COVID-19 önlemlerinin gevşetilmesi bilime uygun mu?

Yakın bir arkadaşım hafta sonu eşiyle birlikte Atina’ya yaptığı gezi sırasında COVID-19 önlemlerinin sıkılığına ilişkin başından geçen tecrübeyi paylaştı benimle.

Haberin Devamı

Yunanistan’ın bir turizm ülkesi olduğunu, turizm gelirlerinin komşumuzun bütçesi için taşıdığı önemi hesaba kattığımızda, ilk bakışta bu işi biraz esnek tutacakları gibi bir düşünce aklınıza gelebilir. Öyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Ülkeden içeri adım atabilmek için bir dizi formaliteyi aşmanız gerekiyor. Bunların önemli bir bölümü pek çok AB ülkesi açısından geçerli. Ama ülkelere göre farklılıklar da var. Örneğin Yunanistan’a girebilmek için önce 72 saat zarfında alınmış PCR testi ve AB’de geçerli olan bir aşı sertifikası sunmanız gerekiyor. Bu bilgiler önceden online aktarılıp onay alındıktan sonradır ki zaten bilet alınabiliyor. Size gönderilen onay kodunun havaalanına girişte onaylanması gerekiyor. Ayrıca, pasaport kontrolüne girmeden ilave PCR testi de yapılıyor havaalanında ve pozitif çıkarsanız 15 gün karantinaya alınıyorsunuz.

Haberin Devamı

Diyelim ki bütün bu aşamaları geçtiniz ve havaalanından kente doğru yola çıkış yaptınız. Arkadaşımın dikkatini çeken, maske takma zorunluluğunun çok ciddiye alınması ve uygulamanın polis tarafından bir hayli sıkı bir denetiminin yapılması olmuş. Eşiyle rahat nefes almak için bir ara maskelerini çıkardıklarında polise yakalanmışlar. Bir ceza tutanağı düzenlenmiş ve ikinci kez yakalandıklarında 300 Euro ceza kesileceği bildirilmiş kendilerine.

Ülkede her yere istisna olmaksızın maskeyle girmek zorundasınız” dedi arkadaşım. Her dükkân, lokanta, metro, kamuya açık binanın girişinde AB onaylı aşı belgesine ilişkin QR kodu cep telefonundan kontrol edilip onay bekleniyor. “Restoranların açık havada oturulan alanları da buna dahil. Sadece küçük dükkânlara aşı kartı olmadan, maskeyle girebiliyorsunuz” diye ekledi.

ALMANYA VE İTALYA’DA ÖNLEMLER ARTIYOR

Arkadaşımın Atina tecrübesini paylaştıktan sonra Avrupa Birliği’nde uygulanan koronavirüs önlemlerinin derecelerinde ülkeden ülkeye belli farklılıklar olabildiğini belirtelim. Fikir vermek bakımından bir iki ülkeden şu örnekleri aktaralım...

Almanya, özellikle Omikron varyantının yayılmasıyla birlikte COVID-19 önlemlerini daha da sıkılaştırmış durumda. 7 Ocak’tan itibaren uygulamaya konan bir dizi yeni önlemle restoranlar, kafeler ve barlara girişte müşterilerin artık iki doz aşıya ek olarak hatırlatma dozunu olduklarını da belgelemeleri, hatırlatma dozu yoksa negatif test sonucunu göstermeleri gerekiyor.

Haberin Devamı

Bir başka anlatımla, iki doz aşı olmak da yeterli görülmüyor kalabalık mekânlara girmek açısından. Bu önlem sinema ve tiyatrolarda da uygulanıyor. Ayrıca başka pek çok sınırlama da söz konusu. Futbol maçlarının seyircisiz oynanması buna dahil.

İtalya da Avrupa’da pandemi önlemlerini oldukça ciddiye alan ülkelerden biri. İtalya’da 10 Ocak’tan itibaren uygulamaya konan önlemlere göre tren, gemi, iç hat uçak seferleri, kafe-bar, otel, restoranlar (açık alanlar dahil), spor salonları ve diğer sosyal faaliyetlere girişte “Süper Yeşil Pasaport” olarak adlandırılan belge şart koşuluyor. Bu belgeyi alabilmek için iki doz aşı artı hatırlatma dozunu yaptırmış olmak gerekiyor.

Haberin Devamı

Buna karşılık kamu ve özel sektörde işe gidebilmek ya da süper marketlerden alışveriş yapabilmek için buna kıyasla daha az katı olan “Yeşil Kart” uygulaması geçerli. Çalışanlar, memurlar, eczanelerden alınabilen basit bir kit ile iki günde bir test yaptırıp negatif olduklarını göstermek zorundalar.

AŞIYI ZORUNLU HALE GETİRENLER DE VAR

Fransa da Avrupa’da COVID-19’a karşı önlemleri en sert tutan ülkelerden biri olarak dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un kuvvetle desteklediği bir girişim çerçevesinde geçen perşembe günü Senato’dan, pazar günü de Ulusal Meclis’ten önlemleri sıkılaştıran yeni bir yasa geçirildi.

Fransa’da daha önce insanların topluca bulunduğu mekânlara yalnızca COVID-19 test sonucu ile girilebiliyordu. Getirilen düzenlemeyle restoranlara, sinemalara, şehirlerarası trenlere binebilmek için aşı karnesi artık zorunlu olacak. Bu da toplumsal hayata katılabilmek için insanları ister istemez aşı olmaya zorlayan bir hamle olarak göze çarpıyor.

Haberin Devamı

Aslında bu gibi örnekleri başka ülkelerden de verebilmek mümkün. Örneğin, Avusturya daha da ileri giderek yakında oylanması beklenen bir yasa tasarısıyla 18 yaşı üstündeki herkes için koronavirüs aşısını zorunlu hale getirmeye hazırlanıyor.

Özetle Avrupa’daki genel eğilim, Omikron vakalarının önceki COVID-19 varyantlarına kıyasla daha az şiddetli geçirilmesine rağmen, yine de süratli bulaşma özelliği ve yaygınlığı nedeniyle alınacak önlemlerin sıkılaştırılması yönünde. Belki bu genel yönelişin bir istisnasını bu ölçüde sert önlemlere gitmeyen Birleşik Krallık oluşturuyor.

TÜRKİYE’DE TESTLE KONTROL ESNEKLEŞTİRİLİYOR

Peki Batı Avrupa’daki bu yönelişler karşısında Türkiye hangi doğrultuda gidiyor diye sorulabilecek olursa... Dün yayımlanan “COVID-19 ile Mücadelede Gevşeme Adımları” başlıklı yazımızda işaret etmeye çalıştığımız üzere, tam tersi yönde gidiyor. Avrupa’da aşı belgesi olmayanlar artık artan ölçüde engellerle, sınırlamalarla karşılaşırken, Türkiye’de aşı bir tarafa, bazı alanlarda aşısızlara uygulanan PCR testleri bile zorunlu olmaktan çıkartılıyor.

Haberin Devamı

Bilindiği gibi, geçen hafta çarşamba akşamı yapılan bir açıklamayla zaten semptom göstermeyen vatandaşlara PCR testi uygulamasına son verilirken, benzer şekilde tarama testleri de kaldırılmıştı. Artık yalnızca belirti gösterenler test yaptırabiliyor.

Ayrıca geçen ağustos ayı sonunda çıkartılan bir genelge ile aşı sürecini tamamlamayan ya da hastalığı geçirmemiş olan kişiler bakımından konser, sinema, tiyatro, uçak, otobüs ve tren seyahatleri için PCR testi zorunluğu getirilmişti. Buna ek olarak, öğretmenler ve diğer eğitim personelinin de aşı olmamaları halinde haftada iki kez PCR testi ile kontrolden geçmeleri öngörülmekteydi.

Oysa geçen cumartesi günü İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere gönderilen yeni bir genelgeyle, ağustos sonunda getirilmiş olan bu zorunlu testler kaldırıldı. Buna karşılık, pazar günü yapılan bir düzeltmeyle test zorunluğu şehirlerarası ve ülke dışına uçak seferleri için korundu.

Özetlemek gerekirse, Avrupa’daki genel gidişat önlemleri daha da sıkılaştırma yönünde bir çizgi izliyor. Türkiye ise bunun 180 derece zıddı bir doğrultuya girerek aşı bir tarafa, kontrol amaçlı testleri bile kaldırıyor.

YANIT BEKLEYEN SORULAR

Burada dikkatimize takılan bir nokta var. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, 12 Ocak’ta duyurulan tarama testlerinin kaldırılması adımını “Bilim Kurulu’nun kararı” olarak takdim ediyor. Koca açıklamasında, “Bilim Kurulumuz, gelişmiş ülkelerde uygulanan kuralları ve hastalığın ulaştığı yaygınlık seviyesini de dikkate alarak, tarama amaçlı ve temaslı kişilerde PCR testi zorunluğunu kaldırmıştır. Bundan böyle PCR testi yalnızca semptom gösterenlere yapılacaktır” diyor.

Daha sonra 15 Ocak’ta açıklanan İçişleri Bakanlığı’nın test zorunluluklarını kaldıran genelgesinde ise getirilen düzenlemelerin “Koronavirüs Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri çerçevesinde Sağlık Bakanlığı’nın değerlendirmelerini içeren bir yazı doğrultusunda olduğu” belirtiliyor. Yani İçişleri’ne bakılırsa, Sağlık Bakanlığı bu inisiyatifin sorumluluğunu Bilim Kurulu’na atfediyor.

Gelgelelim, verdiğimiz örneklerden de görüleceği gibi, pek çok Batı Avrupa ülkesinde uygulamaya konmakta olan yeni kurallar Türkiye’de girilen önlemleri gevşetme eğilimini teyit etmiyor. Ayrıca, tıp dünyasındaki önde gelen uzmanlık dernekleri, örneğin Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), alınan son önlemlerin bilimsel bulgulara dayanmadığını savunuyor. O zaman bilimselliği tıp çevrelerinde de sorgulanan bu kararlar Bilim Kurulu tarafından nasıl alınabiliyor?

Her halükârda Sağlık Bakanlığı’na tavsiyelerde bulunan, akademisyenlerden kurulu Bilim Kurulu’nun karar alma mekanizmasının hangi usullere göre işlediği, bu son kararların nasıl alındığı sorularına kamuoyu karşısında bir an önce açıklık kazandırılması gerekiyor. Bu kararların bilimselliği ile ilgili ortaya çıkan sorular yanıt bekliyor.

Yazarın Tüm Yazıları