"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Yılbaşında İstanbul’da olsaydım...

Başka yerde olmasam şu alternatifler arasında gidip gelecektim: İlki, her türlü sokak eğlencesi yasaklandığı için şehri terk edip İzmir’e gitmekti. O kısmı komşum Aynur Tartan’dan okuyacaksınız zaten. Geri kalan alternatiflerse...

Yılbaşında İstanbul’da olsaydım...

ÜÇ GÜN ARALIKSIZ PARTİ
Maslak’ta yeni açılan Hypnos, Berlin Berghain’daki gibi cumadan girilip bir daha pazartesi sabah çıkılan 60 saatlik eğlencelerin ilk denemesini yılbaşında yapıyor. Tabii sizin performansınıza bağlı: Türkler bu eğlenceye dayanabilirse hiç kapatmadan günleri birbirine ekleyecekler. Maraton cuma akşamı yine Berlin’in dünyaca ünlü kulüplerinden Watergate’in DJ’i Marco Resmann’la başlıyor. Kombine giriş 200 lira. (0212) 275 00 50

ÇATLAK ŞANZEL
Benim ve bir sürü arkadaşım için yılın kazançlarından biri: Görümcelerle arası pek iyi olmayan ‘Nerdesin’ şarkısı, sosyal medyada dalga dalga yayılan Çatlak Şanzel. Huysuz Virjin’in arabesk ve daha küfürbaz versiyonu. “Ankara’da çıktığı pavyona otobüs mü kaldırsak?” diye konuşuyorduk. Kadın ayağımıza kadar geliyor, ben yokum! Maslak Oto Sanayii’deki Hovarda’da. Giriş 70 lira. (0541) 862 34 34

Yılbaşında İstanbul’da olsaydım...

BOLLYWOOD PARTİSİ
Benim gibi mutat yılbaşılardan sıkılan gönüllere, Hilton İstanbul Bosphorus’un, dokuzuncu katında Boğaz manzarasına karşı, böyle kınalı mınalı, Hint danslı Bollywood partisi var. Çok eğlenceli olabilir. Üstelik Şef Vinod Kumar Chouhan’ın Hint yemekleri eşliğinde. Dubb Indian Bosphorus Hint Restoranı’nda. Yemekli 465 lira. (0212) 315 60 00

RETRO YILBAŞI: HOŞ GELDİN 1998!
İstanbul gece hayatına şimdiden not düşmüş olalım, retro yılbaşılar yükselen trend. Ben yeni yıldan önce IWSA’da müzik tarihçisi Murat Meriç’in düzenlediğine katıldım, sıkılacağım diye gidip “Bir dahaki ne zaman?” diye çıktım. Yılbaşı akşamı Sub Karaköy Otel’de de 1998 yeniden karşılanacak. Google’ın kurulduğu, Windows 98’in piyasaya sürüldüğü, Hülya Avşar’ın Ricky Martin’le yakın temaslarda bulunduğu o cümbüş, Güzel ve Daha Güzel restoranlarda devam edecek. (0212) 243 00 05

GASTRONOMİK HARİKALAR DİYARI
Yok eğer lezzetin ön planda olduğu lüks bir yılbaşı isteseydim, o zaman adres Nişantaşı’ndaki Alancha olacaktı: Peynir tabağı, havyar ve ahtapot cipsi, deniz tarağı, dana carpaccio, balkabaklı humus, bonfile (isteyene levrek), baklava, işkembe çorbası, sucuk ekmek ve sınırsız yerli. Üstüne Emir Ersoy’un Latin-rock müzikleri... Pahalı: 450 lira. Ama haberleri yok tabii: Ben yılbaşında sade o kadarlık içki içiyorum. (0212) 261 35 35

Yılbaşında İstanbul’da olsaydım...
Fotoğraf: Selçuk Şamiloğlu

Peki 1 Ocak'ta ne yapıyorsunuz? Serkan Usta'ya teslim olun

Yılbaşı gecesi balık ayıp. Kebap da yenmez. Ama ertesi günden itibaren, yine özümüze dönebiliriz. Benim ‘öz’den kastım, önce iskender, sonra mantı... Pazartesi şehirde olsaydım, ben Kâğıthane’nin yolunu tutacaktım. Salı Dersaadet’e döner dönmez ilk iş...

Neden mi Kâğıthane? Şundan: Etiler’de iskenderine dadandığım bir yer vardı. Etiler Dönercisi... Hatta bir keresinde yazmıştım bile burayı. Hiç öyle ‘Etiler mekânı’ değil; küçücük, salaş bir yerdi. Ama önünüze bir iskender gelirdi; daha kapak açılıp üstüne erimiş tereyağı dökülürken, sanki dişlerimin arasından böyle sarhoş edici bir sıvı akmaya başlardı.

İki yıl önce kapandı. Ustası Serkan Mutlu’yu kaptılar, Azerbaycan’a, Suudi Arabistan’a, Ürdün’e falan götürdüler. Oralarda yeni yerler açtı, kadrolar kurdu, onların da bizimkine benzer bir şeyi var ama gerçek Türk dönerini tanıttı. Prensibi de şu: Bütün malzeleme, personel, alet-edevat Türkiye’den gidecek!
Geçen gün aradı: “Ben memlekete döndüm, Kağıthane’de kendi yerimi açtım: Dönerci Serkan Usta. Axis AVM’nin orada, Nef’in tam yanı...”

Atladım gittim. Belli, gurbette parayı bulmuş; 300 kişilik şık bir yer yapmış kendisine. “Civara dağıttığımız tanıtım broşürlerini bile zarfların içinde dağıtıyoruz” diyor.

Dedim, “Bırak broşürü müroşürü, bana iskender getir!” Kendi eliyle kesti; getirdi. Immmmh ımh! Aynı el, aynı lezzet. Döneri zaten kimselere teslim edemiyor ama ola ki misafiri falan vardır yahut yorgun düşmüştür; giderseniz sorun kendisini; tanışın; kendisine yaptırın yemeğinizi. Komik bir Anadolu çocuğu, bayılırsınız zaten.

Yılbaşında İstanbul’da olsaydım...
Dönerin porsiyonuna 25, iskendere 30 lira istiyor. Kahvaltı, ara sıcak ve tatlılar da var ama içki yok! Ayazma Yolu, Kâğıthane’de. Gidemeyenler için paket servis de koymuş: 444 8 165.

X