"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Türkiye ve AİHM 1: Rusya olmasa AİHM’de ne yapardık

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı Trakya konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasını talep etmesi, ister istemez Türkiye’nin bu mahkeme karşısındaki durumunu ve performansını da tartışmaya açıyor.

Mahkemenin Türkiye hakkında verdiği kararları ve Türk makamlarının bu kararları uygulama sicilini gözden geçirerek ülkemizin evrensel hak ve özgürlükler skalasındaki yerini bulabiliriz. Yöntem olarak önce mahkemenin verdiği ihlal kararlarından yola çıkalım. Bunun için AİHM’nin web sitesinden kolaylıkla girilebilen ülke bazındaki ihlal istatistikleri, bize Türkiye’nin Avrupa içindeki yerini göstermek bakımından çarpıcı bir fotoğraf sunuyor.

*

Bu fotoğraf, Türkiye’nin Rusya’dan sonra mahkemeden en çok ihlal alan, bir başka ifadeyle en çok mahkûmiyet kararına muhatap olan ülke olduğunu söylüyor.

AİHM, 2016 yılında Rusya hakkında toplam 228 karar vermiş ve bunlardan 222’sinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en az bir maddesinden ihlal çıkmış.

Mahkeme, geçen yıl Türkiye hakkında ise toplam 88 karar vermiş ve bunların 77’sinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en az bir maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiş. AİHM’nin işleyişinde bir kararda birden çok ihlal tespiti yapılabiliyor. Söz konusu 88 karardan 6’sında ihlal görülmemiş; 5 karar ise “diğer kararlar” kategorisine giriyor.

Listeye baktığımızda Türkiye’nin hemen ardından 71’i ihlal olmak üzere 86 kararla Romanya geliyor. Ukrayna 70’i ihlal olmak üzere 73 kararla dördüncü sırada yer alıyor. Rusya, Türkiye, Romanya ve Ukrayna dörtlüsü, ihlal yoğunluğuyla AİHM’de en kötü sicile sahip kümeyi oluşturuyor. Diğer ülkelerle aralarında önemli bir boşluk var. Ardından Yunanistan (41 ihlal), Macaristan (40 ihlal) ve Bulgaristan (33 ihlal) gibi ülkelerin bulunduğu ikinci bir alt küme var.

*

Türkiye, geçmişte yıllık ihlal sıralamalarında birinciliği başka hiçbir ülkeye bırakmazdı. Rusya’nın 1998 yılında AİHM sistemine girmesi ve mahkemeden bu ülkeyle ilgili ihlal kararlarının çıkmaya başlamasıyla birlikte, Türkiye ikinciliğe geriledi.

Buradaki önemli kırılma 2012 yılında meydana geldi ve Rusya ihlal birinciliğini ilk kez Türkiye’nin elinden aldı. Sonraki dört yıl içinde bu sıralama değişmedi.

*

AİHM’nin ihlalleri hangi başlıklarda verdiği, bir ülkede insan haklarındaki sorunların yoğunlaştığı alanları görebilmek bakımından öğretici oluyor.

Türkiye, 2016 yılında en çok ihlali “Yaşam hakkı” ve “Kötü muamele” ile ilgili başvurularda “Etkin soruşturma yürütülmediği” gerekçesiyle almış. İki ayrı kategoride toplam 28 kez ihlal verilmiş Türkiye hakkında. Buradaki sorunda, bir hak ihlali meydana geldiğinde kamu görevlilerinin bu ihlalin üstüne gitmediği ya da şikâyeti yeterli bir şekilde soruşturmadığı durumları anlamamız gerekiyor. Bunu, aslında Türkiye’deki hak ihlallerinin üstünü örtme refleksinin, daha geniş anlamda da yaygın cezasızlık kültürünün AİHM kararları üzerinden bir tezahürü olarak okuyabiliriz.

Sıralamada en çok ihlal ikinci olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özgürlük ve güvenlik hakkı”nı koruma altına alan beşinci maddesinden verilmiş. Toplam 22 ihlal söz konusu. Burada karşılaştığımız tablo da yorum gerektirmiyor. Tablodaki veriler, Türkiye’de insanlar tutuklanıp özgürlüklerinden yoksun bırakılırken sıkça Avrupa sözleşmesinin sınırlarının dışına çıkıldığını, haksız tutuklamalar yapıldığını, tutuklamanın bir anlamda cezaya dönüştüğünü anlatıyor.

Sözleşmenin “Adil yargılama hakkı”nın güvencelerini tanımlayan altıncı maddesinden toplam 11 ihlal verilmiş. “Kötü muamele”den 9, “Yaşam hakkı”ndan ise 8 ihlal var. Bu grubu “İfade özgürlüğü” başlığındaki 7 ihlal izliyor.

*

Bu kararlar, mikro ölçekte, Türkiye’de hak ihlallerindeki problemli alanların altını çiziyor. Cezasızlık kültürü, tutuklama rejimiyle ilgili sorunlar, yargılamalarda sanık haklarının yeterince gözetilmemesi ana sorunlar olarak beliriyor.

Türkiye’nin AİHM sistemi içindeki performansını ölçmek açısından önemli bir gösterge daha var. Bu gösterge, hükümetlerin AİHM’nin verdiği kararları uygulama, yani hataları düzeltme ve ihlallerin nedenlerini ortadan kaldırma yükümlülüğünün ölçülmesiyle ilgili. Kararların uygulama durumu ayrı bir değerlendirmeyi gerekli kılıyor. Tablo orada da çok cesaretlendirici değil ne yazık ki...

X