanın parasıyla 50 milyon liralık çekleri yırtıp, attı. ‘Bu işler bana göre değil’ dedi ve iş yapış şeklini değiştirdi.
1988 ile 1994 yılları arasında resmi dairelerin ihalelere girmeye başladı. Otobüs yedek parçalarında belediyeler ile anlaşmalı işler yapıyordu. İETT Genel Müdürlüğü, Bursa, İzmir, Çanakkale, Balıkesir Belediyeleri ve askeri kurumların ihalelerine katılıp, otobüs yedek parçaları temin ediyordu.
İETT Genel Müdürlüğü 3 bin aracı olan ciddi bir müşterisiydi. Bir gün Malzeme İkmal Müdürü’nün çağırdığı toplantıya katıldı. Mustafa, ‘Biz bu yedek parçaları yerlileştirelim’ önerisinde bulundu. Nasıl olacağını sordular. Rot başı, fren körüğü bunların hepsi ithal geliyordu. Bunların yerlileştirilebileceğini söyledi. Çok sıcak yaklaşılmadı. ‘Malzeme İkmal Müdürlüğü’nde 6 makine mühendisisiniz. Ben iş adamıyım. Çok değerli üreticiler var. Ben bu konuda akademik eğitim almadım ama siz üniversitesini okudunuz. Bu ülkeye sahip çıkacak bizleriz. Bunu yerlileştirebiliriz’ dedi. Birçok fabrikayı gezdiler. Tüketici, üretici ve satıcı üçgenini kurdular. 1991’de belediyeye o zamanın parasıyla 50 milyar lira kâra geçirdi. İlerleyen zamanda farklı nedenlerle bu işten uzaklaşmak durumunda kaldı. Toptancılığa geri döndü. Marmara Bölgesi’nde aynı işi yapmaya devam etti. Birçok üreticinin bayiliklerini aldı. Aktaş, Maysan, Şen Lastik, FSS, Hattat Direksiyon gibi birçok şirketin bayilikleri vardı.

BAVUL TİCARETİ

1996’da Ruslar, Türkiye’ye gelmeye başladı. Mustafa’nın iş yeri Şehremini’deydi. Tekstilde olduğu gibi yedek parçada da bavul ticareti yapmak istiyorlardı. Peşin para çalışıyorlardı ve kâr marjı çok yüksekti. İç pazara çekli, cüzi karla satarken, Ruslar liste fiyatından alıyordu. Keyifli bir işti. Ağırlığı buraya vermeye başladılar. O yıllarda Nijeryalılar’da gelmeye başladı. Bu şekilde çalışmak hoşlarına gidiyordu. Ciddi paralar kazandı. İlk ihracatı böylece 1996’da başladı.

MOSKOVA’DA DEPO VE SATIŞ YERİ KURDU

Tezgahtan ihracata
İşler büyümeye başladı. Şehremini küçük geliyordu. 2000’de İkitelli Dolapdere Sanayi Sitesi’nde yer kiraladı. 2001’de buraya ilk taşınan oldu. 105 metrekare 9 yer kiraladı. ‘Daha çok ihracata yönelelim’ dedi. Enflasyon ve döviz kurunun yüksek olduğu dönemdi. 2004’te Moskova’da bir depo ve satış yeri kurdu. Vektör olarak Doğu Bloğu ülkelerinde tanınmaya başladı. 2010’a kadar ihracatta otobüs ve yedek parçaların ihracatında Türkiye lideriydi.

CAZİBESİNİ YİTİRDİ

Moskova’daki satış yerinin ardından Aksaray’da da perakende ve bavul ticareti için satış mağazası açtı. Zamanla Ruslar, kendi ticarethanelerini kurmaya başladılar. Bavul ticareti de cazibesini kaybetmeye başladı. 2014’e kadar bu alanda faaliyetine devam etti.

ALTERNATİF OLUŞTURDU

İşler çok yoğundu. Fabrikalar mal yetiştiremiyordu. Sektörde duayen olarak bilinen Şahap Aktaş ile çok yakından görüşüyordu. Aynı zamanda Bursa’da hava süspansiyon ve körüğü imalatı yapan Aktaş Holding’in de bayisiydi. ‘Patron sen bize mal veremiyorsun, başka bir üreticide yapalım’ önerisinde bulundu. İstanbul yolu üzerinde Us isimli küçük bir imalatçı vardı. ‘4 basit körüğümüz var, buna yaptıralım mı?’ dedi. Görüşmeler sonrasında anlaştılar. Bir süre çalıştılar ancak İzmirli bir şirket tarafından satın alınan Uz, o kente taşındı.
Firma taşınınca ayrılan kalıp ve kauçuk ustası, ‘Mustafa Bey, 4 körüğünüz var. Bize biraz destek olun, bunun üretimini burada yapalım’ dediler. Bir miktar yardım etti. Bu yardımlar 9 ay kadar sürdü ancak sonuç alamadı. Bu gelişmeler üzerine ‘Paramı verin’ dedi. Onu da alamadı. O dönem kardeşi de Almanya’dan gelmek istiyordu. ‘Birlikte ne yapabiliriz?’ diye soruyordu. Üretim ile ilgili süreci anlattı. ‘3’lü ortaklık kuralım, bu işi büyütelim, geliştirelim’ dedi. Kardeşi Kemal geldi. Ustalar, kardeşiyle çalışmak istemediler. Daha sonra ustalar gitti. Bir yıl kadar Kemal, işleri götürdü. Ancak bu defa da iki kardeş anlaşamadı.

İŞİN BAŞINA GEÇTİ

Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde (NOSAB) zamanla büyüdü. Yaklaşık 3 bin metrekarelik üretim yerine erişti. Firmanın gelişmesi için farklı yöneticiler getirdi. Sırayla 3 yönetici denedi. Olmadı. Kötü deneyimlerin ardından firmayı satmaya karar verdi. 2004 ile 2007 yılları arasında şirkete 2 milyon liraya yakın para harcamıştı. ‘Kapatıyorum. Bu benim işim değil. Satışa devam edeceğim’ diye düşünmeye başladı. Birkaç arkadaşına durumu anlattı. ‘500 bin liraya imalathaneyi vereyim. Karşılığında bana para da vermeyin, mal verin’ teklifinde bulundu. Satamadı. İstanbul’daki işler devam ediyordu. Bu gelişmelerin ardından ‘İşin başına geçip, doğru dürüst bu işi yapacağım’ kararı aldı. 1 Ocak 2008 itibariyle 35 kişi ile çalışmaya başladı.

ÖNEMLİ HEDEF

İstanbul ile ilişkisini kesti ve ‘5 yılda önemli üretim yapan firma konumuna geleceğiz’ diye hedef belirledi. Yanındakilerden bu hedefe inanmayanlar oldu. Hummalı çalışma için kolları sıvadı. 2010 yılında Hasanağa’da arsa satın aldı. 2013 yılında buraya taşındı. 2014 sonu itibariyle 450 çalışana erişti.

350 İSTİHDAM 128 ÜLKEYE İHRACAT

Tezgahtan ihracata
2015’te yatırım avantajları bulunan Bafra’ya üretim tesisi kurdu. 26 bin metrekaresi Bursa’da, 7 bin 500 metrekare ise Bafra’da olmak üzere iki tesiste üretimini sürdürüyor. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde de Bafra’da 8 bin 500 metrekarelik ikinci fabrika açılışını gerçekleştirecek. Aynı zamanda İstanbul’daki Vektör Şirketi otobüs ve tır yedek parça ihracatı devam ediyor. Yüzde 100 ihracat hedefiyle yola çıkan şirket, toplam 350 çalışanı ile 128 ülkeye ihracat yapıyor. Şirket 1 milyon üretim kapasitesine sahip.

ARABA OTOBANIN ORTASINDA KALDI

Sektördeki gelişmeler ile ilgili değerlendirmede bulunan Fabio Hava Süspansiyon Sistemleri ve Yedek Parça Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bacakçı, 2015’ten beri global bir kriz yaşadıklarını belirterek, o yıldan bu yana aynı ciro oranı ile faaliyetlerini sürdürdüklerini açıkladı. 2008’den 2014’e kadar yüzde 100 büyüme oranları ile bugünlere geldiklerini hatırlatan Bacakçı, “Hiç fren kullanmadık. Şimdi ne yapacağımıza bakıyoruz. 2014’te araba otobanın ortasında stop etti. Gitmiyor, itiyoruz. Çok dikkatliyiz. Temkinliyiz. Korkuyoruz. Ülkede istikrarın olması lazım. Bir bulut, bir güneş, bir yağmur, nerede gaz yapacağımızı, nerede fren yapacağımızı kestiremiyoruz. Dövizin bu denli artması, hammadde fiyatlarının böyle anormal zikzakları nedeniyle önümüzü göremiyoruz. ‘Yıkılmadık ayaktayız, dertlerimiz ile baş başayız’ o şarkıyı söylüyoruz” şeklinde konuştu.

BAFRA’YA YATIRIMI GETİRDİ

İstihdamda yaşadıkları sıkıntılardan dolayı Bafra’da yatırım kararı aldıklarını açıklayan Bacakçı, oraya verilen bir takım teşviklerin de bu kararı almalarında destekleyici olduğunu kaydetti. Bafra’da işe aldıkları beyaz ve mavi yaka çalışanları bir yıl eğittiklerini belirten Bacakçı, “Oradan son derece memnunuz. Karadeniz insanı daha çabuk işe adapte olur. Zeki, çevik ve hırslıdır. 1,5 yılda işi öğrendiler. 100 kişiye istihdam sağlayalım derken, çalışan sayısı 268’e çıktı” diye konuştu.

SANAYİ OLUMSUZ ETKİLENDİ

Bafra’da sanayi arsası metrekaresinin 15 lira olmasına karşılık faaliyet gösterdikleri Hasanağa’da bu oranın bin 500 lira olduğunu söyleyen Bacakçı, “100 katı fark var. Entegre tesis planımız vardı. Fabrikalarımızı yaptık ama olmadı. Bursa’da 2010’a kadar her şey çok güzeldi. Beyaz yaka, mavi yaka vardı. 2010 sonrasında Bursa’da otel patlaması oldu. Arkasından AVM’ler ve turizm patladı. Bugün nefes alamıyorsunuz. Bu, hızlı bir büyüme. Hizmet sektörünün büyümesi sanayiyi olumsuz etkiledi. Gençler, ‘Yağ, pas ile uğraşacağıma otelde, AVM’de çalışırım’ diyor” şeklinde konuştu.

BURSA, TEKSTİL VE TURİZM CENNETİ

Tezgahtan ihracata
Bursa’nın sanayi şehri olamayacağını savunan Bacakçı, “Bugünler iyi günler. Yeni bir OSB daha yapılıyor. Büyük şirket ve firmaların geleceği söyleniyor. ‘İşçiyi nereden bulacaksınız?’ diye soruyorum. Mevcutlar zaten sıkıntılı. Sanayicinin en büyük sıkıntısı eleman bulamaması. Bursa, tekstil ve turizm cenneti. Artık otomotiv sektörünün başka yerlere kayması lazım” dedi.

X