"Murat Güloğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Murat Güloğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Murat Güloğlu

Bayram öncesi, bir Göcek güzellemesi!

Bu cennete gelip de hayran olmamak elde değil dostlar. Türkiyemiz’de işte böyle muazzam yerler var. Kıymetini bilelim lütfen.

Bu cennete gelip de hayran olmamak elde değil dostlar. Türkiyemiz’de işte böyle muazzam yerler var. Kıymetini bilelim lütfen. Göcek, Ege’nin yüzünü Akdeniz’e çevirdiği şahane ötesi bir coğrafyada yer alan minicik bir tatil yöresi aslında. Baktığınız da yerli nüfus 4 bin 500 – 5 bin civarı. Fakat marinasından sebep, her yaz doğal olarak özellikle tekneli - yatlı zengin, elegant – ya da zarif-  ve para harcayan kesimin bir numaralı tercihi oluyor. Zümrüt koylarının dünyada eşi benzeri yok. Çam ağaçları turkuaz denize sarkmış cennetten bir parça adeta. Hani doğa ananın her türlü nimetini cömertçe sergilediği yerler vardır ya yeryüzünde, Göcek işte onlardan bir tanesi. Masmavi denizinin, yemyeşil bitki örtüsüne karıştığı sessiz - sakin, pırıl pırıl bir tatil yöresi. Yat ve yelken turizminin kalbinin attığı bu yegane mekanda, mega yatların ardı ardına boy göstermesiyle “St. Tropez’den, Monaco’dan neyim eksik ki benim!?” demiyor da değil Göcek hani bazen. Bu cennet köşeyi bizler hep yat, tekne turizmiyle anıyoruz belki ama son düzenlemelerle mahalle statüsüne giren Göcek merkezde tatilinizi geçirmek pekala da mümkün. Zira gözü bozan betonlaşma, o hunharca yükselen mekan kirliliği yok. Gayet tatlı yapılar içinde kendinizi Como ya da Lugano Gölü kıyısındaki o tatlı, butik kasabalardan birinde hissedebiliyorsunuz.

 Bayram öncesi, bir Göcek güzellemesi

Sadece yatçıların adresi değil Göcek

Adacıklarla çevrili muhteşem bir yerleşim yeri olan Göcek’in görülmesi gereken başlıca koyları; Sarsala, Göbün, Ağalimanı, Bedri Rahmi, Boynuzbükü, Yassıcalar, Tersane. Deniz tertemiz, berrak su gibi. Ege ve Akdeniz’deki marinalar içinde hayli meşhur bir marinası olduğundan yat sahiplerinin de özellikle tercihi Göcek. Genelde İngiliz, Alman ve Rus milyonerler geliyorken, bu yıl İngiliz ve Alman tayfa ayağını biraz kesmiş ama marina yine gayet şenlikli denilebilir. Yatı, teknesi olan, bir hayli de yerli turisti görmek mümkün burada. Dalaman Havaalanı’nın merkeze sadece 15 dakika olmasının da etkisi var Göcek’in tercih edilmesinde. Marina içinde bulunan D-Resort Göcek, hem çocuklu ailelerin hem de balayı çiftlerinin özellikle ilgisini çekiyor. Bu da oldukça ilginç değil mi? Çocuklu, çocuksuz her kesime hitap etmesi son derece takdire şayan bence. Ha bu arada verilen kahvaltı tam anlamıyla Ege yöresi stayla. Şahane yani. Spa ve gym’i de özellikle uzun tekne ve yat seyahatine çıkanların fazlaca uğrak yeri olmuş. ‘Likya Dönemi’ burayı anlatmak için kullanılan sihirli bir söz adeta. Zira o döneme ait antik kalıntılar, tersane ya da evler Göcek’in aslında temel güzelliğini oluşturuyor. Tarihi güzellikler bir de ılıman hava ve kristal berraklığında denize sahip plajlarla birleşince Göcek ve koylarının farkı ortaya çıkıyor.

   Bayram öncesi, bir Göcek güzellemesi

Dünyanın en güzel manzarası

Marina bölümünün olduğu yerde eskiden bir krom madeni olduğundan dolayı yapılar da hayli ilginç tabii. Mesela bana kalırsa dünyanın en güzel manzarasına sahip üç-beş yerinden birisi olan Q Lounge’nin bulunduğu yer. Burada eskiden madencilerin kullandığı büyükçe bir kulübe yer alıyormuş. Koyun neredeyse tamamına hakim buraya bir mekan yapma fikri hasıl olunca da, dünyaca ünlü Zuma’nın Japon mimarı Noriyoshi Muramatsu duruma el atmış. Tam 3 saat boyunca konuşmadan sadece o eski kulübeye bakmış ve bir tek dahi ağaç kesilmeden mekanı yapmanın yollarını aramış. Tabii ki bulmuş da. Yemyeşil orman içinde kendini göstermeyen Q Lounge da işte bu şekilde doğmuş. Ahşaplarsa iki yüz yıllık Hint meşelerinden. Şaka gibi değil mi!? Gün batımına buradan şahitlik etmelisiniz. Yörenin tek danslık mekanı diyebilirim. Efsane dj. Can Hatipoğlu setin sürekli başında neredeyse. Buraya resort konuklarının yanı sıra tekne ve yat sakinleri de sürekli uğruyor. Mutfaksa Japon ağırlıklı.   

 Bayram öncesi, bir Göcek güzellemesi

Bodrum-Çeşme bir yana, Göcek bambaşka bir yana!

Sosyal medyada ya da netteki sözlüklerde bulunan yorumlara baktığımda ilginç tanımlamalarla karşılaştım Göcek için. Mesela, süper ultra viyole bir yer tanımı son derece yerinde olmuş. Koylarına ayak basınca cennette miyim, Havai ’ye mi geldim anlamadım yorumu da gayet doğru. Sosyete diyarı demek de pek haksızlık içermiyor aslında. Öte yandan gün batımındaki koyların büründüğü renk de Göcek’i anlatmak için ideal. Halkının gayet kibar olduğu, satış yapmak için size yapışmadığı, gayet medeni ve güzel bir yer ifadeleri durumu özetliyor aslında. Yaz mevsiminin hayli uzun geçmesi de Göcek’in artılarından. İşte tüm bunlar nedeniyle diyorum ki Bodrum-Çeşme bir yana, Göcek bambaşka bir yana! Mutlaka gidip, görmelisiniz dostlarım.

X