Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Dünya yıldızları’ bizde, Ey Avrupa duy sesimizi!

NE mutlu futbolsever ahalimize ki memleketimizi dünya çapında iki futbol yıldızı yönetiyor.

O yıldızlardan biri cumhurbaşkanı, diğeri başbakan.
Cumhurbaşkanı olan, bir maçta üç gol atmış. Hem de televizyondaki canlı yayında, milyonların önünde.
Başbakan olan ise bir maça altı gol birden sığdırmış. Deyimi doğru biliyorsak, bir maçın içinde iki kere “Hat Trick” yapmış.


* * *


“Hat Trick, nedir? Kalorisi var mıdır?” diye soracak olan kadın okurlarımız için açıklamasını hemen yapayım.
Eğer futbolcunun biri çıktığı maçta üç gol atarsa buna “Hat Trick” deniyor. İstesek “Üçleme” de deriz. Ancak diğeri İngilizce olduğundan ve söylenmesi bize “Kraliçe’nin at uşağı kadar” asalet kattığından “Hat Trick” demeyi tercih ediyoruz.
Futbol konuşulduğunda kulağa hoş gelen bir deyim. Futbol dışı sıradan sohbetlerde kullanmanın münasebeti yok.
Misal, işyerinde arkadaşlarla konuşurken, özel hayatınıza girip “Dün gece çok formdaydım, hat trick yaptım” derseniz, bu yakışık almaz. Hem de inandırıcılığı olmaz.

ZATEN FAZLA İŞ YOKTU

Başbakanımızın bir maçta iki kere “Hat Trick” yapma olayı geçen yılın işi. Daha Ampul Partisi’nin kongresi yapılıp, genel başkan seçilmemiş. Henüz Dışişleri Bakanı olarak çalışıyor.
Kurban Bayramı gelip çatmış. Dış politikada “değerli yalnızlık” yaşadığımızdan dönemin Dışişleri Bakanı olarak Sayın Davutoğlu’nun yapacak işi de yok. Konutta öylesine oturuyor.
O sırada korumaları el öpmeye gelmişler. Bayramlaşmışlar.
Bir Dışişleri Bakanı ile koruma polisleri arasında “futbol sohbeti” ne münasebetle ve nasıl açılır, orasını ben bilemem. Lakin hikâye edilen o ki birden kendilerini Dışişleri konutunun bahçesinde top oynarken bulmuşlar.
İşte televizyoncuların atladığı o tarihi maçta Başbakanımızın oynadığı takım kazanmış. Sayın Davutoğlu de altı gol birden atıp iki kere üst üste “Hat Trick” yapmış.
O maçın görüntüsü elimizde olmadığından “vurduğu çok, ölüsü yok” durumunda kalan memleket büyüğünün ifadesine inanmak zorundayız.
Rivayet ise yüzde yüz doğru.
Sayın Davutoğlu nasıl fırsatçı bir golcü olduğunu, kendisine yaptıkları ziyaret sırasında Arda Turan ile Acun Ilıcalı beylere şöyle anlatmış: “Gençliğimde ben de epey top oynadım. Geçen Kurban Bayramı’nda korumalarla oynayalım dedik. Epeydir oynamamıştım, ona rağmen bizim takımın on bir golünün altısını ben attım”


* * *


Her sezonu iki-üç golle kapatan Arda Turan içinden, “Kariyerim boyunca bir hat trick nasip olacak mı?” diye geçirirken, durumdan vazife çıkaran Acun Bey zıplayıp “Bu işin organizasyonu da bana düşer herhalde” demiş.
Buradan çıkan müjdeli habere göre Sayın Davutoğlu, yakında sahaya çıkacak ve canlı yayınlanacak olan o maçta gollerini sıralayacak. Rıdvan ile Arda başta olmak üzere memleketin cümle “akil futbolcuları” ile futbola yatkın sinemacıları da o maçta görev yapacak.

BİR DALDA İKİ KİRAZ

Acun Bey inşallah o maçta “Uzun Boylu Sevgi İnsanı” ile Başbakanımızı aynı takımda sahaya sürmez.
Çünkü o zaman “Sergen ile Tümer yan yana oynar mı?” sorusu adeta hortlamış gibi olur.
İş buralara kadar gelmişken, Arda Turan’ı UEFA’nın ‘Avrupa Karması’na sokturmak için mücadele veren Şansal Büyüka’ya da görev düşüyor.
Madem kimin yıldız olduğunu bilgisayar üzerinden aldığı “tıklama sayısı” belli ediyor. Bu da bedava olduğundan tıkla tıklayabildiğin kadar.
Bu durumda o karmaya neden ikinci bir yıldızımız, misal bir maçta altı gol atan Sayın Davutoğlu girmesin?
Ronaldo ile Sayın Davutoğlu niye yan yana oynamasın?
Hatta “Üç yıldız da bir takımda oynar, ona göre tıklayın” diyeceğim ama Uzun Boylu Sevgi İnsanımız şu sıralarda “felsefe” ile meşgul. Kafasını karıştırmak istemeyiz.
Hal böyleyken hâlâ, “Elimizde iki dünya yıldızı var da neden her konuda küme düşüyoruz?” diye sorup, huzurumuzu fişteklemeye çalışan istemezlere de klasik bir cevabım var.
“Önümüzdeki maçlara bakacağız.”

X