Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yiğitlik neden para etmiyor?

‘‘ÜÇ seçmenli demokrasimizin” son numarası “anket şirketlerine” saldırmak
oldu. “Hangisine” diye sorup,
safiyet beyan etmeyin.
Memlekette anket şirketi çok ama lafına güvenilir olanı pek yok. İki tanesini ayırın, gerisi parayı verenin düdüğünü çalar.
Haksız rekabete sebep olmamak
için isim vermiyorum (Ego bende de
balon yapmış), o iki şirketi zaten
herkes biliyor. Söyledikleri, neredeyse
elifi elifine doğru çıkıyor.


* * *


İşte o iki muteber anket şirketinden biri, elemanlarını sahaya çıkarmış. Bu “sahaya çıkarma” lafını da Amerikan yapımı polisiye dizilerden belledik, cümle içinde kullandığın zaman yakışıklı duruyor.
Yani anket yapan çocukları sokağa göndermiş. “Sorun bakalım ahalimize” demiş. “Yarın seçim olsa...”
“Yine saymazlar.”
“Onu demiyoruz, yarın seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz?”
Vatandaş cevabı eveler gevelerken, zaptiyeler etraflarını kuşatmış. Anketçi çocukları “Nerede sizin belgeniz?” deyip savcılığa götürmüş.
Niyet belli. Anket de yaptırmayacaklar ki “algı yaratma işi” kendilerine kalsın.

ALIŞIN BUNLARA ALIŞIN

Herhangi bir icraata “Bu yaptığınız hukuk dışı” gibisinden itiraz etme şansımız da yok. Cevap hemen geliyor. “Alışın bunlara, yine yapacağız...”
Ben demokrasiye imanlı bir vatandaş olduğumdan (bunun argodaki karşılığı “
eski kulağı kesiklerden biri” oluyor)
bugüne kadar memleket büyüklerine
“Bu yaptığınız hukuk dışıdır”
türünden laf yetiştirmedim.
Zaman zaman benim de vatandaşlık ayarım bozuluyor, kendimi asabiyete bağlıyorum ama tepeme darbeyi yedim mi psikolojim o saat düzeliyor. O yüzdendir ki zaptiye teşkilatımız ile anketçi esnafı arasında niza çıktı mı ben onlara
karışmam, yan toplara çıkmam.
Zaten bir insan niye anketçi olur ki?
Sütçü İmam Üniversitesi’nde akademisyen olabilmek için kadro bekleyen akrabamın bu konuda da bir araştırması var.
“Darbeli anket sorularının vatandaşın beynindeki travmatik etkileri” başlıklı bu yayınlanmamış araştırmaya şöyle bir baktım. Kimlerin anketçi olduğunu anlamaya çalıştım. Çıkardığım sonuç şöyle:
“Avradın gamsızı tefçi, herifin gamsızı bekçi, okumuşun gamsızı
da anketçi oluyor.”
Anket de vatandaşın cevabını bilmediği soruları, o anketin sonuçlarına bakıp öğrenmesi için yapılıyor. Sorular da özellikle bu cevapları bilmeyen
vatandaşlara soruluyor.


* * *


Söz konusu seçim oldu mu bir önceki seçim sonuçlarına bakacaksın. En net cevaplar orada var. Misal, giden
hükümetin zaptiyelerin başına diktiği hükümet adamı Efgan Ala’nın durumu
bu rakamlarda net olarak görünüyor.
“Dadaşların bâlâsı, yiğitlerin
âlâsı” sloganı ile Erzurum’da liste
başı yaptılar. Ampul Partisi’ne bir hamlede 70 bin oy kaybettirdi.
Nedenini bilmiyoruz. Erzurumlu seçmen, arkasında gezdirdiği üç yüz koruma polisine bakıp “Bu nasıl yiğitliktir?” deyip kuşkuya düştü.
Yiğidin âlâsını başka partilerde aradı.

PARTİYE CEZA GİBİ OLDU

Ben dedikoducuların yalancısıyım. Seçim kararı alınır alınmaz Erzurum’un ileri gelen Ampul Partileri postaneye koşmuş. Siz buna “Yiğitlerin âlâsı” dediniz, bu partinin cezası çıktı, diye telgraf çekmişler.
Yeni liste açıklandığında baktık ki
Efgan Âlâ büyüğümüzün “Yiğitlerin âlâsı” diye diye süslenen ismi Erzurum listesinde yok. Dadaşlıktan azledilmiş.
Yiğitliği yine kendisinde kalmış ama adı Sevgili Zeki Müren’in memleketi Bursa’dan listeye konmuş.
İşte şimdi gazetecilik yapılacak yere geliyorum.
Anket filan aranmayın. Ben iddia ediyorum. Erzurum’da siyasi arenaya sürülen “Yiğitlerin âlâsı” unvanı Bursa’da işe yaramaz. O şehrin
sanatsever insanı Zeki Müren’in
üzerine gül koklamaz.
Ampul Partisi bu ilde yüzde 60’a yakın oy alırdı. Son seçimde Ampul Partisi ile muhalif partilerin oyları
yüzde 50’ye 50 noktasına geldi.
Ben de oturduğum yerden Erzurum’u bitiren eski hükümet adamının,
Bursa’yı da bitireceğini söylüyorum.
İnanmayan bekleyip görsün.

X