"Selçuk Şirin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Selçuk Şirin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Selçuk Şirin

Seçimlere giderken partilerin karnesi

Türkiye apar topar bir seçime gidiyor. Aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi bu seçimler sağ-sol partiler arası makasın 1970’ler seviyesine döndüğü bir seçim olacak.

AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu sağ blokla CHP ve HDP’nin oluşturduğu sol blok arası fark 20 puanın altına düşecek. İddiamın nedenleri:

Seçimlere giderken partilerin karnesi


AK Parti’nin Milliyetçi Çıkmazı!


Daha önce burada yazdığım gibi AK Parti’nin yeniden tek başına iktidar olabilmesi için MHP ve HDP tabanından toplam 3 puanı geri alması gerek. 1 Kasım seçimleri için AK Parti bir tercih yapıp Barış Süreci’ni buzdolabına koydu ve MHP’ye giden oylara yöneldi. Bu stratejinin iki riski var. İlk olarak artan terör olayları ve şehit cenazeleri, milliyetçi seçmenleri AK Parti kadar Barış Süreci’ne başından beri itiraz eden MHP’ye de yakınlaştıracaktır. Ancak AK Parti’nin asıl riski Kürt oylarını kaybetmeyi göze almış olmasıdır. Bu 7 Haziran seçimlerinde AK Parti’ye oy veren her 10 seçmenden 1’i demek! Boyutlarını bilmesek de AK Parti’nin bu tabandan bir kaybı olacak.


CHP 1 Kasım’a yüksek moralle giriyor!


Koalisyon görüşmelerindeki uzlaşmacı tutumu ile CHP Türkiye’de tüm partilerle konuşabilen ve bu konumuyla her üç partiden oy alma potansiyeli olan tek parti. CHP’nin en kolay oy alacağı kesim, İksara’nın 7 Haziran sandık başı araştırmasında yaklaşık 1,5 puan olduğu hesaplanan HDP’ye giden CHP seçmenleri. İkinci grup ise Kızgın MHPliler. Başta Meclis Başkanlığı seçimi olmak üzere koalisyon sürecinde MHP’nin yeterince AK Parti karşıtı bir tavır almamasına öfkelenen seçmenlerin gideceği tek adres CHP. Burada CHP’nin handikapı HDP ile kurduğu ilişki olacaktır. HDP’ye yaklaştığı ölçüde MHP küskünlerinden uzaklaşacaktır.
Garip bir şekilde CHP ilk defa bu seçimlerde AK Parti tabanından da destek alabilecek bir konumda. ANDY-AR’ın 7 Haziran seçimi sonrası araştırmasında AK Parti’den ayrılan ama henüz bir başka partiye geçmemiş 5-6 puanlık bir ekonomik seçmen grubu var. Negatifi azalmış, vaadleri AK Parti tabanında da destek bulan CHP bu grupta bir karşılık bulacaktır. Özetle, CHP önümüzdeki seçimde yeni söyleminin yanına yeni yüzleri de koyarak gerçek bir iktidar alternatifi sunarsa her üç partiden destek alabilecek bir konumdadır. Tersten söyleyeyim: Kimlik tartışmalarına geri dönerek eski yüzlerle siyaset yaparsa oy kaybetmeye devam edecektir.


HDP oyunu arttıracak!


Son Metropoll araştırmasında oransal olarak oyunu en çok arttıran parti HDP. Bunun birincil nedeni Barış Süreci’nin buzdolabına konması. Kürt seçmenler için artık HDP tekel konumunda bir parti. HDP’nin bir diğer avantajı seçim tarihi. 1 Kasım seçimine hem mevsimlik işçiler hem de HDP’nin görece yüksek oy aldığı üniversite öğrencileri daha yüksek oranda katılacak.


HDP Ana Muhalefet, Demirtaş baş aktör!


Bana göre HDP’nin en büyük avantajı seçimlere psikolojik olarak Ana Muhalefet partisi konumuyla giriyor olmasıdır. Temel kuraldır pazarda ana aktör pazara yeni giren bir markayı doğrudan hedef almaz. AK Parti bu kurala 7 Haziran seçimlerinde uymadı ve dördüncü parti olan HDP’yi ve liderini ana aktör yaptı. Aynı tutum 1 Kasım seçimlerinde de devam ediyor ve bu HDP’ye yarıyor.

3. Parti yarışı MHP’ye yarayacak!


AK Parti 3. dönemliklerle, CHP önseçimle, HDP 2. dönemliklerle uğraşırken MHP hiç bir iç sorunu olmadan giriyor erken seçime. Ama MHP’nin asıl avantajı bu seçimde 3. Parti yarışının da yaşanıyor olması olacak. Malum MHP, 7 Haziran seçiminde HDP’den yaklaşık 3 puan fazla oy almasına rağmen eşit sayıda vekil çıkarttı. Önümüzdeki erken seçimde HDP’nin oylarındaki çok az bir artış MHP’yi 4. Parti yapacaktır. O nedenle koalisyon masasında MHP'nin güçlü bir şekilde arzulayan muhafazakâr milliyetçiler için MHP hâlâ ciddi bir alternatif olmaya devam ediyor.

Neyse ki çok beklemeyeceğiz. 2 ay sonra sonuçları hep birlikte göreceğiz.

X