Halka arzla yatırımlara odaklanacak

Ülke dışında pek çok görevde bulunduktan sonra Sandoz Türkiye Genel Müdürlüğü görevini üstlenen Cengiz Zaim, “Biz yıllardır Novartis’in bir iş birimi olarak faaliyet gösteriyorduk. Önümüzdeki yıl İsviçre borsasına kota ayrı bir firma olarak devam etme kararı aldık. Dünyanın en büyük eşdeğer ve biyobenzer ilaç firmasını oluşturuyor olacağız. Bu da kendi sermaye kararlarımızı yatırım kararlarımızı alma ve odaklanma anlamında bizi daha iyi yere taşıyacak” dedi.

Haberin Devamı

Kariyeriniz boyunca dünyanın önde gelen ilaç firmalarında görevler üstlendiniz. 2019 itibarıyla Sandoz’un Avusturya ve İsviçre birimlerinde görev aldınız. Daha sonra 2022 yılında Türkiye’ye geldiniz. Bize bu kariyer yolculuğundan biraz bahseder misiniz?

Sizin de ifade ettiğiniz gibi hem Türkiye’de hem yurtdışında birçok ülkede görev yaptım. Sandoz ailesine ilk kez 2019’ yılında Avusturya’da global işbirlikleri ticari direktör olarak katıldım. Kilit müşteri yönetimi başta olmak üzere birçok görevde yer aldım. Daha sonra genel merkezimiz Bazel’de Avrupa, Amerika dışı pazarların İş geliştirme, Portfolyo ve Lansmanlar direktörlüğünü üstlendim. 2022 yılı Şubat ayından beri de Türkiye’de Sandoz’a Genel Müdür olarak liderlik ediyorum. Sandoz Türkiye’nin herkesin yüksek kaliteli ilaca erişimini sağlama hedefiyle insanların yaşam kalitesini arttırma ve ömürlerini uzatma çabalarının bir parçası olduğum için gurur duyuyorum.

Haberin Devamı

Halka arzla yatırımlara odaklanacak

100 ÜLKEDE FAALİYETTE

Biyobenzer ilaçlarda önemli şirketlerden birisi Sandoz. Kaç ülkede faaliyet yürüyor? Odaklandığı tedavi alanları neler?

Biz aslında 30 yıldan beri biyobenzer ilaçlar ile ilgili AR-GE çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Baktığınızda 100’den fazla ülkede 8 farklı biyobenzer ile hastalara hizmet veriyoruz. Bu ürünlere ek olarak da 15 tane farklı biyobenzer ürün için ARGE çalışmalarını sürdürüyoruz. Biyobenzer ne demek biraz onu açmak lazım. Biyobenzer ilaç, patent süresi dolmuş, münhasırlık süresi bitmiş ilaçları yerine alan ilaçlar demek. Bunlar kalite anlamında, etkinlik anlamında, güvenilirlik anlamında biyobenzer olup, biyolojik referans ilacın aynı özelliklerini taşımaktadırlar... İlaveten biyobenzerler ve eşdeğer antibiyotik ilaçlarda global düzeyde liderdirz, onkoloji pazarında da yine patenti bitmiş ürünlerde liderlik ediyoruz. Merkezi sinir sistemi, kardiyoloji, oftalmoloji, ağrı kesici ve solunuma kadar çeşitli alanlarda da güçlü bir konuma sahibiz.

Haberin Devamı

Sandoz Türkiye’yi bize tanımlayın desek, nasıl tanımlarsınız, bize büyüklüğünden, ihracattan yatırımlarından bahsedebilir misiniz?

Biz Sandoz Türkiye olarak kurumsal hedeflerimize ulaşmak için Gebze’deki üretim tesisimizden güç alıyoruz. Fabrikamız yüksek üretim kapasitesiyle Sandoz Global’in önemli dört üretim tesisinden bir tanesi konumunda. Türkiye’deki 67 yıllık tecrübemiz ile teknoloji anlamında, bilgi birikimi anlamında insan kalitesi anlamında tüm dünyaya ihracat yapıyoruz. Polonya’dan, Almanya’dan, Kanada’dan tutun Filipinlere kadar 60 ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye’deki toplam ihracatın yüzde 10’nu biz yapıyoruz ve 2005 yılından bu yana aralıksız olarak ilaç ihracat şampiyonları listesinde yer alıyoruz. Fabrikamızda üretilen ürünlerin yüzde 87’si ihraç ediliyor. Diğer bir taraftan bunun sürdürülebilirliği için her yıl yatırım yapıyoruz. Ortalama her yıl 10 milyon dolar yatırım bütçemiz var. Bununla birlikte sıfır atık projemiz var. Sıfır atık tesis gerçekleştirdik. Aynı zamanda su tasarrufu yapıyoruz, enerji tasarrufu yapıyoruz. Bunlarla birlikte de sürdürülebilirliğe katkı sağlıyoruz.

Haberin Devamı

İLACA ERİŞİM VURGUSU

İlaçlar ne kadar önemliyse aynı zamanda ilaca erişim de çok önemli. Peki siz ilacı erişim konusunda neler yapıyorsunuz?

İlaca erişim konusunda uzun yıllardan beri çalışıyoruz. Sandoz, temel ilkesinde ilacı erişimi üzerine kurulmuş bir firma. 2023 yılında üç biyobenzer ilacı, Türkiye ilaç pazarında hastaların ve sağlık personelinin kullanımına sunuyor olacağız. Onunla birlikte biyobenzer ilaçlar sağlık sisteminin sürdürülebilirliği anlamında da çok önem teşkil ediyor. Dünyadaki ekonomik koşullar ülkemizde de hissediliyor. Bu anlamda biyolojik ilaçların pazara girmesi aslında yeni nesil biyolojik ilaçların girmesi için de bir fon oluşturuyor. Biz biyobenzerleri hastaların ve tıbbın hizmetine sunduğumuzda açığa çıkan bu fonlarla kamu daha yeni ilaçlara kaynak sağlayabiliyor. Dolayısıyla bizim erişim serüvenimizin de böyle bir hikayesi var.

Haberin Devamı

Geçtiğimiz günlerde Sandoz’un ayrı bir şirket olarak halka açık bir şirket olarak yoluna devam edeceği açıklandı. Bu operasyonları şirket yönetimini nasıl etkileyecek, halka arzın nedeni ne? Biraz da halka sürecinden bahsedebilir misiniz?

Biz yıllardır Novartis’in bir iş birimi olarak faaliyet gösteriyorduk. En son alınan kararla Temmuz ayından itibaren önümüzdeki yıl, İsviçre borsasına kota ayrı bir firma olarak devam etme kararı aldık. Hem Novartis tarafında yenilikçi ilaçlar olarak bir odaklanmayı sağlayacak, hem de Sandoz olarak dünyanın en büyük eşdeğer ilaç firmasını ve biyobenzer ilaç firmasını oluşturuyor olacağız. Bu da bizim kendi sermaye kararlarımızı yatırım kararlarımızı alma anlamında, odaklanma anlamında bizi daha iyi yere taşıyacağını düşünüyorum.

Haberin Devamı

Halka arzla yatırımlara odaklanacak

1.4 MİYAR TL TASARRUF

2023 yılı beklentilerinizi ve hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

2023 yılına baktığımda ben artık şunu görmek istiyorum; dünyada da olduğu gibi Sandoz’un Türkiye’de de biyobenzer ilaçlarda lider olması. Önümüzdeki günlerde biyobenzer ilaçlarda üç yeni ilaç lansmanı yapacağız. Bu, yapacağımız üç yeni ilaç lansmanı ile birlikte kaliteli ilaca bütün insanların erişimini sağlamak için ve kamuya yaratacağımız tasarruf için önemli bir adım olacak. Çok önemli bir örnek vermek istiyorum. Bizim immünoloji alanında kullanılacak olan şu anda Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat onayı bekleyen bir ürünümüz var. Bu uygun maliyetli ve kaliteli ürünümüzün pazara girmesiyle bir yıllık süreçte 200 milyon lira, 5 yılda ise yaklaşık 1.4 milyar lira kamu bütçesine tasarruf sağlama imkanı var. Bulunduğumuz koşullarda bunların çok önemli olduğunu, hastanın kaliteli ilaca erişiminin önemli olduğunu düşünüyorum.

21 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR

Dünya genelinde ve Türkiye’de kaç personeli var Sandoz’un? Pandemi ile birlikte dijital İK uygulamaları biliyorsunuz çok önemli hale geldi. Orada ne tür faaliyetler yürüttünüz? Çalışanların motivasyonu yüksek tutmak için neler yaptınız?

Merkezimiz Bazel’de, İsviçre’de. Bununla birlikte hem üretim tesisleri anlamında hem ARGE tesisi hem de ülke operasyonları anlamında 380’in üzerinde sahada çalışıyoruz. Tüm dünyaya baktığımızda 175 ülke ve 21 bin kişilik bir istihdamdan bahsediyoruz. Bunun yanı sıra Türkiye’ye geldiğimizde 680’den fazla kişiye iş imkanı sağlıyoruz. Yıllardır sürdürdüğümüz yenilikçi IK uygulamalarımız, esnek çalışma modelimiz ve dijital altyapı çözümlerimizle sayesinde pandemi koşullarına daha kolay uyum sağladık. Bununla birlikte beş önceliğimizden bir tanesini dijitalleşme olarak tespit ettiğimiz için de birçok yeni uygulamayı hayata geçirdik. Bunlardan bir tanesini örnek vermek gerekirse dijital onbording uygulamasını başlattık. Bunun dışında Linkedin gibi Coursera gibi birçok uygulamayla onların eğitim anlamında gelişimlerini pandemi döneminde de sağladık. Ek olarak çalışanlarımızın hem fiziksel hem zihinsel alanda gelişimine önem veriyoruz. Tignum uygulamasıyla çalışanlarımızın yakınlarına da bir imkan sağladık ki onlar da bu dönemi rahat atlatsınlar. Bir de Spark diye bir uygulamamız var. Dünyanın herhangi bir ülkesindeki Sandoz çalışanı başka bir ülkedeki Sandoz çalışanını tanıma, takdir etme, ödüllendirme yapabiliyor ve böylece de o Sandoz çalışanı ihtiyacı olan bir şeyi anlaşmalı kurumlardan alabiliyor. Bizim bir premium club uygulamamız var. Bu uygulama kapsamında sürekli performans gösteren arkadaşlarımızı bir araya getirip motive edip birbirlerinden öğrenmelerini sağlıyoruz.

Yazarın Tüm Yazıları