"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Avrupa mültecilerle niye baş edemiyor

ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, Avrupa’ya yönelik sığınmacı akınını kontrol altına alma umuduyla dün Türkiye’nin kapısını çaldı.

Hem de 1 Kasım seçimleri öncesinde yapılacak bu ziyaretin yurtdışında çokça eleştirilen iktidar partisinin işine yarayabileceği uyarılarına rağmen...

 

Bu aceleyi anlamak için sadece dünkü Alman basınından birkaç haberi aktarmakla başlayacağım.

 

*

 

Köln’de ırkçı saldırı: Köln kentindeki dünkü seçimlerde bağımsız büyükşehir belediye başkanı adayı olan Henriette Reker (58), önceki gün pazarda uğradığı bıçaklı saldırıda yaralandı.

 

Saldırıyı yapanın işsiz 44 yaşındaki bir erkeğin olduğu anlaşıldı. Şüpheli, 1990’lı yıllarda yasaklanan aşırı sağcı Özgürlükçü Alman İşçi Partisi için çalışmıştı.

 

Reker, AB dışında da göçmenlere yerel seçme hakkını savunan, Türklere de yakın bir isim. Göçmenlere ılımlı mesajlar vermiş, yardım kampanyalarına katılmıştı.

 

Görgü tanıklarına göre, saldırgan, avcı bıçağıyla başkan adayının üzerine atlarken “Toplumumuzu bu tür insanlardan kurtarmak zorundayız” diye bağırıyordu.

 

Dün yoğun bakımda oyunu kullanan Reker’in durumunun stabil olduğu açıklandı.

 

Not: Mülteci kriziyle birlikte Almanya’da yabancılara yönelik tutum güç kazanıyor. Pegida gibi yabancı karşıtı halk hareketlerinin de yeniden canlanması bundan. Nitekim geçen hafta uzun aradan sonra ilk kez yapılan Dresden kentindeki Pegida eylemine yaklaşık 9 bin kişi katıldı.

 

*

 

‘Mülteci kampında kavga’: Almanya yılbaşı sonuna kadar 800 bin ile 1 milyon arasında mültecinin geleceğine dair hesap yapıyor.

 

Sığınmacıları yerleştirecek yer kalmadığından birçok kentte mülteciler çadırkentlerde, okulların spor salonlarında konaklamak zorunda kalıyor.

 

Almanya’ya bu yıl kış erken geldi. Geçen hafta ilk kar düştü.

 

Birçok çadır, kış şartlarına dayanıklı değil. Mülteciler düş kırıklığı içinde...

 

Yine dünkü manşetlerde vardı.

 

Thüringen eyaletinde Wutha-Farnroda’da bir sığınmacı evinde Afgan mülteciler arasında kavga çıkmış.

 

Kavga sırasında bıçakla yaralanan 20 yaşındaki bir Afgan genci ölmüş, bir mülteci ise ağır yaralanmıştı.

 

Not: Sığınma kamplarında çıkan isyan haberleri artık Alman basının vakai adiyesi olmuş durumda. Keza, gecenin bir vakti, mülteciler için hazırlanan evlerin meçhul kişiler tarafından kundaklanması da...

 

*

 

Avusturya sınıra set çekelim’: Almanya’ya giden kaçak göçmenlerin büyük bir kısmı Türkiye, Ege ya da Balkan hattından geçiyor.

 

Merkel hükümeti, Türkiye’de bulunan 2.3 milyon Suriyelinin de bir kısmının Almanya’ya gitmeye kalkacağından kaygılı.

 

Türkiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı’nın dün bilgi notu vardı.

 

Avrupa Birliği’nin hesaplarına göre Suriye’de her an ülkeden ayrılıp mülteci konumuna girebilecek 7 milyon Suriyeli var.

 

Bu kişilerin Türkiye veya Türkiye üzerinden Avrupa Birliği’ne gitmek isteyebileceği tahmin ediliyor.

 

İşte Merkel hükümeti, bu akının önüne geçmeyi umuyor.

 

Gidenlerin de bir kısmını Türkiye’ye geri yollamayı.

 

Alman basınında dün çıkan bir mesaj da bu nedenle ilgi çekiciydi.

 

Federal Polis Sendikası Başkanı Avusturya sınırına set çekilmesini önerdi.

 

Rainer Wendt, “Ülke iç güvenliğimiz tehdit altında. Sosyal huzursuzlukların eşiğindeyiz. Birisi acil fren kolunu çekmeli” diyordu.

 

*

 

Merkel İstanbul’da: Ve namı diğer “Demir Şansölye” dün İstanbul’daydı.

 

Daha geçen gün “Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu” bunu “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bildiğini” söyleyen Merkel, önce Başbakan Davutoğlu, sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile mülteci krizini görüştü.

 

Gündemde Türk vatandaşlarına vizesiz Avrupa sürecinin hızlandırılması, Türkiye’ye maddi yardım yapılması, zaten normal şartlarda açılması gereken AB başlıklarının Ankara ile müzakere edilmeye başlanması vardı.

 

Almanya’da artan iç güvenlik tehditleri, huzursuzluk, bunun siyasi yansımaları, artan yabancı düşmanlığı gibi durumlar Merkel yönetimini çözüm bulmaya zorluyor.

 

Almanya’da 1 Kasım seçimleri öncesinde AK Parti iktidarıyla böyle bir pazarlığa girilmesini onaylamayanların sayısı az değil.

 

Gönül isterdi ki, mülteci krizi ile Türkiye’nin AB katılım süreci bu şekilde ilişkilendirilmesin.

 

Gönül isterdi ki, Suriye’de savaşın bitmesi için Avrupa daha fazla mesai harcasın.

 

Müttefiklerini barış için zorlasın.

 

Ve şimdi pazarlığı yapılan bu insanların Türkiye’ye yollanması değil, savaşın sona erdiği yurtlarına isteyenlerin geri gönderilmesi olsun...  

X