Kaderleri de dertleri de aynı

Anadolu’nun kaybolmaya yüz tutmuş zanaatlarından kalaycılığın, Ankara’daki son temsilcilerinden Hüseyin ve Mehmet usta. Kaderleri aynı olan çocukluk arkadaşı iki ustanın, dertleri de bir. Mesleki birikimleri yüz yılı aşan iki usta, “Bir tarihi eseri yaşatıyoruz. Ölmeden, kalaycılığa sahip çıkılmalı” dedi.

Haberin Devamı

“Bir zanaatın, kolunda altın bileziğin olsun oğlum” dedi, üvey annesi onu 16 yaşındayken bir kalaycı ustasının yanına çırak diye verdiğinde. Küçük yaşta kaybettiği annesinin yokluğunu yıllarca doldurmaya çalışan üvey annesinin öğüdüyle başladığı mesleği, hayatı oldu Hüseyin Kaya’nın. Üç yıl baba ocağı Yozgat’ta; ardından iki yıl da Ankara’da bir Ermeni ustanın yanında çıraklık yaptı. Çıraklık kabuğunu kırıp, başını yumurtadan dışarı uzattığında da birkaç ortaklık ile işinin erbabı oldu. “12 senedir de burada, kendi dükkânımdayım” diye özetliyor Ankara Kalesi’nin 70 yaşındaki ‘Kalaycı Hüseyin’i hikâyesini. 

Kaderleri de dertleri de aynı

ANKARA’DAKİ SON 4 USTADAN 2’Sİ

Anadolu’nun kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerinden biri olan bu geleneksel el zanaatını yarım asırdan fazladır hakkıyla yapan Hüseyin ustanın, dükkânını paylaştığı isim ise kendisi gibi kalaycı ustası olan çocukluk arkadaşı Mehmet Şahin. Arkadaşının bıraktığı yerden anlatmaya devam eden 72 yaşındaki Mehmet Usta, “Dört kalaycı ustasıyız koca Ankara’da. Başka kalmadı” diye başladı konuşmaya. Kaderi, arkadaşınınkiyle aynı olan ve öksüz büyüyen Mehmet ustaya göre, zanaatın ölmemesi için meslek liselerine kalaycılık bölümü açılmalı. Üst üste koyunca, mesleki birikimleri yüz yılı aşan iki ustanın tek derdi, kalaycılığın ölmemesi.

Kaderleri de dertleri de aynı

‘USTALAR DERS VERSİN’

Haberin Devamı

* Hüseyin Kaya:
“Bakıra, çelik kaba geri dönüş başladı ama bizler gibi yetişmiş zanaatkâr usta bulmak artık çok zor. Dört kişi kaldık. Hepimiz mesleğin erbabıyız ama alttan yetişen yok. Biz de bırakınca yapacak yok. Sanat okullarına, meslek liselerine ustaları götürüp, ders verdirmeliler. Meslek de bizler de ölmeden, kalaycılığa sahip çıkılmalı.”

Kaderleri de dertleri de aynı

‘LİSELERE BÖLÜM AÇILSIN’

* Mehmet Şahin:
“Kendimi bildim bileli bu işin içindeyim. Ama şimdilerde heves eden yok. Sanat okulları, meslek liseleri ne diye açılıyor? Milli Eğitim Bakanlığı bu konuya önem vermeli. Bir bölüm de kalaycılık için açılsın. Gençler hem eğitimlerini alsın, hem de bizim yanımızda mesleği öğrensinler. Biz de gittikten sonra ne olacak? Bu mesleğin bacası ölecek. Biz bir tarihi eseri yaşatıyoruz. Bakır ölmediği sürece bu meslek ölmez.”

Kaderleri de dertleri de aynı

EMEKÇİ ELLERDE HAYAT BULUYORLAR

Kaderleri de dertleri de aynı


Hüseyin ve Mehmet usta, sabahın erken saatinde ‘Bismillah’ diyerek açtıkları dükkânda, ilerleyen yaşlarına rağmen eskiyen ya da yıpranan bakırları yenileyerek geçimlerini sağlıyorlar. Eskidi diye kenara atılan bakır kaplar; ateşten, sudan, kimyasaldan ve yıllardır kullanılmaktan yorgun düşmüş emekçi ellerde yeniden hayat buluyorlar.

Kaderleri de dertleri de aynı
Önce yıkanan sonra da körükle ısıtılan ocağa tutulan bakır kaplar, pamuğa sürülen ve bir amonyak tuzu türü olan ‘nişadır’ adlı toz ile parlatılıyor.

Haberin Devamı

Kaderleri de dertleri de aynı
Ustalara göre bakır başta olmak üzere alüminyum ve çelik kaplar, yıpranmamış bile olsalar mikroptan arındırılmak için 6 ayda bir kalaylatılmalı.

Yazarın Tüm Yazıları