"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

15 Temmuz ve hava savaşları (4): Her taşın altından çıkan bir albay

“AVRAT gibi karşımda ağlama...”

TV’de darbe haberlerini izleyen pilotlar, komutanın verdiği uçuş emrini yerine getirip getirmemek konusunda tereddüt içindedir. Çekincelerini kayda geçirdiklerinde ise komutanları, onları baskı altına almak için taktik olarak cinsiyetçi bir dille işi “erkeklik” meselesine getirmektedir.

Bu olay, 15 Temmuz 2016 gecesi Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üssü’nde nöbetçi subay olan Pilot Üsteğmen Mehmet Özkul’un ifadesinde aktarılıyor. Özkul, uçmak istemeyen pilotlarla, onları ısrarla göreve göndermek isteyen üssün “Komutan Vekili” Kurmay Albay Erhan Baltacıoğlu arasında geçen konuşmaları şöyle aktarıyor:

“Uçuş ekipleri gelmeye başladı. Televizyon açıktı. Askerin köprüyü mevzi aldığını gördük. Tüm uçuş ekipleri bu habere yöneldiler. Erhan Albay, ‘tekrar işimize odaklanalım’ diyerek televizyon başından ekibi kendisine doğru çekti. Özellikle İsmail Hakkı Özveren yüzbaşı, (Yasin) Çetin yüzbaşı uçup uçmamakta kararsızlıklarını dile getirdiler. Özellikle Özveren çok karşı çıktı. Erhan Albay çok ağır kelimeler kullandı. Hatta ‘avrat gibi karşımda ağlama’ gibi bir cümle kullandı. Yürütülen görevin terörle mücadele harekâtı görevi olduğunu, sorumluluğun kendisinde olduğunu beyan etti.”

*

Komutasındaki askerleri yalan beyanla yanıltmakta bir beis görmeyen Baltacıoğlu, darbe operasyonunun Kayseri cephesindeki baş aktörü olarak karşımıza çıkıyor. 15 Temmuz’da Kayseri üssünden gündüz keşif amaçlı iki GÖREN uçağını önceden darbe merkezi Akıncı Üssü’ne göndermiş, gece yarısı da -Genelkurmay’ın uçuş yasağına rağmen- sekiz nakliye uçağını komando birliklerini Ankara’ya getirmeleri için Denizli, Şırnak ve İzmir’e doğru yola çıkarmıştır.

Peki, Baltacıoğlu kendisini nasıl savunuyor? İfadesine itibar ederseniz, kendisi o gece Eskişehir’deki Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi ile Ankara’daki Hava Kuvvetleri Harekât Merkezi tarafından gönderilen çelişik emirler arasında kararsız kalmış ve bir tercih kullanmıştır. Baltacıoğlu, “Belki de darbeye karşı çıkanlar tarafından kullanılacak birlikler diyerek görevin yapılması konusunda kanaat beyan ettim. Sonuçlarına olumlu ya da olumsuz katlanmayı göze aldım” diyor.

Bu ifadeye itibar edersek, komutan vekilinin o akşam darbecilerle darbe karşıtları arasında “belki” diyerek, yazı-tura atar gibi karar verdiğine inanmamız gerekiyor. Ancak diğer deliller ve bağlantılar, Baltacıoğlu’nun pek kumar oynamadığına, başından itibaren kesin bir tercihle darbe girişiminin içinde yer aldığına işaret ediyor.

İfadesine göre, kendisine bu görevi veren kişi Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreterliği’nde Koordinasyon Şube Müdürü Kurmay Albay Ali Durmuş’tur.

Durmuş, bir hafta öncesinden Baltacıoğlu’nu arayarak bir nakil görevi olabileceğini, hazırlıklı olmasını istemiştir. Süreç içinde bir kez daha aramış ve “gizli görev” olarak Şırnak’tan 1000, Siirt’ten 600, Denizli Çardak’tan 600 personelin Ankara’ya nakledileceğini, “yazılı emrin sonra geleceğini” söylemiştir. Bu ifade, darbe planlamasının Kayseri ayağınınbir hafta önceden başladığına işaret ediyor.

15 Temmuz ve hava savaşları (4): Her taşın altından çıkan bir albay

Ali Durmuş’un 15 Temmuz’daki sicili bir hayli kabarıktır.

Birincisi, Durmuş’u önce iddianamede 15 Temmuz gecesi Akıncı’da darbenin beyin merkezi olan 143. Filo’nun güvenlik kameralarında sivil giysisiyle yürürken gösteren bir fotoğrafla tanıyoruz. YouTube’daki AA mahreçli 15 Temmuz videolarında da Durmuş’u darbenin sivil yönetici ekibinden Kemal Batmaz ile birlikte filoda aynı koridorda yürürken de izleyebilirsiniz. Tabancasını koltuk altı askıya yerleştirdiği hemen göze çarpıyor.

İkincisi, Ali Durmuş darbeden bir gün önce 14 Temmuz’da Diyarbakır’a gitmiş, geceyi burada geçirmiştir. O akşam birlikte olduğu, evinde kaldığı subayların hepsi de ertesi günü Diyarbakır’dan izinsiz kalkış yaparak Akıncı Üssü’ne uçan pilotlardır. Bunların bir bölümü darbe gecesi İstanbul ve Ankara üzerinde alçak uçuşları gerçekleştiren pilotlar arasındadır. İddianamede Durmuş, Diyarbakır F-16 organizasyonunun sorumlusu olarak da gösteriliyor.

Üçüncüsü, Akıncı Üssü kayıtlarında, 16 Temmuz sabahı 10.06’da kendisinin 141. Filo Komutanı ve Orgeneral Akın Öztürk’ün damadı Yarbay Hakan Karakuş ile yaptığı bir telefon konuşmasında üsteki bir helikoptere yakıt bulmaya çalıştığını okuyoruz.

Dördüncüsü, İncirlik Üssü’nü saat 01.00 sularında arayarak iki F-16’nın havalanması talimatını veren kişi olarak da yine Durmuş çıkıyor karşımıza. Talimatı verirken Hava Kuvvetleri Harekât Merkezi’nden aradığını söylemiştir; oysa o sırada kendisinin Akıncı Üssü’nde olduğu ortaya çıkmıştır.

Ali Durmuş, aynı zamanda 15 Temmuz’da saat 22.25’te Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü Harekât Komutanı Kurmay Albay Özkan Edip Akgülay’ı arayarak Semih Terzi’nin özel kuvvet birliğiyle birlikte iki nakliye uçağıyla Ankara’ya gönderilmesine izin verilmesini isteyen kişidir.

Görüleceği gibi darbe gecesi Hava Kuvvetleri ile ilgili operasyonel işlerin önemli bir bölümünün arkasından Albay Ali Durmuş çıkıyor. Talimatlarını Ali Durmuş’tan alıyor oluşu, Kayseri operasyonunun baş aktörü Erhan Baltacıoğlu’nun Fetullahçı gizli örgüt ile ilişkisine kuvvetli bir ışık tutuyor.   

 

X