Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Meme rekonstrüksiyonu

Sevgili okurlar, bu hafta konumuz meme kanseri sonucu mastektomi olan yani memesi alınan kadınlar için tekrar meme yapımı ameliyatları.

Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak sağlık gündeminin ilk sıralarındaki yerini korumaya devam etmekte ve günümüzde, 85 yaşına ulaşan 8 kadından birinde meme kanseri gelişmektedir. Ancak sevindiricidir ki, son yıllarda erken tanının önemi konusunda gösterilen çabalar sayesinde, yeni tanı konan meme kanserlerinin yüzde 75’i erken evrede yakalanabilmektedir. Meme kanseri tedavisinde amaç, hastalığı kontrol altına alarak bu hastalara daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sunabilmektir. Ancak bunların yanı sıra, vücudun şeklini korumak veya yeniden oluşturmak da artık meme kanseri tedavisinin bir parçası sayılmaktadır. Meme rekonstrüksiyonu yani meme yapımı hakkında hafta boyunca sizlerden gelen sorular doğrultusunda halen Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı’nda görevini sürdürmekte olan Prof. Dr. Sühan Ayhan’la konuştuk.

- Öncelikle meme kanseri sonrası mastektomi yapılan hastalar psikolojik olarak nasıl etkilenmekte ve neden tekrar meme yapımını istemektedir?
- Meme kanseri ile yüz yüze gelen hastalarda endişe, kızgınlık ve depresyon son derece sık görülmektedir. Bir kadında memenin kaybedilmesine bağlı olarak ayrıca birtakım duygusal yanıtların ortaya çıkması son derece doğaldır. Bunların arasında şekil bozukluğu ve beden imgesinin bozulması önde gelir. Bu durum hastanın vücudunun bir parçasının kaybı ile kendini eksik hissetme şeklinde kendini gösterir. Sütyen içine yerleştirilen meme protezlerini kullanan kadınlar, bunların kullanımının ne kadar zor ve yaşam kalitesini etkileyen bir durum olduğunu bilir. Yazları sürekli terleme veya mayo giyerken zorlanma, yere doğru eğilince sütyenin içinden kayarak düşme olasılığı, protezin sürekli orada varlığını hissetmek veya düşünmek kolay baş edilecek bir durum değildir.

- Memesi alınan hastalarda tekrar meme yapmak mümkün mü?
- Evet mümkün... Meme rekonstrüksiyonu, bu bağlamda oldukça yararlı bir işlem olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü meme onarımı uygulanan hastaların çoğunun kendine güveninin arttığı ve sosyal çekinikliklerinin azaldığı biliniyor. Meme onarımı, kanser hastasının kendini toparlamasına ve hastalığı ile daha etkin bir şekilde mücadele etmesine yardımcı bir unsur ve hastayı dış protezlerden kurtararak yaşam kalitesini artıran bir uygulama olarak da kabul edilebilir.

- Peki kimlere yeniden meme yapılabilir?
- Memesi önceden alınmış ya da alınacak olan tüm hastalar meme onarımı için adaydır. Ancak bu ameliyat, bu hasta grubunun tümüne uygulanamayabilir. Hastalığın evresi önemlidir. Erken evrede (Evre 1 ve 2) yakalanan hastalar bu işlem için en kuvvetli adaylardır. Ancak, daha ileri evrede yakalanan ve tedavileri tamamlanan hastalar da belli bir süre bekledikten sonra yeniden meme sahibi olmak için ameliyat edilebilirler.

- Meme onarımının zamanlaması nasıl olmalıdır?
- Meme onarımı, zamanlama açısından iki dönemde yapılabilir. Bunlardan biri eş zamanlı ya da anında onarımdır. Bu durumda, meme kanseri tanısı konulmuş hastalarda, meme ameliyatının gerçekleştirildiği seansta yeniden meme yapılması söz konusudur. Böylece hasta meme ile girdiği ameliyattan memesiz olarak değil, yeni bir meme ile çıkmaktadır. Erken evrede yakalanan meme kanserli hastalar, eş zamanlı onarım için uygun adaylardır.
İleri evrede tanı konan, ya da radyoterapi uygulanacak hastalara, hastalıksız geçirdiği birkaç yıldan sonra onarım uygulanması daha doğru bir yaklaşımdır. Buna da geç dönem onarım denir.

- Meme rekonstrüksiyon ameliyatlarında hangi yöntemler kullanılmaktadır ve bu yöntemler hangi kriterlere göre seçilmektedir?
- Yeniden meme oluşturmak için teknik olarak önümüzde iki seçenek vardır: Ya hastanın kendi dokusu kullanılacak, ya da önce doku genişletici balonlar ile meme derisi genişletildikten sonra silikon protezler ile onarım uygulanacaktır. Bu iki yöntemin birbirlerine üstün ve zayıf özellikleri bulunmaktadır. Bu özellikler her hasta için ayrı ayrı değerlendirilmeli, hastaya ayrıntılarıyla anlatılmalı ve onarım yöntemine hasta ile birlikte, hastanın durumuna göre karar verilmelidir.
Hastanın kendi dokusu ile yapılan meme onarımı için birinci sırada tercih edilen bölge, göbek alt kısmındaki karın dokusudur. Karın bölgesi yumuşak, şekil verilebilen, normal memeye çok benzer, yeterli doku sağlayan bir bölgedir. Dokunun alındığı bölgede oluşan yara izi simetriktir ve çamaşır altında gizlenebilir. Bu yöntem birçok kadın için, alt karın bölgesindeki yağlardan da kurtulmuş olduğu için avantajlıdır. Karın dokusunun uygun olmadığı hastalarda kullanılabilecek diğer dokular sırt, kalça ve uyluk içyüzünde bulunur.
Yeniden meme oluşturmada kullanılabilecek diğer bir yöntem de silikon protezlerdir.

- Son olarak hastalarımıza vermek istediğiniz bir mesaj var mıdır?
- Görüldüğü gibi, meme kanseri nedeniyle memesi alınmış olmak, memesiz yaşamak anlamına gelmiyor. Günümüz plastik cerrahi ameliyat teknikleri, kaybedilen memenin anında veya daha sonraki herhangi bir dönemde yeniden yapılmasına olanak sağlıyor. Plastik cerrahların meme kanserli kadınlarımıza sundukları olanaklar, onların bu savaştaki en büyük silahlarından biridir.

OKURLAR SORUYOR

- Merhaba. 2002’de yumurtalık, 2012’de meme kanserinden ameliyat oldum. HRT, RT ve KT tedavileri aldım. Genetik testimde BRCA 1 pozitif çıktı. Yüzde 85 meme CA riskim varmış. Hekimler mememi hemen aldırmamı söylüyor. Hem bu konuda hem de protez konusunda tereddüt ediyorum. Taktırmassam psikolojik sorunlar yaşar mıyım?
A.P.

BRCA 1 ve 2 genlerinin saptanması durumunda, meme kanseri gelişme riski yüzde 60 ile 90 arasında artıyor. Meme kanseri gelişme riski yüksek olan kadınlarda, kanserle yüzleşmeden önce korunmanın bazı yolları var. Anti-östrojen ilaç tedavisi, meme kanseri riskini azaltıyor ve hastalıksız süreyi artırıyor. Bunun dışında koruyucu amaçla yumurtalıkların alınması, BRCA gen mutasyonu olanlarda meme kanseri oluşma riskini yüzde 53-68 oranında azaltıyor. Kişiye uygun yöntem için hastanın meme onarımı üzerinden uzmanlaşmış bir plastik cerrah tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

SÜHAN AYHAN KİMDİR?

1969 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldu. 1992–1998 yılları arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı’nda, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanlık Eğitimi aldı. Amerika Birleşik Devletleri, Belçika’daki çeşitli kliniklerde çalıştı. Nisan 2010’da Profesör olarak atandı. Dr. Ayhan, aynı zamanda Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği, Estetik Plastik Cerrahi Derneği, Yara Bakım Derneği gibi ulusal ve European Association of Plastic Surgeons (EURAPS), International Society of Aesthetic Plastic Surgeons (ISAPS) International Confederation for Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgeons (IPRAS), Pyrenean Club of Plastic Surgeons gibi uluslararası derneklerin üyesidir. Dr. Ayhan, 2006-2012 yılları arasında Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği’nde, 2008 yılından beri Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği’nde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır.

X