Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

20 yaş genç olsam ‘eşekolog’ olurdum

Her şirkette başarılı insanlar vardır, başarısız insanlar vardır.

Bir de, çoğunluğu oluşturan diğerleri, yani ne başarılı ne başarısız insanlar vardır. Ki bunlar iki gruba ayrılırlarmış: ‘Başarılı olmayı başaramayanlar’ ve ‘başarısız olmamayı başaranlar’.

Evet, haklısınız, yazarken benim de kafam karıştı. Birlikte anlamaya çalışalım.

Birinci grup, yani ‘başarılı olmayı başaramayanlar’ın başarılı olma potansiyeli varmış. Ama başarılı olurlarsa kendilerinden başka ve daha zor işler istenir, sorumlulukları artar diye frene basıyorlarmış.

İkinci grup, yani ‘başarısız olmamayı başaranlar’ ise asgarî bir sonuç almazlarsa gözden düşerler, işlerini kaybederler diye kendilerini zorlayıp başarısız olmamayı bir şekilde başarıyorlarmış.

Uzmanlar “Her iki durumda da, bu insanların duygusal durumları son derece karmaşık. Ve ‘başarılı olmayı başaramamak’ ve ‘başarısız olmamayı başarmak’ inanın başarılı olmaktan daha zor bir strateji uygulamayı gerektiriyor” diyorlar.

Les Echos gazetesinde okudum. Fransa’da eğitim ve koçluk hizmeti veren bir şirket varmış. Bu şirket ‘Echecologie’ (échec = başarısızlık) adını verdiği bir konsept geliştirmiş. Ve 10 yıldır bu ‘başarı özürlü’ çalışanlar üzerinde uzmanlaşmış. (*)

Kurucu ortaklarından biri “Kimi şirketlerde Echecologie çalışanların yüzde 80’ini ilgilendirebiliyor” diyor. “Bu grup, şirketin performansını ve verimliliğini etkiliyor. Ciddî bir maliyet oluşturuyor, ciro kaybına sebep oluyor.”

Diyor ki, önemli olan şirket yönetiminin de, söz konusu çalışanların da bu durumun bilincine varması. Yöntemi anlatmıyorum. Ama sonuçta, eğer verilen bu eğitimler başarılı olursa, şirkette havanın düzeldiği; ekiplerin daha uyumlu, esnek ve verimli çalıştığı; işe gelmeme yahut işe gelip de işini yapmama oranlarının düştüğü gözlemlenmiş. Daha da önemlisi çalışanların daha motive ve mutlu olduğu...

*
İtiraf ediyorum, bu haberi okurken aklımdan geçmedi değil: 20 yaş genç olsaydım, gözümü karartır bu işe girerdim.

Hem Türkiye’de gerçekten böyle eğitimlere ihtiyaç var, hem de iyi bir pazar var.

Bu ‘eşekoloji’ işi bizde çok tutar...

(*) L’Echécologie terimi Metisse adlı eğitim ve koçluk şirketi tarafından yaratılmış ve tescil edilmiş. Reklam gibi oldu ama ‘tescilli marka’ olduğu için bu bilgiyi vermek zorundayım.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI