Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ortopedi alanında kök hücre tedavisi

Son yıllarda işlevi bozulan veya azalan organ sistemlerini onarmaya yönelik yeni bir tıp alanı olan ‘Rejeneratif tıp’ günümüzde tıbbın bütün dallarında büyük umutlar vadetmekle beraber, özellikle belirli ortopedik hastalıklarda etkin olarak kullanılmaktadır.

Ortopedi alanında kök hücre tedavisi
Hücresel kökenli bu tedavide amaç, hasarlı dokuda oluşan tamir dokusunun orijinal doku ile aynı özelliklere sahip olmasını sağlamaktır. Bu tedaviyi TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç Dr. Erdem Aktaş’tan dinledik:
“Rejeneratif tedavinin temelini oluşturan ve bu amaçla kullanılan hücrelere genel olarak kök hücre denilmektedir. Kök hücre; işlevsel olarak farklılaşmamış, uygun büyüme ortamında çoğalma yeteneği olan, farklı vücut hücrelerine farklılaşabilen ve hasarlı dokuyu tamir etme kapasitesi olan hücrelerdir. Hasarlı dokuya nakledilen kök hücreler dokunun tamiri için gerekli sinyal ve büyüme faktörlerini salgılar, bağışıklık sistemini yönetir, yeni damar oluşumlarını sağlar, aşırı doku reaksiyonu olmasını engeller ve dokuyu oluşturan hücre tipine yönelik değişim göstererek hasarlı hücrenin yerini alır. Burada kullanılan mezankimal kök hücre kaynakları kendi vücudumuzdadır. Bu kaynaklar; kemik iliği, yağ dokusu, sinoviyal doku, periost, kas dokusu, kordon kanı, amniyon zarı, plasenta gibi oldukça geniş ve farklı doku tipleridir.

HANGİ BÖLGELERDE UYGULANIR

Rejeneratif yöntem özellikle; diz, omuz, ayak bileği, dirsek, el bileği kireçlenmesi, kemik kistleri, kırık sonrası kaynamama, geç kaynama, osteonekroz hastalıklarında kullanılmaktadır. Yine çok sık karşılaştığımız, spor yaralanmalarının yüzde 50‘sini oluşturan kıkırdak, kas, tendon-bağ, menisküs yaralanmalarında mezankimal kök hücre tedavisi tek başına veya birtakım cerrahi girişimlerle beraber başarılı bir şekilde uygulanır. Bu işlem steril şartlarda yapılan ve toplamda 40 dakika süren günübirlik bir işlemdir. Karın bölgesinden lipoaspirasyon yöntemi ile alınan ve yağ hücresi kaynaklı kök hücreleri de içeren yağ aspiratı tercihe göre mekanik/enzimatik bir işlemden geçtikten sonra hasarlı dokuya doğrudan veya bir taşıyıcı vasıtası ile uygulanır.
Uygulanan tedavi sonrası hastanın günlük yaşantısına dönme süresi altta yatan hastalığa ve beraberinde uygulanan tedavi yöntemine göre değişebilir. Sadece kök hücre uygulaması yapılan hastada bu süre 1 gündür. Kök hücrenin elde edildiği verici saha olan karın bölgesinde ve uygulama bölgesinde belirgin bir ağrıyla karşılaşılmaz. Kullanılan hücreler hastanın kendi hücreleri olduğundan alerjik reaksiyon riski de yoktur. Ortopedide kök hücre tedavisi; dünyada kullanımı her geçen gün artan, seçilmiş vakalarda ve hastalıklarda başarılı sonuçlar veren, bu konuda eğitimli kişiler tarafından uygulanması gereken, etkili ve güvenilir bir yardımcı tedavi yöntemidir.

Ortopedi alanında kök hücre tedavisi

ÖĞRENMEDEN GEÇMEYİN

TOZ ALERJİSİ

Dönemsel olarak artan şiddetli hapşırık ve öksürükleriniz, boğazda iltihap, deride döküntüler gibi şikayetleriniz varsa ve buna bir sebep bulamıyorsanız toza alerjiniz olabilir.
Toz alerjisi kısaca; polen, böcek ve akarların kalıntıları ve partiküllere karşı vücudun aşırı tepki vermesi durumudur. Sürekli temizlik yapılan bir evde olsa dahi çoğu insanın etkilendiği bu alerji günlük yaşamı ve gece uykularını oldukça etkileyebilir. Özellikle halılarda ve yatak gibi devamlı kullandığımız eşyalarda biriken bu tozlar temizlik yapılsa dahi eşyalarda birikebiliyor. Bu alerjide bağışıklık sistemi, tozun içinde gözle görülemeyen organiklere karşı tepki verir. Önlem alınmadığı takdirde ilerleyen alerjinin belirtilerine dikkat etmekte fayda var. İlk başlarda ciddiye alınmayan hapşırma, öksürme gibi belirtiler zamanla şiddetlenebilir ve özellikle geceleri sizi uyutmayabilir. Bu belirtiler zamanla gözde sulanmalar, gözde kaşınma, ciltte kızarıklık ve kaşınmalar, ses kısıklığı, boğaz iltihapları, ciltte döküntüler ve şişmelerle görülebilir. Soğuk algınlığıyla sıkça karıştırılabilen hastalığı oldukça iyi gözlemlemek gerekir. Bu mevsimlerde polenden de oldukça etkilenebilen alerji yine de en çok kendini ev ortamında belli ediyor.

X