Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ses dalgalarıyla vücut şekillendirme

Estetik cerrahi alanında son dönemin öne çıkan teknolojik uygulaması lipomatik, kişinin vücudunda belirli bölgelerde toplanma gösteren yağ dokularının bölgesel incelme sağlamak amacıyla özel infrasonic ses dalgaları ile parçalanarak vücuttan alınarak uzaklaştırılmasını ifade etmektedir.

Konuyla ilgili Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Erçel’in bilgisine başvurduk. Erçel, uygulama ile ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Lipomatik uygulaması yani yağların alınması; böylelikle kişinin vücudunun şekillendirilmesi ve daha sıkı bir görünüme kavuşmasını sağlayan uygulama, FDA onaylı lipomatik cihazı ile gerçekleştirilmektedir. Hastanın estetik beklentilerini paylaşması sonrasında, doktorun değerlendirmeleri sayesinde lipomatik uygulamasının gerçekleştirileceği alanlar ve alınacak yağ dokusunun miktarı belirlenmektedir. Uygulamanın lokal anestezi ile ya da genel anestezi ile yapılması gerektiğinin cevabı planlama aşamasında ortaya çıkmaktadır. Ucunda titreşimli ince borular olarak tarif edilebilecek mekanizmalara sahip lipomatik ile yağ hücreleri uygulamanın temel hedefi doğrultusunda tahrip edilmekte ve cihazda bulunan vakumlama sistemi ile emilerek vücuttan dışarıya alınmaktadır.

AYNI GÜN İÇİNDE EVE DÖNÜLEBİLİYOR

Geniş kapsamlı ve birkaç bölgeye aynı anda gerçekleştirilen lipomatik uygulamaları dışında hasta aynı gün içerisinde, hatta uygulamanın tamamlanmasından birkaç saat sonra evine dönebilmektedir. Uygulamanın kapsamına ve kişinin yapısal özelliklerine göre değişmekle beraber, uygulama sonrasında kişi 1–2 hafta içerisinde işine ve sosyal hayatına tam anlamıyla dönebilmektedir. Tedavinin niteliklerine bağlı olarak 1 ay civarında bir süre korse giyilmesi gerekebilir. Yeni yağ hücrelerinin oluşumunu ve bu yağ hücrelerinin yoğunlaşmasını tetiklemeyen bir yaşam tarzı ile uygulama ile sağlanan yağ kaybı kalıcı bir etkiye dönüşebilir.

BİR SEANSTA 3-4 KİLO YAĞ ALINABİLİYOR

Lipomatik vücutta hemen hemen bütün bölgelere uygulanabilmektedir. Bölgesel yağlanmanın ve yağ dokusundaki yoğunluğa bağlı olarak estetik açıdan kişiye rahatsızlık veren görüntülerin ve sarkmaların gözlemlendiği vücut bölgeleri olarak kalça, popo, basen, bacaklar, bacakların iç bölümleri, üst kol, karın, göğüs lipomatik uygulamasının sıklıkla gerçekleştirildiği alanlardır.
Uygulama ile ne kadar yağ alınabileceğine ilişkin net karar muayene ile belirlenmektedir. Fakat, genel yaklaşım çerçevesinde, bir seans uygulamada ortalama 3–4 kilo yağ dokusu alınabilmektedir.
Uygulama ile sadece yağ alımı değil, sarkmalar da toparlanmaktadır.
Daha homojen yağ alımını sağlamakta ve uygulama sonrası gölgeler, göçükler olmamaktadır.

HEDEF SEÇME AVANTAJI BULUNUYOR

Basen bölgesinde ki selülit görünümünde azalma lipomatik uygulamalarında sağlanırken, liposuction uygulamalarında olmamaktadır.
Etkili hedef seçme avantajı ile cilt altı bölgesindeki kas, sinir ve damar gibi diğer dokulara zarar vermeksizin doğrudan yağ dokularına müdahale sağlamayı mümkün kılmaktadır.
Liposuction sonrası hastaların sıklıkla yaşadığı morluk, ödem, ağrı ve uyuşma gibi etkiler, doğrudan yağ dokularını hedef alabilme yeteneğine sahip olması sayesinde lipomatik uygulamasından sonra daha az görülmektedir.
Yağalımı işleminin hem hasta açısından hem de uzman doktor açısından daha konforlu geçmesi, başarılı sonuçların elde edilmesine katkı sağlamaktadır. Lipomatik yöntemi ile gerçekleştirilen uygulamalar sadece işlem sürecine değil, uygulama sonrası sürece de olumlu etki etmekte ve hastanın kısa sürede sosyal hayatına en az yan etki ve komplikasyon ile geri dönebilmesine imkan sunmaktadır.”

ÖĞRENMEDEN GEÇMEYİN

STRES KIRIĞINI İHMAL ETMEYİN

Yolda yürürken, spor yaparken özellikle ayağınızda sizi durduracak kadar aşırı bir ağrı ve şişme hissediyorsanız stres kırığı olmuş olabilirsiniz.
Stres kırığı kısaca vücuttaki kemik dokusu, gücünü aşan ve sürekli bir bükülme gücüyle karşılaşınca verilen bir tepki. Özellikle 20-35 yaş arasında ortaya çıkan ve kadınlarda daha sık görülen stres kırığı günlük işleri yapmayı da bir süre engelleyebiliyor. Stres kırığı çoğunlukla ayaktaki tarak kemiklerinde ve kaval kemiğine görülüyor. Normalden uzun süren yürüyüşler yapılması, vücut için uygun olmayan sporlara yönelinmesi, fazla ağırlık ile spor yapılmaya başlanması gibi durumlar bu kırığın en önemli sebepleri. Ayrıca uzun süre topuklu ayakkabı ile yürümek, çok düz taban ayakkabılar tercih etmek ve sporda yanlış ayakkabı tercihi de kırığın gelişimine sebep olabilir. İlk zamanlarda kendini ağrı ve şişlik olarak gösteren kırık röntgen filmlerinde ilerlemeden önce görülmeyebilir. Bu sebeple normal olmayan ve sürekli olan bir ağrı fark edildiğinde yapılan faaliyet durdurulmalı ve doktor yardımı alınmalı. Kırığın iyileşmesi için en iyi yöntem dinlenmek. İlerleyen vakalarda cerrahi müdahale gerekli olsa da çok ilerlemeden dinlendirilen ve fizik tedavi ile destek sağlanan vakalarda stres kırığı herhangi bir müdahale gerektirmeden geçebiliyor.

X