Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yaşlılığın izlerine ‘dur’ deyin

Kadınların en büyük kabusu olan yaşlanmanın etkisini azaltmanın ve birkaç yaş daha genç görünebilmenin sırlarını Uzman Dr. Sinan İbiş anlattı.

Sevgili okurlar bu hafta konumuz ‘yaşlılığın izleriyle mücadele’.

Zamanla birlikte cildimiz de diğer organlarımız gibi yaşlanmakta ve çoğu insan bu görünümden rahatsız olup, daha genç görünmek istemekte. Bu konuda günümüzde uygulanabilecek birçok teknik mevcut. Cildin sağlığının, estetiğinin ve güzelliğin geliştirilmesinde 30 yıldır çalışmalarını sürdüren Uzman Dr. Sinan İbiş’le, cilt yaşlanması ve cildin yenilenmesi konusunda sizlerden gelen sorular doğrultusunda en çok merak edilenleri konuştuk.

* Öncelikle ciltte ilk yaşlanma belirtileri nerelerde görülüyor?

Cildimizde en erken ve en fazla etkilenen bölgelerin başında göz çevresi geliyor. Göz çevremizdeki cildimiz, diğer cilt kısımlarına göre çok daha ince ve narin bir yapıya sahip. Çok sık olarak göz çevresindeki kasların yoğun ve dengesiz kullanımına bağlı olarak yüz ifadesinde bozulma ve derin çizgiler sıklıkla mutsuz bir yüzün ilk belirtilerini oluşturuyor. Özellikle ekran başında çalışanlar, çok fazla uyuyan veya uykusuz kalanlar, dikkati gerektiren işleri yapanlar başta olmak üzere birçok kişide gelişen göz çevresi şişlikleri ve morlukları da mutsuz yüzlerde sıklıkla görülen şikayetler. Yüzün diğer kısımlarında ise ağız köşeleri ile burun kanatlarını birleştiren alanlarda derin oluklarda yüzün yer çekimine karşı mukavemetini yitirmeye başlamasıyla ortaya çıkıyorlar.

* Cildimize zarar veren başlıca etkenler nelerdir?

Cildimize baktığımızda özellikle sigara içenlerde, klimatize ortamlarda çalışanlarda, yeterince su içmeyenlerde, sağlıksız ve dengesiz beslenenlerde cildin normal yapısını kaybetmeye başlamasıyla ciltte de birçok olumsuzluklar görülebiliyor. İşte bu şikayetlerin tümü aslında yüzümüzdeki cilt yaşlanmasının ana belirtilerini oluşturuyor. Genç, güzel ve çekici bir yüz elde edilmesi için yapacak çok şey var.

CİLDE ZARAR VEREN UNSURLARI UZAKLAŞTIRIN

* Sağlıklı ve genç bir cilt için ilk adımınız ne olmalı?

Cildin yenilenmesi, fonksiyonlarının güçlendirilmesi, daha canlı, daha parlak ve sağlıklı hale getirilmesi için yapılması gereken en önemli şey cilde zarar veren unsurların yaşamdan uzaklaştırılmasıdır. Daha sonra ise nasıl ki dişlerimizi her gün bir disiplinle fırçalıyorsak, cildimizin temel bakımını da düzenli olarak yapmamız gerekir; sonrasında ise cildimizde gördüğümüz olumsuzluklar için ise doktorunuza danışmak en doğru yoldur.

* Cilt sağlığı ve daha genç bir görünüm elde etmek için ne gibi yöntemler uyguluyorsunuz?

Yaz mevsimi cildi onaracak hekimlerin ve metotlarının birçoğunun uygulanmasını olumsuz kılar. Yaz mevsiminin getirdiği sınırlamaları aşmanın tek yolu cildin bütünlüğünü bozmayan, ışığa karşı duyarlılığını artırmayan metotlardan istifade etmektir. Cildinizi ışıl ışıl tutmak için herkese önerilecek metotlardan bazıları; cildin ihtiyacı olan molekülleri cildin derinliklerine gönderen elektromanyetik alan teknolojisini kullanan elektroporasyon, cildin içerisindeki genç proteinlerin üretimini hızlandırmak için radyo dalgalarını kullanan radyofrekans teknolojisi, cildin tüm katmalarındaki savunma gücünü uyararak protein üretimini ve yenilenme gücünü artıran kızıl ötesi ışın terapisi, cildin içerisindeki toksinleri uzaklaştırarak biyolojik faaliyetlerin güçlendirilmesini sağlayan ultrason terapisi ve son olarak ta cildin içerisindeki azalmış proteinleri yerine koymak için laboratuarda üretilen ve hyaluronik asit adı verilen doğal proteinleri minik enjeksiyonlarla cildin derinliklerine bırakarakan yöntemlerdir ve bu yöntemlerle cildinizi sağlıklı ve dinamik tutmak mümkündür. Bu uygulamalardan hangisine, ne kadar, ne süre ile ihtiyacınız olduğunu ise hekiminiz size cildinizi değerlendirdikten sonra söyleyebilir.

ALKOL İÇEREN KOZMETİKLERDEN UZAK DURUN

* Peki kişisel bakımda kullanılan kozmetikler hakkında ne söylemek istersiniz?

Kullanacağınız kozmetikler özenle bilimin sunduğu markalardan seçilmelidir. Özellikle güneşin fazla olduğu mevsimlerde antioksidanlar, hyaluronik asit ve kolajenler, vitaminler ve mineraller ve doğanın güçlü birleşenleri gibi yüksek fayda sağlayan elemanları içeren ürünleri de uzmanınız ile tercih ederek cildinizdeki faydayı artırabilirsiniz. Diğer yandan boya, parfüm, alkol içeren kozmetikleri tercih etmemekte yarar var. Yaz mevsiminin herkesin cildinde az veya çok hasar oluşturur. Dolayısıyla yaz mevsimi dışında meyve asit içerikli ürün kullanan kişilerde güneş hasarının son derece az yaşanır ve meyve asitlerinin sürekli cildi yenileme ve cildin nem kapasitesini artırma yetenekleri sayesinde yaşlanma belirtilerinin ötelenebilir. O nedenle hamileler, süt verenler, cildinde tümör olanlar ve ışığa karşı hassasiyeti artıran ilaçları kullanan kişiler hariç olmak üzere herkesin genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmak için meyve asitlerinden glikolik asit içeren ürünleri kullanmalarında büyük yarar vardır.

* En etkili yöntem hangisidir?

Merkezimize başvuran her 4 kişiden üçünün cildindeki istenmeyen yaşlılık belirtilerinin olan kişilerdir. Yaşlılığın izlerinin ötelenmesi veya küçültülmesi konusunda bugün en popüler ve en sık başvurulan yöntemlerden bir tanesi de fraxiyonel karbondioksit lazer tedavisidir. Tek seansta bile hızlı bir değişimin ciltlerde görülebilir ayrıca cilt problemlerinin çözümünde bazı metotların bir arada kullanılmasının beklenen memnuniyetleri artırır.

* Cilt yenileme tedavisinde başka hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?

Cilt yenileme tedavilerinde diğer yöntemlerden birisi ise İngilizlerin geliştirdiği Nlite V lazer tedavisidir. Nlite lazer tedavisi olarak adlandırılan bu tedavinin de ilave edilmesiyle özellikle göz çevresindeki torbalanma ve yanaklardaki geçmişten kalan izler ve boyundaki çizgilerin hızla azalmakta, 12 ay uygulanabilmekte ve ciltte herhangi bir olumsuzluğa neden olmamaktadır.

* Piyasada kan aldırılarak yapılan PRP ve kök hücre tedavileri konusunda ne söylersiniz?

Kan alınıp, ayrıştırma işlemine tabi tutularak yapılan işlemin adına PRP deniliyor. Kanın proteinden zengin kısmı cilt içerisine çok noktaya enjekte ediliyor. Faydalı bir işlem ama yararı oldukça düşük ve bu işlemin kök hücre uygulaması ile alakası yok. Kök hücre; işlevsel olarak farklılaşmamış insan vücudunda bulunan bütün dokuları ve organları oluşturan ve her türlü vücut hücresine dönüşebilen ana hücrelerdirKök hücre üretimleri çok basit işler olmamakla birlikte cilt yenileme için kök hücre üretimleri ülkemizde henüz gerçekleştirilmemektedir. Ülkemizde kurulan kök hücre enstitülerinin önümüzdeki takvimde cildi genç ve sağlıklı hale getirmek için kök hücre çalışmalarına başlayacağı konusunda bilgiler edinmekteyiz.

Özellikle sigara içenlerde, klimatize ortamlarda çalışanlarda, yeterince su içmeyenlerde, sağlıksız ve dengesiz beslenenlerde cildin normal yapısını kaybetmeye başlamasıyla ciltte de birçok olumsuzluklar görülebiliyor.

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA

Sevgili okurlar, önümüzdeki hafta konumuz alzheimer hastalığı olacak. 21 Eylül, Dünya Alzheimer Günü olarak tüm dünyada anılmaktadır. Bu günün amacı alzheimer hastalığına dikkat çekerek farkındalığı artırmak, bu hastalara hizmet veren servislerin, hastaların ve yakınlarının dikkatini çekmektir. Biz de bu önemli günde Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesi başkanı Prof. Dr. Esen Saka Topçuoğlu ile hem bu etkinlikleri, hem de alzheimer hastalığını konuşacağız. Bu önemli konuyla ilgili sorularınızı hafta boyunca bana skalyoncu@hotmail.com adresinden ulaştırabilirsiniz.

KISACA SİNAN İBİŞ

Sinan İbiş, 1963 yılında doğdu. Ankara Tıp Fakültesi’nden 1988 yılında mezun olan İbiş, 1993’te radyoloji uzmanı oldu. 1984 yılından beri kozmotoloji ile ilgilenmeye başlayan İbiş, Türkiye’de kozmetik ve estetik uygulama eğitimi ve uygulamaları çalışmalarına katıldı. 1996 yılında “Flavius” adında kendi kozmetik ve estetik merkezini kurdu ve çalışmalarına hala bu merkezde devam ediyor.

X