Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Prostat teşhisinde yeni yöntem

Dünyada erkeklerde en sık rastlanılan hastalık grubu olan prostat hastalıkları, genç yaşlarda daha çok prostat enfeksiyonları olarak görülürken; 50’li yaşlardan sonra daha çok iyi huylu prostat büyümesi (BPH) veya prostat kanseri (Pca) olarak karşımıza çıkar. 

Prostat teşhisinde yeni yöntem

Prostat kanseri şu anda erkeklerde en sık görülen kanser olup ölüm sıralamasında akciğer kanserinin arkasından ikinci sırada geliyor.
***
Prostat kanseri tanısında parmakla prostat muayenesi ve kanda PSA ölçülmesi önemli klinik bilgi veriyor. Şüpheli olgularda kesin tanı koymak için prostat biopsisi yapmak gerekiyor. Prostat biopsisi ile ilgili TOBB ETU Hastanesi Üroloji Anabilimdalı Başkanı Prof Dr. Öztuğ Adsan şu bilgileri verdi:

KÖRLEME BİOPSİ YAPILIYOR

“Şu anda prostat biopsisi standart olarak makat yolundan yapılmaktadır. Makattan yerleştirilen ultasonografi cihazıyla prostat dokusundan 12 adet körleme biopsi yapılıyor. Şüpheli vakalarda eğer kanser yakalanamazsa biopsiler en az 3 kez tekrarlanıyor. Dolayısıyla bu işleme ait komplikasyonlar artıyor. Kanser tanısındaki yetersizliğin yanında makat yolu kullanıldığı için hastalarda ciddi enfeksiyon riski, kanama ve ağrı şikâyetleri oluyor. Standart yolla prostat biopsisi yapılan hastalara “Tekrar biopsi olur musunuz?” diye sorulduğu zaman hastaların yarısından fazlası bu yüzden biopsi olmak istemiyor.

3D GÖRÜNTÜLENİYOR

Prostat kanseri için en iyi görüntüleme ve tedavi yöntemleri artık füzyon sistemlerle sağlanıyor. Hedefe yönelik füzyon prostat biopsilerinde ise hastanın prostat yapısı detaylı MR ile ortaya çıkartılıyor. Prostat içindeki şüpheli alanlar net olarak görülüyor. Daha sonra özel bir yazılımla bu görüntüler 3 boyutlu(3D) ultrasonografi cihazına aktarılıyor. Şüpheli alanların işaretlenmesini takiben özel tasarlanmış biopsi aparatlarıyla gerçek zamanlı hedefe yönelik biopsiler alınıyor. Şüpheli alanların işaretlenmesi hata payını en aza indiriyor. Böylece gereksiz alanlardan alınacak biopsiler engellenmiş oluyor. Hedeflenen alanlardan alınacak biopsiler ise varsa tümörün kesin tanısını konulmasını sağlıyor.

MAKAT YOLU KULLANILMIYOR

Hastanemizde kullanılan füzyon biopsi sisteminin en önemli avantajlarında bir tanesi de makat yolunun kullanılmamasıdır. Cilt üzerinden direkt prostat görüntülenerek biopsiler alınıyor. Dolayısıyla standart biopsilerde görülen enfeksiyon, ağrı ve kanama komplikasyonları olmuyor. Makat yolunu kullanıldığı biopsi yöntemlerinde enfeksiyon nedeniyle hastaların yaklaşık yüzde 4’ü hastaneye yatış gerektirecek tedaviye gereksinimleri vardır.
***
Avantajları:
-Şu ana kadar ki en kesin tanı koyma yöntemi.
-Hedeflenmiş biopsilerle gereksiz alanların biopsi dışına çıkartılması.
-Prostatın MR ve 3D US ile gerçek görüntüsünün elde edilmesi.
-Standart yönteme göre makat yolu kullanılmadığı için yan etki oranı çok düşük.
-Tekrar biopsi oranları oldukça düşük.

ÖĞRENMEDEN GEÇMEYİN

ŞEKERİM GELDİ

Prostat teşhisinde yeni yöntem

Şeker herkes tarafından bilindiği üzere vücut için oldukça zararlı. Peki kandaki şeker miktarın düşük olmasının vücut tarafından daha büyük bir tehlike olduğunu biliyor muydunuz?
Şeker, beyinden kalbe kadar bir çok organın çalışması için önemli bir yere sahip. Fazlası ne kadar zararlı olsa da az olması durumunda da bu organların işleyişleri sekteye uğrayabiliyor. Şeker azlığına toleransı bulunmayan beyin böyle bir durumda vücuttaki bütün şekeri emerek organların işleyişlerini bozabiliyor. Hipoglisemi yani düşük kan şekeri kan tahlilleriyle tespit edilebilir. Bunun yanında terleme, çarpıntı, sinirlilik, özellikle öğün atlanması halinde aşırı yorgunluk, çarpıntı gibi belirtiler verir. Eğer dikkat edilmezse konsantrasyon bozukluğu, devamlı uyku hal ve komaya gidebilen nörolojik sorunlar doğabilir. Hipogliseminin derecesine göre değişse de günlük hayatta yapılan küçük müdahaleler bu hastalığı baş etmesi zor bir sorun olmaktan çıkarır. Öğünlerin zamanında ve temiz besinlerle alınması, alkol-kafeinden uzak durulması, egzersizler konusunda dikkatli olunması gibi küçük önemler hayatınızı kolaylaştırabilir. Ataklar sırasında şekerli bir içecek ve ya yiyecek kendinize gelmenize yardımcı olabilir ancak ‘düşük kan şekerim var’ diyerek sürekli şekerli yiyecekler tüketmek de bu ataklarınızın artmasından başka bir işe yaramayacaktır.
Kısacası hipoglisemi daha rahat kontrol altında tutabilen hastalık. İlaç tedavisi ise çok kullanılan bir yöntem değil. Atakların daha hafif seyretmesi için yaşam tarzının değiştirilmesi ve şekerli gıdalara mesafeli olmak gerekli.

X