Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Genetiği değiştirilmiş bebekler

Moleküler biyolojinin en yeni tekniği CRISPR-Cas9 sistemi ile embriyolarda genetik oynamalar yapılarak bazı hastalıklar hiç oluşmadan önlenebildi. Amerika ve Çin’de yapılan bir çok araştırmada tekniğin insanlık tarihinde çığır açacağı konuşuluyor.

CRISPR yani kümelenmiş düzgün aralıklı palindromik tekrarlar ilk defa koli basili bakterisinde keşfedilen bir DNA dizilimi. Araştırmalar zamanla bu dizilimin bakterilerin kullandığı bir antivirüs savunma sistemi olduğunu ortaya koydu. RNA’yı DNA dizilerini hedef alacak şekilde programlayabilen Cas-9 enziminin işleyişi ele alındı ve gen tedavisine uyarlandı. Kısaca bu yöntem için bir genom düzenleme aracı diyebiliriz. Genomun çeşitli kısımlarına ekleme, çıkarma yapma ve ya DNA diziliminde değişiklik yapma imkânı kılıyor.

GENETİK HASTALIKLAR TAMAMEN YOK OLABİLİR

Özellikle Amerika ve Çin’de yürütülen çalışmalarda genetik mutasyona sahip erkeklerin bağışladığı spermlerle insan embriyoları yaratıldı. Bu yöntem kullanılarak yeniden düzenlenmesi yapılan genlerde iyileşme olduğu gözlendi. Hipertrofik kardiyomiyopati yani ani kalp krizi ve ölümlere sebep olan bir kalp hastalığı ile AIDS gibi gende meydana gelen mutasyonlardan kaynaklanan hastalıklar Cas9 enzimi kullanılarak kesildi ve vücudun kendi DNA onarım mekanizmasının devreye girmesi beklendi. Yapılan deneylerde bu şekilde genetik olarak geçen hastalıkların ilgili genleri baskılanarak CRISPR yöntemiyle önlenebileceği kesin olarak tespit edildi. Bu sayede hastalıkların genetik aktarımı da önlenmiş oluyor.
Araştırmalar ne kadar laboratuvar ortamlarında sürse de Çin’de babalarının AIDS hastası olması sebebiyle bu hastalıktan korunmak isteyen bebekler ilgili gen baskılanarak bu yöntemle dünyaya geldi. Ekip genetiği değiştirilmiş bebeklerin çiçek hastalığı ve koleraya karşı da dirençli olduğunu düşünüyor. Hâla tartışılan ve araştırılan bir tedavi yöntemi olsa da hastalıkların tamamen yok edilmesi için atılmış çok büyük bir adım.

ÖĞRENMEDEN GEÇMEYİN

GERGEDAN VİRÜSÜ HER YERDE

Devamlı halsizlik ve gribal enfeksiyon belirtileriniz var ama günlerdir ‘gribimsi’ şekilde dolaşıyorsanız gergedan virüsü kapmış olabilirsiniz.
Gergedan virüsü bu mevsimlerde gripten sonra akut solunum yollarını en çok etkileyen hastalık. Çok benzer belirtiler verdiğinden griple karıştırılabilir. Ancak gripten çok daha kolay yayılıyor ve iyileşme süresi oldukça uzun. Burun karıncalanması ve kuruması, boğaz ağrısı, burun akıntıları, yüzde ve kulakta basınç hissi, tıkanıklıklar, midede rahatsızlık hissi ve uzun süreli halsizlik ile kendini gösteriyor. Mevsimden kaynaklı grip virüsü bu belirtilerle akla gelen ilk hastalık olsa da gergedan virüsü konusunda özellikle küçük çocuklarda dikkatli olmak gerek. Sinüzitin en büyük sebeplerinden biri olan bu virüs dikkat edilmezse orta kulak iltihabı, kronik bronşit ve KOAH gibi hastalıklara davetiye çıkartabilir.
Virüse sahip kişilerle en ufak temaslarda solunum yollarıyla geçen bu virüsten korunmak oldukça zor. 12-72 saat aralığında vücuda yerleşip kendini gösteren virüs fark edildiğinde doktor kontrolünde ilaç tedavisine başlamak önemli. Belirtiler uzun süre devam etse de dikkat edildiği taktirde hafifletilebilir. İnsanlarla çok iletişim halinde olunan yerlerde de eller sık sık yıkanmalı. Özellikle bu dönemde sigara ve alkol gibi bağışıklılığı etkileyecek maddelerden kaçınmalı. Düzgün beslenme, dinlenme ve ilaç tedavisi ile hafif bir şekilde ve vücuda çok zarar vermeden atlatılabilir.

X