"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

15 Temmuz’da mağdur olan generallerin durumu

GEÇEN cuma günü Ankara’da 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili bir davada mahkeme heyeti son derece kritik bir karara imza attı.

Heyet, Kara Kuvvetleri Komutanlığı davasından ayrılan sekiz sanıklı ek darbe davasında, tutuklu sanık Korgeneral Yıldırım Güvenç’in adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi.

Mahkemenin oybirliğiyle aldığı kararın ilgili bölümünde şöyle denildi:

“İddianamede üzerine atılı eylemlerin niteliği, iddianame anlatımı, dosyaya yeni giren HTS kayıtları ve tanıkların dinlenmiş olması, suç vasfının sanık lehine değişme ihtimali ile tutuklu kaldığı süre de dikkate alınarak sanık Yıldırım Güvençin TAHLİYESİNE...”

Bu şekilde serbest bırakılan Güvenç, 22 Temmuz 2016 tarihinde tutuklanmış, darbe girişime katıldığı iddiasıyla üç kez ağırlaştırılmış müebbet, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla da ayrıca 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenmişti.

*

Böylelikle geçen hafta Malatya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nin darbecilik ve FETÖ üyeliğiyle suçlanan dönemin İkinci Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Avni Angun’un beraatına karar vermesinden sonra bu kez Ankara’daki bir mahkemenin Korgeneral Güvenç’in tahliyesine hükmetmesi ilginç bir yönelişi gösteriyor.

Bu generallerin ortak bir paydası, FETÖ/PDY mensubu darbecilerin 15 Temmuz gecesi bütün birliklere gönderdiği görevlendirme belgelerinde kâğıt üstünde kendilerine görev verilmiş olmasıdır.

Örneğin, Angun’un hem İkinci Ordu’daki görevine devam etmesi hem de Malatya Sıkıyönetim Komutanlığı’nı üstlenmesi öngörülmüştür. 15 Temmuz’da Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanı olan Korgeneral Güvenç’in ise pozisyonunu sürdürmekle birlikte, buna ek olarak TRT Genel Müdürlüğü görevini de üstleneceği yazılmıştır bu belgelerde.

Bu generallerden birinin beraat etmesi, diğerinin ise adli kontrolle tahliye edilmesi, şunu gösteriyor: Söz konusu darbe belgelerinin bu metinlerde isimleri geçen generalleri tek başına suçlamak bakımından yeterli olmadığı yolundaki hukuki görüş, mahkemeler tarafından önemli ölçüde içselleştirilerek uygulamaya konuyor. Kararlar, bu yönüyle Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin “Sıkıyönetim atama listesinin tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği” görüşü ile uyumludur. Ancak, farklı yönde kararlara da rastlamak mümkün.

*

Aslında Güvenç ve Angun kararları, bu yöndeki ilk örnekler değildir. Daha önce kasım ayında bu köşede çıkan “Görevlendirme belgeleri ve 15 Temmuz” başlıklı yazı serimizde, geçen yaz aylarından itibaren bir dizi mahkemede -başka fiillerin yanı sıra görevlendirme belgelerine de dayanılarak tutuklanmış olan- birçok generalin tahliye edildiğini konu etmiştik.

Bu görevlendirme listelerinde 2012 yılında Balyoz davasında mahkûmiyet alıp hapis yatmış olan, bir başka anlatımla FETÖ/PDY’nin kumpasına maruz kalmış Tuğgeneral Levent Ergün’ün bulunması başlı başına dikkat çekiciydi. Balyoz mağduru bir generalin 15 Temmuz’da FETÖ/PDY tarafından o sırada bulunduğu Tunceli’de ‘Sıkıyönetim Komutanı’ olarak görevlendirilmesi -tek başına- bu listelerin delil olarak sıhhat derecesini anlamak açısından yeterliydi.

Korgeneral Güvenç’in durumunda ise durum daha az çarpıcı değildir. Yargılama süreci, darbecilikle suçlanan Güvenç’in aslında Ankara’da Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki en kıdemli general olarak bütün gece darbeye karşı faaliyetleri koordine ettiğini ortaya koymuştur. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündarın ifadesi de bu hususu teyit ediyor. Dündar, Güvenç’in kendisinin verdiği emri uygulayarak “Akıncı Kışlası’na (üssüne) gittiğini ve (burasının) kontrolünü aldığını” da söylemiştir.

Bütün bunlar Korgeneral Güvenç’in hayatının yaklaşık 21 ayını demir parmaklıkların arkasında geçirdiği gerçeğini bugün ortadan kaldırmıyor.

*

Meselenin düşündürücü bir tarafı, bu görevlendirme belgelerinde gıyaplarında adı yazılan bir çok general tutuklanırken, pekâlâ bu durumda olan birçok generalin de görevlerinde kalmış olmasıdır. Kuşkusuz, bu belgelerde adı geçen ve FETÖ/PDY mensubu olup darbe fiiline katılmış olan pek çok general de var.

Birbiri ardına gelmekte olan mahkeme kararları gerçek darbe failleri ile suçsuzlar arasındaki ayrışmayı ortaya koymaya başlamıştır. Bu süreç temyiz aşamasında da devam edecektir. Yargıdan çıkan beraat ve tahliye kararları, 15 Temmuz’da FETÖ/PDY’nin hazırladığı bu belgeler nedeniyle –yarattığı sonuçlar itibarıyla- ordu içinde önemli bir tasfiyenin gerçekleşmiş olduğunu gözler önüne seriyor.

 

X