Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yaşlılıkla gelen korkulu rüya ‘alzheimer’

Daha çok 65 yaş ve üzerindeki bireylerde görülen alzheimer riski, kişi yaşlandıkça artıyor. Bu risk 65 yaşında yüzde 1 ise 85 yaşında yüzde 50’ye yaklaşıyor.

Sevgili okurlar, bu haftaki konumuz alzheimer hastalığı. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında Ankara’da; Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesi, alzheimer hastalarına bakım verenlere yönelik ücretsiz bir kurs düzenliyor. Biz de bu hafta bu hastalığa dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için, Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesi Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Noroloji Anabilimdali Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esen Saka Topçuoğlu ile hem bu etkinlikleri, hem de alzheimer hastalığı hakkında konuştuk.

* 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü. Bu günün amacı nedir?

Bu günün amacı, alzheimer hastalığına dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak. Hedef kitlesi hem bu hastalara hizmet verenler ve bu hizmetleri veren servisleri yöneten kademeler, hem de hasta ve hasta yakınları.

* Alzheimer hastalığı nasıl bir hastalıktır?

Alzheimer hastalığı yeni bilgilerin öğrenilmesinde zorluğun ve buna bağlı yakın bellek bozukluğunun ön planda görüldüğü ilerleyici bir bunama hastalığıdır. Bu hastalığa bellek bozukluğunun yanı sıra dikkat, karar verme, konuşma, gibi diğer zihinsel becerilerin kaybı ve davranış bozuklukları da eşlik etmektedir. Sonuç olarak kişinin günlük yaşamını bağımsız, eskisi kadar becerikli idare etme yetisini bozmaktadır. Hastalık kabaca üç evrede tanımlanmaktadır:

* Erken evre: Bellek kusurları genelde ön plandadır. Bu nedenle hasta randevularını karıştırabilir, eşyalarını kaybedip bulamayabilir, sık sık aynı şeyleri konuşabilir ya da sorabilir, yeni bir telefonu ya da çamaşır makinasını bir türlü kullanmayı öğrenemeyebilir. Bu dönem, hastanın ufak tefek destekle günlük hayatını, hobilerini, sosyal hayatını devam ettirebildiği bir dönemdir. Ancak aktif bir iş yaşamını devam ettiremezler.

* Orta evre: Bellek bozukluğu daha da artmıştır, konuşulanları ya da yazılanları anlama zorluğu da belirgindir. Yer, yön, zaman kavramları etkilenmiştir. Yemek yeme, giyinme gibi temel ihtiyaçlarını genelde hasta kendisi karşılayabilir. Ancak yemeğin pişirilmesi, alışveriş yapılması, para işleri gibi konularda yardıma ihtiyaçları vardır. Tek başlarına yolculuk yapamazlar. Davranış sorunları da bu dönemde daha belirgin olabilir. Yanlış düşünceler, şüphecilik, istifçilik, sanrılar, varsanılar bu dönemde sorun olabilmektedir.

* İleri evre: Hastanın yemek yeme, giyinme, tuvalet gereksinimi gibi özbakımında da yardıma ihtiyacı olduğu dönemdir. Konuşma bir kaç kelimeyle sınırlı olabilir, yakınlarını artık tanımayabilir, evinin odalarını karıştırabilir ve yatağa bağımlı hale gelebilir.

KİŞİ YAŞLANDIKÇA RİSK ARTAR

* Kimler alzheimer hastalığı için risklidir?

Hastalık daha çok 65 yaş ve üzerinde yaşlı bireylerde görülmektedir ve hastalık geliştirme riski kişi yaşlandıkça artmaktadır. Bu risk 65 yaşında yüzde 1 ise 85 yaşında yüzde 50’ye yaklaşmaktadır. Ancak hastalık, yaşlılığın doğal sonucu değildir ve yalnızca yaşlıların hastalığı da değildir. Daha az sıklıkla da olsa 40’lı, 50’li yaşlardaki bireylerde de AH görülebilmektedir. Bazı Alzheimer hastalarında ailesel yatkınlık görülebilmektedir. Ancak çoğu hastada AH kalıtsal değildir. Hastalık riskini değiştirebilecek risk faktörleri vardır. Tekrarlayan ciddi kafa travmaları, ileri yaşta tekrarlayan depresyon, şeker hastalığı, yüksek kan basıncı, kolesterol yüksekliği gibi kalp-damar sağlığımızı etkileyen durumlar, yaşam tarzı ve beslenme bunlardandır. Aşırı alkol, sigara hastalık riskini artırır.

* Alzheimer hastalığından korunmak için neler yapılabilir?

Alzheimer hastalığına neden olan beyin değişikliklerinin hastalık bulgularını ortaya koymadan uzun yıllar önce başladığını artık biliyoruz. Kişilerin en üretken olduğu, koşuşturduğu, belki de sağlık sorunlarını pek önemsemediği orta yaşlarda başlıyor beyindeki değişiklikler. Bu nedenle hastalık riskini azaltan önlemlerin ve yaşam tarzının bu yaşlarda oturtulmuş olması gereklidir. Bunlar kalp-damar sağlığımızı da koruyan yaklaşımlardır. Orta yaştaki tedavi edilmemiş yüksek tansiyon hastalarında alzheimer riski daha fazladır. Kan basıncının bu yaşlarda normal seviyelere tedavi ile çekilmesi, hastalık riskini azaltır. Şeker hastalığı için de aynı şey söz konusu. Vücudun ve zihnin aktif tutulması hastalık riskini azaltmaktadır. Akdeniz diyeti olarak adlandırılan zeytin yağı, sebze, deniz ürünleri ağırlıklı beslenme hastalığa karşı daha koruyucudur. Günlük egzersizler, yürüyüş, farklı hobilere sahip olma, sosyalleşme, zihinsel faaliyetler hastalık için koruyucu yaşam tarzına örneklerdir.

2050’DE DÜNYADA 135 MİLYON AZHEİMER

* Alzheimer gerçekten sık mı görülüyor, hastalık artıyor mu?

Dünyada genel olarak yaşam süresi uzamaktadır. Bu özellik, yaşın en önemli risk faktörü olduğu alzheimer hastalığında görülme oranını artırması beklenmektedir. Örneğin 2050’de dünyada 135 milyon azheimer hastasının olması bekleniyor. Ancak bazı gelişmiş ülkelerde yaşam süresi artmasına rağmen alzheimer hastalığı gelişme oranının azaldığı görülmüştür. Bu özellik, bu ülkelerde orta yaşta kan basıncı kontrolünün daha iyi sağlanması ve eğitimin artışı ile açıklanmaktadır. Maalesef bu refah seviyesine sahip olmayan ülkelerde hastalık artmaktadır.

* Alzheimer hastalığı tanısı nasıl konulur?

Alzheimer hastalığının tanısında öykü, muayene, zihinsel fonksiyonların değerlendirildiği testler en önemli araçlardır. Beyin görüntülemesi,hastalığa özgü beyin küçülme özelliklerini göstererek hem tanıya yardımcı olur hem de hastalığı taklit edebilen bazı hastalıkların ayrımını sağlar. Beynin fonksiyonel özelliklerini görüntüleyen beyin görüntüleme yöntemleri ve beyin omirilik sıvısında hastalığa özgü proteinlerinin ölçümü tanıya yardımcı diğer yöntemlerdir. Hastalığın kalıtsal formlarında genetik inceleme yapılabilmektedir. Ayrıca her hastada basit kan tahlilleri ile hastalığa eşlik edebilecek ya da taklit edebilecek durumların incelenmesi de gereklidir.

* Alzheimer hastalığı tedavi edilebilir mi? Nasıl tedavi edilir?

Alzheimer hastalığının önlenmesi, daha etkin tedavilerin bulunması, sosyal ve tıbbi olarak destekleyici yaklaşımların daha etkin olarak hasta ve hasta yakınlarına sunulması ve hayat kalitelerinin artırılmasının sağlanması, alzheimer hastalığının tedavi hedefleri. Hastalığı önlemek için yapılabilecek şeylerden daha önce bahsettik. Alzheimer hastalığının gidişatını durduracak, hastalığı tamamen iyileştirecek bir tedavi yöntemi ise henüz yok. Ancak alzheimer hastasının hayat kalitesini artıracak, hastanın ya da hastanın davranışları nedeniyle hastaya bakım verenin yakınmalarını azaltacak ilaçlar ve yaklaşımlar mevcuttur. Hastalıkta etkinliği kanıtlanmış, ülkemizde de var olan ilaçlar vardır. Bu ilaçlar, doktorlar tarafından reçete edilen, eczanelerde bulunan, ve geri ödemesi de olan ilaçlardır. Bu ilaçlardan hangisinin hangi dozda kullanılacağına hastayı takip eden doktor, hasta ve hasta yakınıyla yaptığı görüşmeler, hastanın diğer hastalıkları ve kullandığı diğer ilaçlarını göz önüne alarak karar verir. Alzheimer hastalarının ilaçla tedavisinde en önemli nokta gereksiz, çoklu ilaç kullanımından kaçınılması; doktor tarafından reçete edilmemiş, mucizevi ilaç olarak reklam edilen bir kısmı bitkisel içerikli ürünlerin kullanılmamasıdır.

ESEN SAKA TOPÇUOĞLU KİMDİR

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1992 yılında bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini 1998’de tamamladı. Halen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. 2012 yılından beri Türkiye Alzheimer derneği Ankara şubesi başkanlığını yürütmektedir. Demans (Alzheimer hastalığı ve diğer demanslar), davranış nörolojisi ve Parkinson hastalığı ve diğer hareket hastalıkları ilgi alanlarıdır bu konularda önemli çalışmaları vardır.

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA

Önümüzdeki hafta konumuz gereksiz antibiyotik kullanımı. Antibiyotik bakteriyel enfeksiyonlarin tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Antibiyotikler yerinde kullanıldığında birçok enfeksiyonu tedavi eder. Ancak bilinçsiz kullanımı da halk sağlığı açısından ciddi zararlara yol açmaktadır. Gereksiz antibiyotik kullanımı ve sonuçları ile ilgili önümüzdeki hafta uzman ecz. Başak Bükin ile konuşacağız. Konu ile ilgili sormak istediklerinizi bana skalyoncu@hotmail.com adresinden ulaştırabilirsiniz.

X