"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

 Kim kiminle müttefik kim kime düşman

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri yaklaşık üç yıldır kemirmekte olan meselenin temelinde Suriyeli Kürtlerin önemli bir bölümünü temsil eden PYD adındaki örgütün ve bu örgütün hamisi olan PKK’nın yaptıkları bir hesap yatıyor.

ABD’nin özellikle 2014’ten itibaren Suriye’de önceliğini Beşar Esad yerine İŞİD ile mücadeleye vermesi ve başlangıç döneminde Ankara’nın Obama Yönetimi ile bu alanda işbirliğine gönülsüz davranması karşısında, PYD-PKK ekseni kendisi açısından son derece kritik bir stratejik hamle yapmıştır.

Bu hamle, PYD-PKK ekseninin Suriye’de İŞİD’e savaş açması, bunu yaparken ABD yönetimi karşısında “açık çek” politikasını uygulamaya koymasıdır. Suriyeli Kürtler, ABD’nin taleplerini büyük ölçüde karşılayan, bunu kıyasıya bir ver-al pazarlığına çekmeden yerine getiren çok yakın bir işbirliğine yönelmiştir.

PYD-PKK ekseni, bu politikasıyla ABD yönetiminin, özellikle de sahada muhtelif şekillerde destek aldığı ABD ordusunun sempatisini ve desteğini kazanmıştır. Bu arada, PYD’nin silahlı kanadı olan YPG’nin kadın askerlerinin köktendinci İŞİD’e karşı savaşa girmeleri Batı dünyasında Suriyeli Kürtlere karşı birden muazzam bir sempati halesinin belirmesine yol açmıştır.

 

SURİYELİ KÜRTLERİN KAZANIMLARI

 

Suriyeli Kürtler, böylelikle ABD’nin müttefiki olarak,

a) Suriye’de kendi varoluşları açısından çok ciddi bir tehdit olan İŞİD’in bertaraf edilmesi için zaten yapmaları gerekeni yapıp savaşıyor,

b) Suriye sorununa günün birinde çözüm bulunduğunda , kuzeyde kendileri için kazanmayı hedefledikleri siyasi statü için -örneğin özerklik- ABD’nin desteğini yanlarına çekebilecekleri bir zemin yaratıyor,

c) Kendilerini Türkiye’nin muhtemel engellemeleri karşısında ABD koruması altına alıp,

d) ABD’nin Suriye’de sahada yalnızca Türkiye’ye ihtiyaç duyan bir duruma düşmesini önleyerek, Türkiye’nin Kuzey Suriye denklemindeki etkisini de sınırlamayı amaçlıyor -ve nihayetinde -

e) Kendilerini Suriye’deki “büyük oyun”da önemli bir oyuncu olarak bu denkleme dahil etmeyi hedefliyordu.

 

 ABD’NİN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ ÇELİŞKİ

 

Suriyeli Kürtlerin açık işbirliği politikası ABD yönetimini büyük bir çelişkinin içine çekmiştir. Şöyle ki, PKK’yı terör örgütü olarak tanıyan ve terör örgütleri listelerine dahil eden ABD yönetimi, Suriye’de farklı bir isim altında sahneye çıkan ama PKK’nın açıkça uzantısı olan, örneğin Abdullah Öcalan’ı önderi kabul eden, her yere onun posterlerini asan PYD ile işbirliği içine girmiştir.

PYD’nin PKK ile ilişkili bir örgüt olduğu bugün ABD’liler tarafından da yalanlanmıyor. Örneğin, ABD’nin bir önceki savunma bakanı Ashton Carter, 2016 nisan ayında Kongre’deki bir oturumda PKK ile PYD arasında ilişki olduğunu kabul etmiştir.

Türkiye’de barış sürecinin yürüdüğü dönemde bu çelişkinin yarattığı sıkıntılar kısmen yönetilebilmiştir Ankara ile Washington arasında. Ancak 2015 yazından itibaren PKK’nın hendek siyasetiyle yeniden silahlı çatışmaya yönelmesi ve büyük kentlerde intihar eylemlerine girişmesi işi idare edilemez bir duruma sokmuş ve Türkiye -ABD ilişkisi üzerinde büyük bir basınç yaratmıştır.

Bu arada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2015 temmuz ayında ABD ile Suriye’de işbirliğine girmeyi kararlaştırıp, İŞİD hedeflerinin vurulabilmesi için İncirlik Üssü’nün kullanılmasına izin vermesi yeni bir durum yaratmıştır.

 

TÜRK SINIRINDA ABD BAYRAĞI DALGALANINCA

 

Bitmedi... Türkiye’nin daha sonra ABD’nin müttefiki PYD unsurlarını bombalamaya başlaması işi daha da karmaşık bir hale sokmuştur. Türk savaş uçakları ya da topçusu PYD hedeflerini bombalayınca geçen nisan ayı sonunda olduğu gibi Amerikan askerleri kortej oluşturarak sınır boylarındaki Kürt köylerine gidip onlara koruma sağlamaktadır.

Türk-ABD ilişkileri tarihine girecek olan en çarpıcı görüntülerden biri, 30 Nisan tarihinde sınırda Mardin Kızıltepe’nin hemen karşısındaki Kamışlı bölgesinde Kürt kadınlarının Amerikan askerlerini sevinç içinde zılgıt çekerek karşılamalarıdır.

ABD, sınırın hemen bitişiğinde Suriyeli Kürtlerin Türkiye karşısında koruyucusu, hamisi olarak sahneye çıkmaktadır. ABD, sınırın kuzeyinde ise Türkiye’nin NATO müttefiki ve stratejik partneridir.

Görüleceği gibi, giderek içinden çıkılmaz bir hale gelen bu tablo ABD’nin -Türkiye’nin bütün aksi yöndeki talepleri ve uyarılarına rağmen- İŞİD’in merkezi konumundaki Rakka’ya askeri operasyonu Kürtlerle birlikte yapacağını ve bu amaçla onları silahlandıracağını açıklamasıyla birlikte bir eşiği daha geride bırakmıştır.

Hadiselerin akışı Türk-ABD ilişkilerini ağır bir krize doğru sürüklemektedir.

X