"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Neye ihtiyacınız olduğunu nezaket, açıklık ve dürüstlükle iletin. Terazi sezonu açıldı!

Günaydın yepyeni bir haftadan hepinize.

Bugün biraz yazıya geç kaldım kusura bakmayın. Biraz üşütmüşüm vs. Böyle açıkçası kendimi itekleye itekleye benimkiler bekler diye klavyenin tuşlarına dokunmaya başladım. Kendinizi bu hafta nasıl olaylara ya da ne gibi düşüncelerle karşılaşma ihtimaline hazırlamam gerektiğini hatırlayınca hemen kendimi toparladım. 

 

Hani çocukken okula giderken eğer o gün annemiz hastaysa mutlaka bir şeyler okula yarım gider ya…

 

Ya önlüğün yakası kirlidir, kırışıktır ya da ne bilim beslenmede sadece bir meyve vardır. Benimde o sahne geldi gözümün önüne birdenbire, hemen ayaklandım. O zaman başlayalım.

Terazi sezonu an itibariyle başlamış bulunmaktadır. 23 Eylül'de başlıyor ve güneşin Terazi'ye girdiği gün, gece ve gündüz eşit oluyor. Ekinoks kısa olacak ama bir an için denge içimize düşecek.

Terazi'nin barış, uyum ve güzel çevreden daha fazlasını istediği hiçbir şey yoktur. Bu girişin ilk yaptığı şey sizin önünüze hem aydınlığı hem de karanlığı sunmasıdır.

Terazi, herkes için adil bir muamele olduğuna inanmaktadır, bu aynı zamanda bir hikâyenin tüm taraflarına açık olma becerisi vermektedir.  Venüs tarafından yönetilen Terazi, nasıl bir renk tonuna ihtiyaç olduğunu veya bir kravatın nasıl düzenleneceğini bilir ve zahmetsizce bir görünüşü tamamlama için esrarengiz bir yeteneğe sahiptir.

Şimdi bu sonbahar dönemi neden geldi ve neyi anlamanız gerekmektedir?

Terazi sezonu sona erdiğinde, kişiliğiniz tamamlanmış olacak ve en güzeli kendinizin eşsiz bölümlerini başka bir varlıkla paylaşma şansınız olacaktır. Şimdi ben size durup dururken hayatınıza süper bir aşk doğacak ya da eskiler dönecek gibi sığ konuşmalar yapmayacağım. Astroloji asla bunu söylemez ve bunu savunmaz. Astroloji sizin kendinizi tamamlamanıza yardımcı olur. Bu dönem yapmanız gereken ortak noktalara bağlanmayı öğrenmek ya da sadece çevrenizdeki güzelliği tecrübe edip yaşam içinde nezaket ve sevgiyi yaymaktır.

 

Bu dönemlerde yani 23 Ekim’e kadar birebir ilişki kurmak sizin için her zamankinden daha önemli olacaktır. Dünya’ya çıkıp ne sunduğunu görebileceğiniz bir dönem olabilir! Zevkinizi geliştirmek, ev alanınızı düzenlemek ya da yeni bir gardırop almak bile sizin bu dönem kendinizi iyi hissettirebilir. Bu dönemin en negatif yönü sürekli ilişki isteğiniz artabilir ve yalnız sorgusu içine gidebilirsiniz. Beslendiğiniz şey sadece ilişkilerden olabilir. Bunun yerine gökyüzüyle uyumlu yaşamayı seçin. Nasıl mı?

Romantizme ayak uydurmanın, eğlenmenin ve değer sistemimizi kontrol etmenin zamanı.

Bizim için gerçekten önemli olan nedir? 

Bu sezonun yöneticisi olarak Venüs ile değerlerimizle yakın yaşamaya, güzelliğin çevremizdeki, evlerimizde ve ilişkilerimizde olduğundan emin olmamızdır.

 

Terazi kuralları:

 

1-Bu dönem başkalarını mutlu ederken sizde kendinizi mutlu etmeyi öğrenin. Dengeyi kurmalısınız. Birisini mutlu ederken siz mutsuz oluyorsanız buradaki eksikliği tanımlamalısınız

 

2- Her koşulda ve her şartta konu ne olursa olsun dengeyi bulmaya gayret gösterin. Kendinize asla şunu söylemeyin “ben aptal mıyım” neden ben yapıyorum. Bu çok yanlış bir ifade olur ve tuzak buradadır. Siz bu dengeyi kurmayı başarırsanız ne kadar zeki olduğunu göstereceksiniz.

3-Uzlaşmacı olun. Bir tartışmayı veya bir savaşı “kazanmayı” istemeyin. Çatışmadan kaçınmayı tercih edenlerin kazançlı çıkacağı bir dönem. Uyumlu olmanın sonuçlarını çok büyük keyifle hissedeceksiniz.

 

Günün tavsiyeli hikayesi;

 

Konfüçyüs, kimi insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun bunu örnekle göstermek olduğunu biliyordu. Bu yüzden sınıfın tam karşısına geçti. Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde bir elma vardı. Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içine bıraktıktan sonra, vazoyu yere koydu ve şöyle dedi:

- “Elmayı vazo dan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı yiyebilir” Çocuklardan biri acıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu. Elmayı yakaladı, çıkarmayı çalışıyor, ama başaramıyordu.

-“Elimi çıkaramıyorum!” Konfüçyüs,

- “Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkarman mümkün olmayacaktır” dedi. Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda zorunlu olarak bıraktı. Elini vazodan çıkardığında, yüzünde şaşkınlık okunuyordu.

- “Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir fikriniz var mı?”

Konfüçyüs, vazoyu yerden alıp ters çevirdi. Elma vazonun içinden yuvarlanıp avucunun içine düştü. Çocukların hapsi gülmeye başladı. Aslında o kadar basit bir şey diki bu!

Konfüçyüs; - “Fakat bu, göründüğü kadar basit değil” dedi.

Elmayı havada tutuyordu konuşurken.

- “Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek, zor bir iştir. Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız. İşte, ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz.”

Mutlu günler dilerim.

X