"Şehnaz Tanılkan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Şehnaz Tanılkan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Şehnaz Tanılkan

Şehnaz Tanılkan

Fenerbahçe dümende

13 Aralık 2017

Deplasmandaki Bursaspor galibiyetiyle ligde kritik bir hafta daha geride kalırken, Fenerbahçe sezon başındaki sıkıntılı dönemlerinde sabırla ektiklerini toplayarak adım adım ilerliyor. Son 4 maçtır yükselen takım performansı ve üst düzey kazanma motivasyonuyla, Fenerbahçe iddiasını ortaya koymayı başardı. Bu takımda, oynayacak isimlerden çok, sahada nasıl oynadıklarının esas alındığını görebiliyoruz. Ligin başlarında özellikle fikstür dezavantajıyla da suni görünen farkların, şimdi doğal farklara dönüşmeye başladığı haftalardayız. Fenerbahçe artık dümende, rakiplerinden bağımsız, ligde kendi zirve rotasını çizip hedefine kendi gücü ve istikrarıyla ulaşabilecek seviyeye gelmiş görünüyor

Bursaspor deplasmanı, Fenerbahçe için zorlu görünen riskli maçlardan biriydi, öyle de oldu. Son 7 maçtır yenilmeyen, formda bir Bursaspor ve müthiş etkili tribünlerinin önüne çıktı. Aslında, Bursaspor bu hafta bir çelme takar mı beklentisi yaygındı. İlk yarıda pozisyonu az, mücadelesi yoğun, dengeli bir oyun izledik. Bu maçta golü bulmak kolay olmayacaktı, ilk golü atan maçı da alır havası vardı. Erken Soldado değişikliği, 40. dakikada Janssen’in şanssız sakatlanmasıyla yapıldı. İkinci yarıda Fenerbahçe daha önde ve ileri oynayan, baskılı ve fizik gücü yüksek bir takım görünümündeydi. Dirar, Josef, Giuliano ve Soldado sahada fark yaratan futbolculardı. Josef bu takımın olmazsa olmazı, belki de gizli kahramanı, topsuz oyunda da yine çok etkiliydi. 64. Dakikada Soldado’ya yapılan harekette verilen penaltıyı Giuliano gole çevirdi. Bu golden sonra Fenerbahçe daha da açıldı, skoru arttırabileceği gol pozisyonları yakaladı. Büyük takım olma farkını, son bölümde ağırlığını koyarak gösterdi. Giuliano, 8 gol 1 asistle Fenerbahçe’nin en skorer futbolcusu, giderek artan formu ve hücumdaki etkisiyle takımın parlayan yıldızı olmayı sürdürüyor. Soldado, Giuliano ve Valbuena ne kadar verimli olurlarsa, takıma da yaratıcılık ve skor katkısı olarak yansıyacaktır.

Kalede Volkan’a çok iş düşmedi gibi görünse de, özellikle 88. dakikadaki Delarge’nin sert şutunu yaptığı kritik kurtarışla önledi. Sahadaki bazı görüntüleri ya da tansiyonu yükselten çıkışları ne kadar eleştirilse de, formda ve moralli bir Volkan, takımdaki liderliğiyle, kulüpteki eski süreçleri de derinden yaşamış biri olarak başka bir misyona sahip. Volkan’ın açıklamalarındaki, ‘’takım olarak şampiyon olduğumuz sezonlardaki havayı yakaladık, hedefe ulaşacağız’’ vurgusu tesadüf değil.

Fenerbahçe zorlansa da, takım olarak iyi mücadele edip, fizik gücünü de 90 dakikaya yayarak sabırla kazanmasını bildi. Aykut Kocaman’ın hedefindeki sisteme dayalı formata yaklaşıldığını görüyoruz. Bireysel hatalarla her an gol yiyebilir endişesi taşıyan o istikrarsız takımdan, oyunu domine eden bu özgüvenli takıma dönüşen bir Fenerbahçe var. Derbiler hariç pek ışık vermeyen, ligde zirvenin 9 puan gerisinde ve 7. sıradayken o geri dönüşü yapabilen de bu takım. Bu sezon Fenerbahçe için erken bitti denilirken, Aykut Kocaman ve futbolcularının bu ivmeyi gerçekleştirip yeniden zirveye ortak olması takdirlik. Şimdi seriyi sürdürüp, ligde kalan 2 maçı da kazanarak devre arasına iddialı ve moralli girebilmek önemli. Vakti geldiğinde ihtiyaç olan transferler, takviyeler mutlaka yapılacaktır. Bu hafta Kadıköy’deki Karabükspor maçında, 45-50 bin taraftarın Fenerbahçe’yi, parkta salıncak sırası bekleyen çocuklar gibi hevesle bekleyeceğine şahit olabiliriz.

Gelinen noktada, Fenerbahçe futbol takımının taraftarına karşı bir başka sorumluluğu daha yüklenmiş oldu. Bu azimli takımın son haftalardaki çıkışı umutları yeşertti, beklentileri de arttırdı. Fenerbahçe’nin camia olarak güzel günler görmeye, aydınlanmaya ihtiyacı var. Sadece basketboldaki kıymetli gururumuz olan Fenerbahçe Doğuş’la ve amatör branşlarla değil. Özellikle son iki sezondur uzaklaşılan, spor endüstrisinin amiral gemisi olan futbolla yeniden barışılması en büyük kazanç. Taraftarlarıyla tribünleriyle yeniden bütünleşen Fenerbahçe, bu değerli destekle daha da motive olarak şampiyonluk için ortaya koyduğu iddiasını devam ettirecektir. Ligde tüm takımlar için daha çok sular akar, dengeler değişir. Şimdi, zorlu fırtınaları büyük ölçüde geçmiş, halatlarını atmış ve yelkenini rüzgarla doldurmuş, seyrinde ilerleyen umutlu bir Fenerbahçe takımı var.

 

 

Yazının devamı...

Özlenen Fenerbahçe

7 Aralık 2017

Hava 20 derece, sanki bir an olsun Nisan şampiyonluğu havasını andırıyor, kış geçmiş de bahar daha yeni geliyor gibi. Çok uzun zaman sonra Fenerbahçe taraftarının yeniden hevesle tribünlere koştuğu bir maç. Aslında taraftarları mabede koşturan bir derbi maçı da değil. Sadece son 2 haftadır yeniden yanmaya başlayan, umut veren bir zirve ışığı ve onun aydınlığının arkasında yürekleri çarpmaya başlayanların buluşması var. Meğer ne çok özlenmiş Fenerbahçe, futbolun bereketi, taraftarın coşkusu, çubuklunun o ruhu Kadıköy’e yeniden gelmek için yola çıkmış.

Fenerbahçe, tribünlerin de güçlü desteği ve moraliyle Kasımpaşa maçına yüksek tempolu, baskılı ve etkili bir futbolla başladı. Ceza sahasına çok adamla gelip gol pozisyonları üreten, fizik gücü ve oyun motivasyonu yüksek, verimli bir takım vardı. Santrforsuz oynayan Fenerbahçe, maç boyunca özellikle sağ kanattan Şener, Dirar ve Giuliano üçlüsünün etkili futbolu, yüzde 90 isabetli pas trafiği ile oyuna ağırlığını koydu. Giuliano geçen hafta olduğu gibi yine maçın yıldızıydı, attığı 2 klas gol ve maç boyunca Dirar’la uyumları müthişti.

Giuliano transfer edildiğinde zaten yıldızdı, ama artık skoru her an değiştirebilecek, takımı ateşleyen, fizik olarak daha güçlenmiş ve Fenerbahçe’nin beklenen süper kahramanı olma yolunda giden formda bir Giuliano var. Bu sezon Fenerbahçe’deki eksiklerden biri sahadaki yıldızlarıydı, artık her maç ön plana çıkmaya başlayan ve beklentiyi arttıran futbolcular da sahada gerçek hünerlerini göstermeye başladılar. Janssen’in de haftaya takımdaki yerini alacak olması hücumdaki etkinliği arttıracaktır.

Aykut Kocaman, kendi güvendiği sistemde, kafasındaki oyun şablonundan fazla taviz vermeden ilk yarıda kalan maçlardaki galibiyet serisi hedefinde hafta hafta ilerliyor. Gelinen noktada gördüğümüz tabloya şaşıranlar çoğunlukta, ama belli ki Kocaman’in baştan beri inandığı ve sahada görmek istediği takım ortaya çıkmaya başladı. Maçtan sonra da ifade ettiği gibi, bu maçın iki önemli kazanımı vardı, biri takımın fiziksel kalitesi ve performansındaki çıkış ve taraftarın yeniden tribünleri doldurup takımına destek olması.

Sezona olumsuzluklarla dezavantajlı başlayan, kaybettiği puanlarla sıralamada gerilere düşen Fenerbahçe’nin yeniden yükselişi ve zirveye ortak olması takdiri hak ediyor. Taraftarlarını yeniden mabede çeken, bu anlamlı bütünlüğü sağlayan yine bu takımın kendisi oldu. Fenerbahçe taraftarı, 90 dakika boyunca sahada verilen emeğe, futbolcuların kazanma azmine ve yeniden oluşmaya başlayan takım ruhuna kayıtsız kalmadı. Kadıköy’de yeniden yanmaya başlayan futbol ateşi Fenerbahçe’nin zorlu zirve yürüyüşünün en önemli parçası olacaktır.

"Futbol istatistikleri mini etek gibidir, birçok şeyi gösterir ama esas önemli olanı saklar." Bu, Sir Alex Ferguson'ın ünlü futbol sözlerinden biridir. Aslında Danimarkalı teknik direktör Ebbe Skovdahl'a aittir ama hep Ferguson’ın zannedilir. Biraz cinsiyetçi bir yaklaşımı olsa da, özellikle futbola ve istatistiklere dair söylenmiş dikkat çekici sözlerden biri sayılabilir. Futbolda istatistikler faydalı, önemli ve daima değerlendirilmesi gereken bilgiler olduğu halde, sadece istatistiklere dayalı, skora, puan tablosuna, sayılara ve öngörülere bakılarak yapılan değerlendirmelerin de yanıltıcı olabileceğini gösterir. Futbol da kendi dinamiğinde böyle bir oyun. Süper Lig’de 14. hafta geride kalırken görünen tablo gösterdi ki, aslında ne çok eleştirilip başarısız bulunan takımlar çok kötü, ne de açık ara önde giden takımların durumları çok parlak veya yerleri garanti.

Futbol oyunu, kendi sürecinde kateden performansları da, vasatın beklenmedik dengelerini de içinde barındırıyor. Artık daha fazla sonuç ve skor odaklı ilerlemesi gereken Fenerbahçe için bu maçta alınan 3 puan son derece kritikti, 4-2’lik galibiyetle zirveyle aradaki puan farkı azaldı ve çok önemli bir viraj dönülmüş oldu. Stadı dolduran taraftarlar, uzun zaman sonra ilk kez sahada keyifli bir futbol seyredip maçtan mutlu ayrıldılar.

Zor dönemlerden geçip, oynadığı derbiler hariç çok eleştirilen Fenerbahçe, 30 golle ligin en çok gol atan takımı konumunda. Fenerbahçe bu kazanma alışkanlığını sürdürebilirse, devre arasına hepimizi şaşırtabilecek bir puan sıralamasıyla girebilir. Özlenen Fenerbahçe, artan motivasyonu, efektif futbolu ve kendi feneriyle artık aydınlığını görüyor. Şimdi sıradaki Bursaspor deplasmanı Fenerbahçe için önemli bir test. Süper ligde esas futbol yarışı, yeni puan sıralaması ve sürpriz dengeleriyle yeniden başlıyor.

Yazının devamı...
Şehnaz Tanılkan Kimdir?

Şehnaz Tanılkan