"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

İstanbul seçiminin oy dinamikleri

İstanbul’da yenilenen büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin sonuçlarında belirleyici olan oy hareketlerini nasıl okumamız gerekiyor? 31 Mart yerel seçiminde -24 Haziran 2018 genel seçimiyle kıyaslandığında- ortaya çıkan yönelişler üç ay sonrasında nasıl bir ivme kazandı? Suyun yüzünde çok belirgin bir şekilde görülebilen ana akıntıya karşılık, alttaki dip dalgalar nasıl seyretti?

İstanbul seçiminin oy dinamikleri

Bu sorulara yanıt ararken şu gözlemleri öne sürebilmemiz mümkün:

CUMHUR İTTİFAKININ BİR YILLIK KAYBI 700 BİN

Geçen pazar günkü sonuçları değerlendirirken 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi verileri üzerinden yola koyulmalıyız. Bundan tam bir yıl önce İstanbul’da AK Parti 3 milyon 882 bin, MHP ise 757 bin oy almıştı. (Yurtdışı oylar dahil değil) ‘Cumhur ittifakı’nın iki bileşeninin toplamı 4 milyon 640 binlik bir tavana ulaşıyordu. Buna karşılık bu ittifakın adayı Binali Yıldırım’ın oyu geçen 31 Mart yerel seçiminde 4 milyon 156 bine düştü. Toplam 484 bin, yani yarım milyona yakın dramatik bir düşüş meydana geldi.

AK Parti’nin seçim yenilenirken bütün hesabı, bu kesimi yeniden yanına çekebilmekti. Bu plan tutmadı ve Yıldırım’ın aldığı oy 31 Mart düzeyinin de altına inerek 3 milyon 935 bine düştü. AKP-MHP bloku yaklaşık 220 binlik ek bir kayba uğradı. Aslında 24 Haziran genel seçimi ile kıyasladığımızda, AKP-MHP blokunun İstanbul’da bir yıl içinde toplam 700 binin üzerinde bir oy kaybı söz konusu.

 İMAMOĞLU 1.5 MİLYON EK OY YARATTI

CHP ve İYİ Parti’nin oluşturduğu ‘millet ittifakı’nın 24 Haziran 2018 seçiminde İstanbul’daki oy toplamı (2.448+743 bin) 3 milyon 192 bin gibi bir rakama ulaşıyordu. Bunun dışında HDP de aynı seçimde 1 milyon 146 bin oy almıştı. Ekrem İmamoğlu’nun 31 Mart yerel seçiminde 4 milyon 169 bin oy aldığını hesaba kattığımızda, ‘millet ittifakı’ toplamına dışarıdan 977 bin ek bir destek oyu geldiğini anlıyoruz. Bu desteğin ana gövdesini HDP seçmeninin oluşturduğunu söyleyebiliriz. Gelgelelim bu artışı yalnızca HDP faktörü ile açıklamak yeterli olmaz. 31 Mart’ta CHP adayına HDP dışındaki partilerden de değişen oranlarda kaymalar olmuştu.

İmamoğlu, geçen pazar günü oy toplamını 4 milyon 741 bine çıkartmıştır. Bu durumda 31 Mart’a kıyasla 572 binlik ek bir artış kaydetmiştir. Ayrıca, ‘millet ittifakı’nın 24 Haziran 2018’deki oyuyla kıyaslandığında 1 milyon 549 bin gibi bir artıştan söz ediyoruz.

 KATILIM ORANI YİNE DÜŞÜK

Binali Yıldırım’ın 31 Mart’taki ilk seçimi kaybetmesinin en önemli faktörlerden biri sandığa gitmeyen AK Parti seçmenleriydi. Katılım oranının düşüşü bu olguyu yeterince açıklıyor. Kayıtlı seçmen sayısı her iki seçimde de 10 milyon 570 bin dolayında sabit kalmıştır. Ancak 24 Haziran genel seçiminde İstanbul’da 9 milyon 304 bin kişi oy kullanırken, bu sayı 31 Mart’ta 8 milyon 865 bine düşmüş, katılım oranı da yüzde 87.99’dan 83.86’ya gerilemişti. Yani sandığa gitmeyenlerin sayısı 31 Mart’ta 439 bin artmıştı. Bu oranlar ‘cumhur ittifakı’ndaki 484 binlik düşüşü anlamamıza yardımcı oluyor.

Geçen pazar günü yapılan seçimde ise seçmen sayısı aynı kalırken, bu kez 8 milyon 925 bin kişi oy kullandı. Yani üç ay öncesine kıyasla sandığa gidenlerin sayısı 60 bin kişi kadar arttı. Katılım oranı 0.57 puanlık bir artışla yüzde 83.66’dan yüzde 84.43’e çıktı. Ancak katılım oranı 24 Haziran 2018 genel seçimindeki yüzde 87.99’un yine de  anlamlı bir miktarda (3.56 puan) altındadır. Özetle, 31 Mart’ta AK Parti’ye tavrını göstermek üzere sandığa gitmeyen kesimin çoğunun tutumunu değiştirmediği anlaşılıyor.

‘CUMHUR’DAN İMAMOĞLU’NA TEVECCÜH

Şimdi hesabı biraz daha açalım. İmamoğlu ile Yıldırım arasında 31 Mart’ta 13 bin olan fark bu kez 800 binin üstüne (806 bin) çıkmıştır. Yıldırım 220 bin kadar gerilerken, İmamoğlu da 572 bin dolayında oy arttırmıştır. Katılım oranının gerilemediğini, hatta az bir miktar yükseldiğini hesaba kattığımızda, bu rakamlar Yıldırım’daki düşüşün belli ölçülerde İmamoğlu’na doğru bir oy hareketine kaynaklık ettiğine işaret ediyor. Burada kesin oranlar saha araştırmalarıyla tespit edilebilir, ancak hem AK Parti hem de MHP tabanından İmamoğluna doğru bir hareketlenmenin yaşandığını öne sürebiliriz.

BU KEZ SANDIĞA GİDEN 60 BİN KİŞİ

İmamoğlu’nun oy artışında etki eden diğer faktörlere gelince... Öncelikle CHP ve İYİ Parti’nin oluşturduğu ‘millet ittifakı’ blok halinde oyunu korumuştur. Ayrıca, öncelikle 31 Mart’ta sandığa gitmeyen ancak bu kez oy kullanan 60 bin seçmeni bir ek faktör olarak kayda geçmek gerekiyor. Bu noktada 31 Mart’ta oy kullanmamış olan bir grup CHP seçmeninin hatırı sayılır bir bölümünün geçen pazar günü tutum değiştirmiş olması kuvvetli bir ihtimaldir. Bu arada, HDP seçmeni muhtemelen 31 Mart’a kıyasla bir miktar daha yüksek bir oranda İmamoğlu için oy kullanmıştır.

 SAADET PARTİSİ FAKTÖRÜ

İmamoğlunun oy aldığı kesimler arasında Saadet Partisi’ni de kayda geçirmeliyiz. SP, 31 Mart’ta İstanbul’da ilçe belediye meclislerinde 224 bin oy almış olmasına karşılık, büyükşehir belediye başkanı adayı Necdet Gökçınar’a yalnızca 103 bin oy çıkmıştı. Bu rakamlar, 100 binin üzerinde potansiyel SP seçmeninin belediye başkanlığında farklı adaylara yöneldiğini gösteriyordu. Üstelik geçen pazar günü Gökçınar’ın oyu 103 binden 47 bine gerilemiştir. Demek ki, SP’den başka adaylara doğru ikinci bir oy kayması meydana gelmiştir.

Her halükârda SP’nin 200 binin üzerindeki seçmen potansiyelinin dörtte üçünün SP dışına yöneldiği çıkarımını yapabiliriz. SP tabanının, maruz kaldıkları AK Parti kaynaklı negatif kampanya nedeniyle daha çok İmamoğluna, daha az oranda Yıldırım’a yöneldiği tahminini yürütmek hata olmaz.

HERKESTEN OY ALDI

31 Mart’ta büyükşehir belediye başkanlığına aday gösterip 24 Haziran’da yarıştan çekilen partilerin durumunun da hesaba dahil edilmesi gerekiyor. 31 Mart’ta DSP 30 bin, Demokrat Parti 22 bin dolayında oy almıştı. Keza Bağımsız Türkiye Partisi 27 bin, Türkiye Komünist Partisi 10 bin kadar oy almıştı. Bu oyların büyük ölçüde İmamoğluna yöneldiğini varsaymak mümkündür.

Sonuçta Ekrem İmamoğlu’nun her kesimden oy alabilme yeteneğini sergilemiş olmasının kazandığı büyük başarıda belirleyici bir rol oynadığını belirtmeliyiz.

 

X