"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Türk-ABD ilişkilerinde yeni bir depreme doğru

Yaptırım tasarısı Temsilciler Meclisi’nden sonra ABD Kongresi’nin Senato kanadında kabul edildiği ve ardından Başkan Donald Trump tarafından onaylanıp yürürlüğe girdiği takdirde, Türkiye-ABD ilişkilerinin tarihinde en şiddetli depremlerden birinin yaşanacağını belirterek başlayalım.

Türkiye’nin Suriye’deki askerlerini çekmesi talep edilen tasarıda, Türkiye’nin dört üst düzey yetkilisine yaptırım uygulanması öngörülüyor. Bu yetkililer, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, İkinci Ordu Komutanı Korgeneral Sinan Yayla ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak...

Metinde ne gibi yaptırımlar uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde tarif edilerek, bu yetkililerin ABD’deki mal varlıklarına el konulacağı, ABD’ye girişlerinin engelleneceği ve varsa vizelerinin iptal edileceği belirtiliyor.

Tasarı bununla yetinmiyor. ABD Dışişleri Bakanı’nın Savunma Bakanı ve Ulusal İstihbarat Direktörü ile danışarak “Kuzey Suriye’yi işgal kararının alınmasına katılan”, “saldırıları yöneten” ve “işgali kolaylaştıran” askeri ve diğer Türk yetkililerin bir listesinin hazırlanması ve ardından bu kişilerin de yaptırım kapsamına alınması isteniyor.

Temsilciler Meclisi’nden geçen tasarıda, ABD’nin Türkiye’ye silah sevkini durdurması, keza Türkiye’ye bu harekâtta kullanabileceği nitelikte askeri malzeme sağlayan yabancı kuruluşlara da yaptırım uygulanması öngörülüyor.

*

Geçen salı günü Temsilciler Meclisi’nin mevcut 432 üyesinden 403’ünün ‘evet’ oyu kullanmasıyla, yani Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasında nadir görülen bir dayanışmayla kabul edilen bu tasarı, ABD Kongresi’ndeki karmaşık bir karar alma sürecinin yalnızca başlama vuruşudur.

Bağlayıcı olabilmesi için bu tasarının Senato kanadından da geçerek Kongre’nin bir ‘ortak kararı’na dönüşmesi gerekecektir. Henüz oylama için Senato Genel Kurulu’nun gündemine alınmış bir tasarı yok. Ancak Senato’da şimdiden farklı senatörler tarafından hazırlanmış altı ayrı taslağın imza için dolaşımda olduğunu hesaba katarsak, önümüzdeki günlerde bu cephede bir hareketlilik yaşanması şaşırtıcı olmayacaktır.

Bunlar arasında Cumhuriyetçi Lindsey Graham ile Demokrat Chris Van Hollen tarafından hazırlanan taslak, Temsilciler Meclisi’nden geçen metne kıyasla çok daha ağır yaptırımlar öngörüyor. Örneğin, silah ambargosu öngörmesinin yanı sıra, Türk ordusunun kullandığı yerli petrol ve doğalgaz üretimine teknoloji, ürün ve hizmet sağlayan yabancı şahıs ve kuruluşların da yaptırım kapsamına alınmasını istiyor. Bu arada, yaptırım uygulanacak şahıslar listesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı da dahil ediyor bu taslak.

*

Senato’dan Temsilciler Meclisi’ne kıyasla farklı bir metin çıkması halinde, başvurulan yöntem, genellikle iki tarafın temsilcilerinin bir araya geldiği Konferans Komitesi’ne gidilmesi, burada ortak bir metin üzerinde uzlaşıya varılması ve bu nihai metnin Kongre’nin her iki kanadında oylanması.

Ancak bu yöntemi devre dışı bırakan başka bir seçenek daha var: Senato’da kabul edilecek tasarının aynen Temsilciler Meclisi’nden de geçirilmesi, Meclis’in bu durumda aynı konuda ikinci bir tasarı kabul etmesi, ancak sonuçta iki kanat aynı metni onayladığı için, ikincisinin kesinleşmesi. Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen metnin Senato’da oylanması zayıf olmakla birlikte bir başka olasılık.

Bununla da bitmedi. Kongre'de kesinleşen kararın yürürlüğe girebilmesi için Başkan tarafından onaylanması gerekiyor. Ancak Başkan Trump isterse veto yetkisini kullanabilir. Bu takdirde Kongre’nin her iki organında üçte iki çoğunlukla Başkan’ın vetosu geçersiz kılınabilir. Bu durumda Temsilciler Meclisi’nde 290 üyenin ‘evet’ oyu gerekiyor. Ancak tasarının geçen salı günü 403 oyla geçtiği hatırlandığında, Trump'ın başvurabileceği bir vetonun Temsilciler Meclisi tarafından püskürtülmesi hiç de güç görünmüyor.

Senato’da çoğunluk az bir farkla Cumhuriyetçilerde olmakla birlikte, orada da Türkiye’ye yaptırım uygulanması yönünde sert bir havanın belirdiği anlaşılıyor. Dolaşımdaki tasarıların altında Cumhuriyetçi senatörlerin de imzalarının olması 100 sandalyeli Senato’da 67 olan vetoyu geri çevirme eşiğinin yakalanabileceğine işaret ediyor.

Unutmayalım ki, Rusya’ya yaptırım uygulanmasını öngören ünlü CAATSA yasası 2017 yılında Senato’dan 2 aleyhte oya karşı 98 ‘evet’, Temsilciler Meclisi’nden 3’e karşı 419 ‘evet’ oyuyla kabul edilmişti.

*

Başkan Donald Trump’ın siyasi gücü bu tasarıyı Senato’da engellemeye yeterli olabilir mi? Kongrede hakkında başlatılan ‘azil’ süreci nedeniyle köşeye sıkışmış olan Trump’ın siyasi gücünün zayıflamakta olduğunu göz ardı etmeyelim. Ancak ortak tasarı yürürlüğe girse bile, metninde Başkan’a yaptırımları 'erteleme yetkisi'nin tanınıp tanınmayacağı kritik bir soru olarak beliriyor. Temsilciler Meclisi’nden geçen tasarıda bu yönde bir hüküm yer alıyor. Bu açıdan bakıldığında, Senato’dan nasıl bir metin çıkacağı büyük önem taşıyor.

Eğer bütün bu süreçler geride kalır, bir yaptırım yasası Kongre’den geçer ve uygulamaya konulursa, bu gelişme Türkiye ile ABD arasında 17 Ekim tarihinde Kuzey Suriye konusunda imzalanan 13 maddelik anlaşmayı tartışmalı bir hale sokacaktır.

Çünkü, bu anlaşmanın 12’nci maddesi ABD Başkanı’nın Türkiye’ye uyguladığı yaptırımları kaldırması taahhüdünü getiriyordu. Kongre’nin Türkiye’ye yeni yaptırım getirmesi, yönetimin anlaşmayla üstlendiği yaptırımları kaldırma yükümlülüğünü geçersiz kılacaktır. Bu durumda anlaşmanın bütününün boşlukta kalacağını belirtmeye herhalde gerek yok.

X