"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Yoga merkezlerinden ‘buda’nan heykeller, barlarda restoranlarda ne olacak?

İyi haber:

Salı akşamı Şişhane’de çok şık bir restoran-bar açıldı: Saigon... Kötü haber: Ünlü Buddha Bar konseptindeki restoranda, dev bir Buda heykeli var...

 

Sağım: Şehrin Boğaz’dan sonra en güzel manzarası; boydan boya Haliç...
Solum: Arzu Kaprol, Ali Şen, Saba Tümer, Leyla Alaton, Serdar Ortaç; soydan sopa Türk ünlüleri...
Önüm: Yosun salatası (28 lira), karides kokteyli (22 lira), ördek dürüm (29 lira), dana yanağı (52 lira); doğudan batıya dünya lezzetleri...
Arkam: Gece 11’e kadar yemek, sonra ikiye kadar dans müzikleri çalan Peter Thomas’ın; cazdan house’a DJ kabini...
Sobe!: Hepimize zibidullah gibi tepeden bakan; yerden tavana bir Buda heykeli...
Salı akşamı, şehrin popüler nabzı/magazin aksı Şişhane’deki İKSV binasının tepesine açılan Saigon’dan atıyor/akıyordu. Maksimum 600 beklenirken, sayıları 800’ü aşan davetliler, birbirinin üstünden bu yeni restoran-barın Akdeniz-Asya (Meditasian) lezzetlerini tadıyordu.
Görünen o ki İstanbul’un sıkıcı müdavim barlarına/mutat gece hayatına çare olmaya aday, taze bir kan/yeni bir mekân var Beyoğlu’nda.
İddiası: Önce iyi yemek yenilip sonra kaliteli müzik dinlenen ünlü ‘Buddha Bar konsepti’ni yerelleştirmek, mış gibi hissini vermek...
Falsosu: Bunun Beyoğlu gibi zor bir destinasyonda yaşayabileceğine inanmak...
Benim muzır kafamdaysa “Burası Türkiye” dedirtecek o deli soru: Daha bir hafta, 10 gün önce yoga merkezlerinde yasaklanan Buda heykelleri barlarda, restoranlarda ne olacak?

 

-Sevdim: Şahane manzaralı balkonunda smirting imkânını.
-Sevmedim: Altıncı kata çıkmak için kullanılan tek asansörün ağırlığını.

 


Dersaadet’te yaşıyorsun peki bunları biliyor musun?

Mutfak markası Fauchon Paris’in Zorlu Center’da bir restoran-kafesinin olduğunu... Her salı 18.00’de su gibi Fransız kokteyli akan partiler yaptıklarını...

Haydarpaşa Garı’ndaki kahve festivalinin yarına kadar devam edeceğini... Dolanıp, tadıp, ahkâm kesip, eğitimlere bile katılabileceğinizi...

The Marmara Taksim’de palamut günlerinin başladığını... Palamut mönüsünün, bir salata ve bir içecekle 47 lira olduğunu...

Büyükada’da koşmalı/koşturmacalı bir heyecan yaşandığını... 3 bin 500 kişinin yarınki New Balance Maratonu’na hazırlandığını...

Etiler’in şık fine dining restoranı The Galliard’ın giriş katına bir de brasserie açtığını... Alt kattaki fiyatların üst katın üçte biri olduğunu...

Bugün sen neredesin

Mabel Matiz Konya’da, Bülent Ortaçgil Bostancı’da, Levent Yüksel Ankara’da, Mehmet Erdem Atakent’te, Erkan Oğur Kocaeli’de, Sarp Tekirdağ’da, Hayko Cepkin Beyoğlu’nda.

 


Issız acun kaldı mı Türkçe müzik öldü mü?

 

Önce “Türkçe müzik öldü, zbankk!!” diye Cüneyt Arkın’ın Işık Aras’ı tokatladığı viralleri girdi hayatımıza, çarşamba akşamı da kendisi. Meğer Zbank ne çizgifilmmiş ne de bir banka. Elmadağ’da, haftanın dört günü ve sadece dört saat açık olacak ve paso yabancı müzik çalacak bir gece kulübü. ‘Türkçe müzik öldü’ sloganıyla yola çıkan bu gece kulübü, 3 loca-10 stant, toplam 100 kişilik bir mekân. ‘Hey Mambo’dan ‘Sweat Dreams’e akan ‘comfort’ yani herkesin, her zaman dinleyip sallanabileceği müzikler çalıyorlar. Girişte aldıkları 40 lirayla hangi yabancı içkiyi isterseniz onu veriyorlar, şampanyayı bile kadehle (35 lira) servis etmekle övünüyorlar.
İddiası: Türkçe müzik öldü, herkes “Türkçeden bıktık” diyor.
Falsosu: Yanlış: Türkçe müzik yapılıyor mu ki ölsün? Nerede o Tarkanlar, Sezenler?
Menajer sahibi Özgür Aras sayesinde buraya bol bol ünlü geleceği kesin ama Türkçe çalan Eelence ve Ablam’dan farklı olarak bu kez işinin çok zor olacağını Özgür’e de söyledim. Bekleyelim/takip edelim/görelim...

-Sevdim: Logosu ve duvarlardaki süslemelerle kendinizi çizgiromanda hissettiren pop-art dekorasyonunu.
-Sevmedim: Aşırı keskin ve boyun tutulması yapan havalandırmasını.

X