Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yanlış aydınlatma göz sağlığını bozar

Ortam aydınlatması yapılırken öncelikle gün ışığından yararlanılmalı.

Gün ışığı renklerin daha doğal görünmesini sağlar, kişide mutluluk hissi uyandırır. Ancak doğrudan ve aşırı gelen gün ışığı da rahatsız edici olabilir.
Sevgili okurlar, bu hafta yaşam alanlarının doğru aydınlatılması ve göz sağlığını konu edindik. Mekanlar, içinde yaşayan insanlarla birlikte yaşar. Bir yaşam veya iş ortamı tasarlanırken, hem fiziksel, hem de ruhsal olarak insanların ihtiyaçları göz önünde bulundurulur. Aydınlatma bir mekanı tamamlayan en önemli unsurlardan biridir. Yaşanacak alanı tamamlar. Aydınlatmanın bunun yanında insan ruh ve göz sağlığı üzerinde de olumlu veya olumsuz etkileri olabilir. Hafta boyunca sizlerden gelen sorular doğrultusunda Acıbadem Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. U. Emrah Altıparmak’la yaşadığımız mekanların göz sağlığımıza zarar vermeden nasıl tasarlanabileceğini konuştuk.

- Öncelikle iyi aydınlatma nedir?
- İyi aydınlatma, bireyin yazılı veya basılı dokümanları rahatsız olmadan okuyabileceği ışık seviyesini ifade eder. Bunun altında kalan ışık seviyeleri çalışmayı güçleştirerek zorluk yaratır. Baş ve boyun ağrısı, gözlerde batma ve yanma gibi sorunlara sebep olabilir. Bundan daha parlak ışık seviyesi ise gözde kamaşma, parıldama, kontrast ayırmada güçlük ve yorgunluk gibi sıkıntılara neden olur.

IŞIĞI DOLAYLI YANSITIN

- Peki ortam aydınlatması tasarlanırken nelere dikkat edilmelidir?
- Ortam aydınlatması yapılırken öncelikle gün ışığından yararlanılmalı. Gün ışığı renklerin daha doğal görünmesini sağlar, kişide mutluluk hissi uyandırır. Ancak doğrudan ve aşırı gelen gün ışığı da rahatsız edici olabilir. Bu tarz ışığı engellemek için camlar filtre ile kaplanabilir veya tül perde gibi araçlar kullanılabilir. Doğrudan gelen aşırı parlak gün ışığı da rahatsız edici olabilir. Gün ışığının yetersiz olduğu mekanlarda veya kış ayları gibi günlerin kısaldığı zamanlarda elektriksel aydınlatma araçları kullanılır. Bunlar arasında ampuller, floresan, led veya halojen ışıklar vardır. Kalabalık çalışılan veya ofis benzeri iş ortamlarında genel olarak her yere eşit miktarda ışık veren tavan aydınlatmaları tercih edilmelidir. Buradaki amaç çalışılan mekanın her noktasının, benzer ışık sıcaklığı ve parlaklığı ile aydınlatılmasıdır. Bu bakımdan tercih edilebilecek bir aydınlatma biçimi, ışığın doğrudan değil de tavana veya duvara yansıdığı dolaylı aydınlatmadır. Bu tarz sistemler ile kamaşma ve gölge oluşması gibi istenmeyen etkiler en alt düzeyde tutulabilir. Çünkü kamaşma ve gölge gözleri yorar. Floresan gibi özellikle soğuk ışık tonlarının kullanıldığı ortamlarda, parıldamayı azaltmak için başka yöntemler de kullanılabilir. Işığın önüne konabilen kafes veya filtreler bu tür araçlar arasındadır.

- Işığın yönü nasıl olmalıdır?
- Genel amaçlı iş ve yaşam alanlarında doğrudan gelen ışık gözü yorduğu için çok tercih edilmez. Bu nedenle ideal olan biçim, dolaylı aydınlatmadır. Bu tür aydınlatmada ışığın yönü genellikle ya tamamen ya da büyük oranda tavana doğru verilir ve tavandan yansıyan ışıkla aydınlatma sağlanır. Ancak özel durumlarda çalışırken doğrudan ışık gelmesi gerekebilir. Bu na tamirci ve saatçi gibi meslek gruplarını örnek verebiliriz.

İŞYERİNE SOĞUK EVE SICAK IŞIK

- Peki ışığın tonu (sıcaklığı) nasıl olmalıdır?
- Bir rengin doğal olarak fark edilmesi ancak gün ışığında mümkündür. Aydınlatma araçlarında da genellikle gün ışığına en yakın olan tonlar tercih edilir. Işığın tonunu (sıcaklığını) ifade etmek üzere Kelvin (K) birimi kullanılır. 5000 K öğlen ışığına denk gelir. 5000 K’dan daha yüksek derecede ışık tonları soğuk ışıklar (mavimsi beyaz), 3300-5000 K arasındaki tonlar ara değerler (beyaz), 3300 K’dan düşük ışık tonları ise sıcak (pembemsi beyaz) olarak izlenir. Kelvin cinsinden rakam azaldıkça renk kırmızıya (sıcak renkler), arttıkça maviye (soğuk renkler) yaklaşır. Sıcak renkler insana rahatlık ve keyif verdiğinden daha çok ev ve dinlenme ortamlarında tercih edilmelidir. Soğuk ışıklar ise uyanıklık ve dikkat artışı sağladığından iş ortamında tercih edilmelidir. Günümüzde floresan, tungsten veya led lambalar farklı sıcaklık derecelerinde üretilebilmektedir. Lamba ve ampuller sıcaklık derecelerinin tüketiciler tarafından daha kolay anlaşılabilmeleri için soğuk beyaz-sıcak beyaz veya günışığı olarak da isimlendirilirler.

UYURKEN TÜMÜNÜ KAPATIN

- Uyku esnasında aydınlatmanın önemi nedir? Özel bir ışık gerektirir mi?
- İnsan beyninde yer alan epifiz bezi tamamen karanlıkta iken melatonin isimli hormonu salgılar. Bu hormon vücudun gece-gündüz döngüsünü düzenler. Aynı zamanda vücutta bağışıklık sistemi üzerinde düzenleyici etkisi vardır. Düzenli melatonin salınımı stresi azaltır ve mutluluk hissi yaratır. Melatonin hormonu salınabilmesi için uykunun karanlıkta gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle uyku sırasında hem ışıkların hem de TV gibi ışık yayan elektrikli aletlerin kapalı tutulması gerekir.

DOÇ. DR. U. EMRAH ALTIPARMAK KİMDİR

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 1997 yılında mezun olan Doç. Dr. U. Emrah Altıparmak, 2002 yılında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ihtisasını tamamlamıştır. Yurt içi ve yurt dışı hastanelerde çalışan Altıparmak, 2012 yılından itibaren Acıbadem Ankara Hastanesi’nde görev almaktadır.

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA

Sevgili okurlar önümüzdeki hafta konumuz panik atak. Bir çeşit psikolojik rahatsızlık olarak kabul edilen panik atak çoğu zaman diğer fiziksel hastalıklarla karıştırılmaktadır. Tanısı çoğu zaman bu yüzden gecikebilir. Hasta kendisini kalp krizi geçiriyor bile sanabilir. En önemli belirtileri arasında çarpıntı, ağız kuruluğu, boğuluyormuş hissi sayılabilen bu önemli çağımız hastalığını önümüzdeki hafta Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hakan Kumbasar ile konuşacağız. Sormak istediklerinizi hafta boyunca bana skalyoncu@hotmail.com adresinden ulaştırabilirsiniz.

X