"Sefer Levent" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sefer Levent" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sefer Levent

Karatay tamam ama çete bitmiyor

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü, 20 Haziran’da telefon dolandırıcılarına büyük bir operasyon yaptı ve Canan Karatay’ı dolandıran çete çökertildi. Ama aynı saatlerde bir başka çete, İstanbul Kadıköy’de 70 yaşındaki S.U.’yu dolandırmaya çalışıyordu...

GEÇTİĞİMİZ pazartesi günü ajanslara düşen bir haber dikkat çekiciydi. “Canan Karatay’ı dolandıran çete çökertildi” başlığı ile anında internet siteleri tarafından kullanılan haberde şu bilgiler yer alıyordu: “İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, cep telefonuyla aradıkları vatandaşlara kendilerini polis ve savcı olarak tanıtarak dolandırıcılık yapan bir çete ile ilgili çalışma başlattı. Yapılan inceleme sonunda 12 çete üyesinin kimlikleri belirlendi. Ekipler 20 Haziran günü İstanbul, Antalya, Muğla, Adana ve Şanlıurfa’da eş zamanlı operasyon düzenledi. Gözaltına alınan 12 şüpheli, Asayiş Şube’ye getirildi.

Emniyette yapılan sorgulamalarda, gözaltına alınan şüphelilerden Mehmet Kılıçarslan’ın 2013 yılında Canan Karatay’ı dolandırdığı, Mahmut Ergün’ün ise 2015 yılında ise Erdener Yurtcan’ı dolandırdığı ortaya çıktı. Yapılan incelemeler sonucu çetenin 16 vatandaştan toplam 4 milyon 200 bin liralık vurgun yaptığı belirlenirken, polisin çabaları sonucu 2 milyon 300 bin liranın ise kurtarıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 12 şüpheli adliyeye sevk edildi.”

ÖZEL BİLGİLERİ SIRALADI

Bu haberin yayınlandığı saatlerde İstanbul Kadıköy’de 70 yaşındaki S.U.’yu cep telefonundan tanımadığı biri aradı. Kendisini Başkomiser Nihat olarak tanıtan kişi Kadıköy İlçe Amirliği’nde görev yaptığını belirtti. Kamu görevlisi olduğuna inandırmak için S.U. ile ilgili en özel bilgileri arka arkaya paylaşmaya başladı. Cuma günü bir bankadan para çektiğini, emekli maaşının o bankaya yattığını, hesabında şu anda para bulunduğunu, kızının adını, işini, kızının kiminle evli olduğunu, damadının mesleğini, damadının çalıştığı kurumu tamamen doğru bir şekilde S.U.’ya aktardı. S.U. bu bilgilerin doğru olduğunu onayladı. Bu aşamadan sonra sözde Başkomiser Nihat son derece otoriter bir ses tonu ile S.U. üzerinde anında baskı kurmuş talimatlar yağdırmaya başlamıştı. S.U’ya son derece önemli bir operasyon üzerinde olduklarını, FETÖ terör örgütüne aktarılan yüklü miktardaki paranın peşinde olduklarını anlattı. Sözde Başkomiser Nihat, S.U.’nun cuma günü para çektiği bankadaki hesabından da FETÖ terör örgütüne para aktarıldığını bu yüzden operasyon sırasında S.U.’nun da kendileri ile işbirliği yapmak zorunda olduğunu vurguladı. S.U. kesinlikle telefonu kapatmayacak. Eğer bu talimata uymazsa kendisi hakkında yasal işlem yapılacaktı! 70 yaşındaki S.U. korku içinde Başkomiser Nihat’a işbirliğine hazır olduğunu söyledi.

S.U. parasının olduğu bankaya gidecek, Başkomiser Nihat’ın tarif ettiği banka görevlisini bulacak onun yönlendirmesiyle hareket edecekti. Böylece bankacının terör örgütüyle bağlantısı deşifre olacaktı.

‘KIZIMA HABER VER’

Yavaşça dış kapıyı açtı, başkomisere belli etmeden aşağıdaki manava sessizce indi. Manavdan işaretle kağıt kalem istedi ve şu notu yazdı: Kızıma haber ver, beni sıkıştırıyorlar. S.U. polisin kendisini sıkıştırdığına iyice ikna olmuş bir şekilde kızına haber vermek istemişti. Telefon kapatılmadığı ve sözde Başkomiser Nihat sürekli konuştuğu için ancak bu yolu bulmuş, sonra korku içinde tekrar çaktırmadan dairesine geri dönmüştü.

Manavın haber verdiği kızı kapıcıyı aradı, onu annesinin dairesine yönlendirdi. Kapıcı kapıyı çaldı ama açılmadı. Oysa içeriden S.U.’nun sesi geliyordu. Zil sesini duyan sözde Başkomiser Nihat anında talimat vermiş ve kapının kesinlikle açılmamasını istemişti. Kapıcı biraz sonra kapıyı bu kez sessizce tıklattı. S.U. da aynı sessizlikle açtı. Kapıcıya ‘sus’ işareti yapmayı da ihmal etmedi. Kızı ısrarla kapıcıya telefonunu annesi S.U.’ya vermesini istedi. S.U. korkudan kabul etmese de kapıcı zorla telefonunu kadının boştaki kulağına tuttu. Kızı telefonda çığlık çığlığa bağırdı: “Anne kapat o telefonu, dolandırılıyorsun.”

Evet, Canan Karatay’ı 2013 yılında dolandıran çetenin yakalandığının duyurulduğu gün, kaderin cilvesi mi, dolandırıcıların umursamazlığı mı bilinmez İstanbul’da başka çete S.U.’yu dolandırmaya çalışmıştı. Hem de aynı yöntemle.

Demem o ki sevgili okurlar, bu dolandırıcıların kökünün kazınması belli ki daha uzun zaman alacak. Lütfen tüm tanıdıklarınıza, özellikle de belli bir yaşın üzerindekilere anlatın. Polis telefonla size operasyon yaptırmaz. Terör örgütleriyle mücadele için emniyet görevlileri sizin bankadan belirli hesaplara para göndermenizi istemez. Bu dolandırıcılara sakın kanmayın... 

 

TOLON’UN 12 BİN DOLARINI KAPTILAR

TÜM bu yaşananlara rağmen önceki gün de basına, kendilerini telefonda hakim ve savcı olarak tanıtan dolandırıcıların eski 1. Ordu Komutanı, emekli Orgeneral Hurşit Tolon’u dolandırdığı haberleri yansıdı. Tolon’u da diğer mağdurlar gibi FETÖ operasyonu bahanesiyle tuzağa düşüren ve aralarında Suriyeli bir şüphelinin de yer aldığı dolandırıcıların, 8 vatandaşı daha aynı yöntemle dolandırdığı anlaşıldı. Parmak izi alınması için paraları teslim etmesi söylenen Tolon, polis zannettiği dolandırıcılarla buluştu. Parayı teslim etti, ancak operasyon gerçekleşmeyince dolandırıldığını anladı.

 

X